türkiye2nin gelmiş geçmiş en iyi kalemlerinden biri.kaliteli kişiliğinin yanı sıra atatürkçülüğü ve demokratlığıylada bilinir.türkiyede gerçekten yaşanan oyunları dobra dobra,korkmadan yazdığı için bir sabah ansızın hain bir şekilde katledildi.birbirinden değerli yapıtları hala atatürkçü gençlere ışık tutmanın yanısıra bazı kesmin eline geçtiği anda parçalayacakları kitaplardır.fakat uğur mumcu atatürkçü gençlerin iinde sönmeyecek bir ışık ve rehber olarak yaşayıp yaşatılmaktadır. (bkz: kalpaksız kuvayı milliyeci)
ahh ah nerdesin dediğim insan.
senin gibilere çok ihtiyacımız var. bak memleket ne hale geldi. şu ülkeyi yöneten insanların seviyesine bak. sevgili aydın insan.
bilginin bir önemi, ayrıcalığı kalmadı. artık önemli olan şey namus ve din bekçiliği. sevgili yetişmiş insan. çok özlüyoruz.
döneminde tabuları yıkan, kabul edersiniz etmezsiniz bana göre türkiyenin gelmiş geçmiş en büyük gazetecisi idi. yazdıklarını bulurum sık sık okurum. onun kadar cesuru, onun kadar bilgilisi, onun kadar bu işin, vatanın cumhuriyetinin sevdalısı gelmemiştir. her şeyi bırakın onun kadar haksızlıkların üstüne giden biri gelmemiştir.
onun ölümüyle artık türkiye de hiçbir şey eskisi gibi olmadı. 7-8 yaşlarında çocuktuk hatırlarım, kalleşlerin nasıl katlettiklerini onun, faillerinin hala bulunamaması hıncı ile evet, türkiyede hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
ayrıca bugünü aydınlatan günümüzde çoğu gazeteciyi, ayar manyağı yapan o enfes sözüyle, zamanın ötesinden onlara cevap vermiştir.
amorti var, çeyrek var, belki küçük de olsa, bir ihtimal, bilemediğim bir yarım da var; ama tam bir uğur çıkmadı, çıkamadı, çıkaramadık, çıkarmadılar...
kimi öldüreceklerini iyi biliyorlar...
önemsiz not - şimdi çoktan geçmiş bir tarihte; ekşi'de bu satırları yazarken, dışişleri sayın bakanım babacan ve ab sayın başmüzakerecim bağış konuşuyor fonda... adı da egemen... ulusal program diye bir kavram geçiyor sürekli konuşmalarda...
"Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşına ve bu savaşın yüce komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e inançla bağlıyız. ilerici düşüncemizin odağına "Kemalist" düşüncenin kutsal bağımsızlık harcını koyarız. Ulusal Kurtuluş Savaşını benimsememiş düşünce ve akımlarla hiç ama hiç bağdaşmayız."
demiştir ve nede güzel söylemiştir... keşke şimdi aramızda olsaydında bize memleketi, mustafa kemal'i, solu, devrimleri, devrimcileri, halkların kardeşliğini tekrar tekrar anlatsaydın...
öldüğünde henüz ufaktım. ilkokul 2. sınıftaydım. ama hala haberin televizyondan verilişini, ankaranın o beyaz örtüsünü, babamın haberi izlerken ki telaşlını, hüzünlü vay be diyişlerini hatırlar gibiyim. rahat yatsın, huzurlu olsun demeyi isterdim ama hala aydınlatılmamış bi cinayetin ardından hatta daha da önemlisi aydınlatılmamış bi halkın arkasından pekte huzurlu olacağına emin değilim.
cinayeti aydinlatilamayacak olan yazar. cunku cinyaeti aydinlatmak demek devletin ic yuzunu gostermek, devlet cia iliskisini halkin gozunun onune sermek demektir.
ergenekon bile bu asamada 'yetersiz' kalir. bir kac yildir yapilmaya calisilan "devlet iyi ama arkasinda boyle ergenekon gibi haylaz cocuklar var, vallahi ne yapildiysa hepsi onlardan sorulur" kampanyasi bile buraya kadar gelemez. cunku ugur mumcu devletin gercek yuzunun aynasidir. bu devletin (butun kurumlari, sadece bir iki 'ergenekoncu' degi) halkin devleti olmadiginin kanitidir.
o yıllırda yazdığı yazıların, dile getirdiği söylemlerin yaşadığımız günlerde tek tek gerçekleştiğini görünce daha çok saygı duyulan, daha çok sevilen ve katillerine türlü küfürler edilen güzel insan... oysa bugünlerde ona o kadar ihtiyacımız var ki...
"Ben Atatürkçüyüm,ben cumhuriyetçiyim,ben laikim, ben anti-emperyalistim, ben tam bağımsız Türkiye'den yanayım, ben özgürlükçüyüm,ben insan haklarının savunucusuyum, ben teröre karşıyım, ben hırsızların, yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım!
Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler ,beni aşacaklar çıkacaktır"