son yazısıyla güzel ifadelerle olaya el atmış adam. ki yazdıklarının altına her zaman imzamı atacağım bir kişi uğur meleke. tabi yazdıkları şu an gelinen noktayla ilgili daha çok ve yapılan zincirleme hataların devamını anlatan nitelikte. aykut hoca'yı eleştirmesine asla kızmam, aklı başında adamlar eleştirsin. hatta fenerbahçe'yi de eleştirsin sorun değil. 40 adet doğru yoktur, sadece doğru addedilen hadiseye nereden ve hangi pencereden baktığınıza bağlı. sürece bakın bunu anlarsınız, çünkü herkes kendi penceresinden baktı olaya, bunun farklı olmasını beklemek ise sadece garipsenir. ama bizim ülkede tabi!
neyse devam edeyim o halde; şu sürecin sonunda fenerbahçe/diğerleri suçlu ya da değil, sonucu ne olursa olsun, futbola vereceği ivme kesinlikle eksi (-) yönde olacaktır.
bunun suçluları şayet suçlu iseler, kişiler, kulüpler ve camialardır.
bana göre en öncelikli suçlu ise süreci buraya getiren bu işi başlatıp düğmeye basanların ve hukuku işletemeyenlerin olduğudur; ülkemizde yeri yerinden oynatabilecek bir alan (futbol) içerisindeki en büyük aktörün de (varsayalım fb, ki öyle) içinde olduğu bir soruşturmada ve mevzu bahis olan alanın milyar dolarlık bir alan olduğunu/rantların havada uçuştuğunu bildikleri halde sürecin gizliliği ve adilane hukuki yaptırımlarla uygulanamayışı vardır, ki bunun içerisinde lig tv'den tutun, özel kanallara ve yazılı medyaya kadar hepsi mevcut.
yazılı medya, görsel medya ve bunların içerisindeki bizatihi şahsi hesapları/kişilerle/camialarla mevcut çalışanlar ve kısmen bu işten yolunu bulanları bir şekilde eyyama kalkışabilir, sürecin doğrulukla yansıtılmasını engelleyebilir ve hatta çıkarları uğruna olmuşu olmamış, olmamışı olmuş gibi gösterebilirler. dedim ya şahsi hesaplar olduğunda bunlar olur.
ama devletin buna çanak tutma, bilgileri iletme ve suç örgütlüğü adı altında yapılan bir soruşturmada bunlara prim vermesi gibi bir durum olamaz, devlet görevini en adilane ve hukuki biçimde söylemler/dayanaklara göre işletmek durumundadır. ve ivedilikle hukuki süreci bitirip gereken bilgileri gerekli yerlere ileterek kamu vicdanını da ikna edebilmelidir. olay bu kadar basittir.
işte medyaya düşmeyen, işine gelmemiş kısım burasıdır. ama evvel-ahir anlayıp irdelemek lazım.
tabi futbolu kurtaralım ve bir fenerbahçeli olarak düşmemiz gerekiyorsa, hakkıysa da düşelim ve gerçekten kurtulsun futbol.
fenerbahçe sevdalıları buna da katlanır, o sorun değil zaten.
mesele 30 yıldır siyasetin dibine batmış ve rantların havada uçtuğu futbolun düzeleceğine/kurtulacağına inanan kaç insan olduğudur, başka bir şey değil!
iyi yazardır. hoş yazardır.bilgili yazardır. araştıran yazardır.takipte ederim ama bugün milliyette yazdığı yazıyı hangi kafayla yazdı merak ediyorum.yıldızlar:2 takım:2 diye bir başlık atmış. yıllardır milyonlarca dolar harcayan galatasaray takım daha bu sene 4 tane önemli oyuncusunu gönderen fener yıldızlar olarak adlandırılıyor ve bu tanımlamalarla aykut kocamanı vuruyor. bu maçta aykut kocaman hatalı olabilir bunu kabul edebilirim ama bu şekilde eleştirilmesi yanlış.
yazısına siyasi anlamlar yükleyip herifi başka bi ye çekmenin anlamı yok
ama bu dibine kadar boka batmış spor camiasında böyle insanların olduğunu görmek tırnak ucu kadar da olsa hala bi umudun olduğunu ispatlıyor aslında bize..
Gün, Darağacında bile XSpor/YSpor, darağacında bile futbol ekonomisi günü değil, Darağacında bile adalet, darağacında bile haysiyet, darağacında bile utanabilme günü...
koyu galatasaray taraftarıdır.maalesef tüm yazılarında bu yönünü ortaya koymakta ama hala bazı ergenler tarafından tarafsız olarak addedilmektedir.bugun yazdığı yazının içeriğine ve anlatmak istediğine bir fenerbahçeli olarak imzamı atarım ama fenerbahçe gibi büyük bir camianın milli marşı haline gelmiş bir tezahüratı kullanarak hem başbakana hem fenerbahçe ye laf sokması,tarafsız olduğu söylenen ama yazdığı tüm yazılarda fenerbahçeyi peşinen suçlu göstermesi kendisini haklı iken haksız duruma düşürmektedir.dikkat ederseniz yazıda fenerbahçenin suçsuz olabilme ihtimali %1 bile değil.tanıdık geldi mi?
gün, darağacında bile xspor/yspor, darağacında bile futbol ekonomisi günü değil, darağacında bile adalet, darağacında bile haysiyet, darağacında bile utanabilme günü...
Bakanın görüşüne saygı duyuyorum, ama bence hepimiz aynı gemide değiliz artık En azından ben o gemide değilim arkadaş Ne zaman bir futbolcunun başına bir sert cisim geldiğinde atanı kamerayla tespit edecek duruma gelirsiniz, ben o zaman o gemiye binerim Sayın Bakan Ne zaman TFF Kongresini 300 zengin fanatiğin elinden kurtarır ve sporculara/antrenörlere/futbol adamlarına teslim edersiniz, ben o zaman o gemiye binerim Sayın Bakan Ne zaman hayatımızın merkezine parayı değil adaleti, hukuku ve utanma duygusunu koyarız, ben o zaman o gemiye binerim Sayın Bakan.
Ben o gemide değilim Sayın Bakan. Ve inanın, o gemideki namusluların oranı da her geçen gün azalıyor.
bugün yazdığı yazıyla yine döktürmüştür. koy futbolun başına bu adamı 10 yıl sonra türkiye liginin gerçekten bir marka değeri olsun, takımlarımız avrupa'da yarışsın. beşiktaş'ı batıran futbolun f'sinden anlamayan tüpçüyü koyarsan hep beraber batarız.
Spor yazarlığı nasıl yapılır herkese gösteren spor yazarı. Bazıları gibi futbol yorumcusu değildir spor yazarıdır. Aslında odaklandığı konu futbol ve hem futbolun geçmişiyle, hem istatistiki bilgilerle, hem dünya futbolunda şimdi olanlarla tamamen yakından ilgili ve bunu yazılarında bir şahesere dönüştürüyor. Ayrıca hiçbir kulübün yazarıda değildir kendisi. Yazdığı gazetenin sahibini eleştirebilecek kadar doğru bir adam. Seviyoruz seni reyiz.
bugünkü yazısı sonrası tüpçü nün çok da tınlamayacağı yorumcu. tüpçü platini yi bile sikine takmıyor misyonunun peşide herif. türk futbolunun anasını sikmek !
7 mayıs 2012 tarihli 5n1k ile tabuları yıkıp gerçekleri açıklayan spor yazarı olarak karşımıza cıkmıstır.
helal olsun diyerek ayakta alkıslıyoruz.
bütün çelişkili açıklamalar ve ben yaptım oldu zihniyetindeki insanların aldıkları kararların neticesinde ülke puanının, saygısının nasıl yitirileceğini, dahası 2020 avrupa şampiyonası organizasyonuna ev sahipliği yapacak türkiye'nin elinin nasıl zayıflayacagı konusunda açıklamaları ile yıldızı parlamıstır.
açık olalım.
bütün bu olaylar karşısında mantığıyla ayakta durabilen ve hürce düşündüklerini söyleyebilen tek spor yazarı.
izledikten sonra da şunu ekleyelim;
amacımız temizlenmek mi? yoksa silkinip aynı yola devam etmek mi?
türkiye spor yazarları arasında korkusuzca doğruları haykıran, sağduyulu ve onurlu bir yazar. bugün egemenlerin karşısında boyun eğmeden pisliğe pislik diyebilen bu adamı kutluyorum ve ben de bu gemide değilim diyorum. türkiye futbolunu batıranlar ahlak yoksunu pislik insanlardır. şaibeyi örtmeye çalışanlara destek verenler yahut pisliğe pislik diyemeyen, kendi takımları ceza almadı diye adaletsizliğe karşı konuşamayan insan kötü insandır. bu ahlaksızlar türkiye futbolunun içine etmişlerdir.