sırf akp'ya muhalefet olmaya başladı diye linç kampanyasına kurban giden Türkiye'nin en dürüst ve güvenilir insanı.
akp'nin bu muhalif ses faşistliğinden payına almak üzere ama kulağı kesiklerden olan dündar çartpmaları an itibari ile dündar2ın çıldırışı ile baltayı taşa vurmaya benzedi sanırsam.
zira ergenekon palavrasında, uyduruk bir iftiranın yer alması dündar'ı çıldırtmış.
adam sonuna kadar haklı.
komik olan bugüne kadar akp'ya karşı tutumu nedeni ile gökçek tarafından atehtit edilen dündar'ın, bu yeni iddianamede yer alması. daha doğrusu ailesinin.
bu şekilde bir kez daha bu ergenekon'un ne kadar masal, ne kadar palavra, ne kadar siyasi ve ne kadar muhalif ses kesme amaçlı olduğu kanıtlanıyor.
hakkında "iyi" ya da "kötü" bir yorum getiremediğim adam. nedir ne değildir, yıllardır anlamış değilim. samimi mi yoksa oynuyor mu çözemedim. bazen güveniyorsunuz "helal olsun" diyorsunuz, bazen de "hadi ordan" diye tersliyorsunuz. ikilemde bırakıyor yaptıklarıyla.
amaaaa!
az önce yaptığı konuşmada bahsettiği, eşi hakkında çıkartılan iğrenç dedikodular, iftiralar bu adamın haklı bir isyan içinde olduğunu gösteriyor. yani, hiçbir sözüne inanmasam, "namusum" dediği eşine yapılan iğrenç ithamlar sebebiyle gene arkasında dururum.
uğur dündar'ı geç de, ulan adamın karısından, ailesinden ne istiyorsun?
bu nedir biliyor musunuz? bu şerefsizliğin ta kendisidir. adama bir halt edemiyorsun, karısına yöneliyorsun. adamı öldüremeyince, susturup, sindiremeyince gidip karısına tecavüz etmişsin, ne farkı kalmış? ikisi de aynı bok! aynı şerefsizlik.
koskoca savcıların iktidar uşaklığı yapmak uğruna söz göre göre yalan söyleyerek "karısı sürekli brezilya'ya giderek ne yapıyor?" diye sormasına patlamış, canlı yayında haykırmıştır. yargı açık ve seçik ergenekon sopasıyla(iktidarın sopası olmaktan başka bir işe yarar mı ergenekon?) uğur dündar'ı tehdit etmiş, hem de yalan söyleyerek tehdit etmiştir. uğur dündar da, ulan karım evlendiğimizden beri 1 kere bile yurt dışına çıkmadı, ayıp lan ayıp! demiştir kısaca.
söylediği en önemli cümle ise şuydu; "biz bu ülkede baskılar, iftiralar karşısında yılmadık, yargıya güvendik. peki baskıyı, iftirayı yapan yargıysa ne yapacağız? ha söyleyin ne yapacağız?! yazıklar olsun!"
alayına gider parolasoyla ana haberde haklı şekilde esip gürleyen enkırmen.ergenekon davası yavaş yavaş kişisel intikam davasına dönüşmeye başladı sanki*.istedikleri insanı istedikleri gibi yok ediyorlar ya, işte ona yanarım.
edit 2: "birileri bize bir iftira atarsa hesabını yargıda sorarız, yargı bize iftira atarsa hesabını kimden soracağız?" gibi vurucu bir cümle söyleyip konuşmasını "yazıklar olsun" diyerek bitirmiştir.
Doğan grubu'nda çalışıp, dürüst, adil, haberci olabildiğini iddia eden kişi. Kuzum bu adamı çok iyi biliyorsunuz tamam da, benim mal varlığım sadece onu ilgilendirir dediği patronunu da mı tanımıyorsunuz yahu. Ergenekon, zart, zurt hükümet, laiklik, demokrasi, atatürkçülük gırla gidiyor da, cumhuriyetin bütün kazanımlarını doğan grubu ve ona bağlı çalışan kalemler ve ekranlar koruyor, siz de buna inanıyorsunuz. vay anası sayın seyirciler be!
28 şubat sürecinde, fadime şahin'leri, müslüm gündüz'leri, aczmendileri doğan grubu'nun ağzından ekrana taşıyan gazeteci (peh) siz değil miydiniz dündar? bağımsız yargıdan bahsediyordunuz, bırakın bağımsız yargı eşinizle ilgili kararı versin sayın dündar, beni suçluyorlar diyip ekrana çıkıp bağırmak, yırtınmak nedir sayın dündar? derdiniz, yaranız yoksa ne bu öfke, ne bu hezeyan sayın dündar? yoksa kendinizi dokunulmaz sanıyordunuz da, size de mi dokunmaya başladılar dürüst dündar?
yalan yanlış onlarca haberi yaparken, her gün provakasyon kokan haberler yaparken ne kadar dürüsttünüz değil mi dündar?
aydın doğan sizin için türkiye'nin en temiz iş adamı değil mi dündar?
siz şimdi uğur dündar'ın acısını paylaşın sayın yazarlar, davranın eksilere, "aydın" basın adına, basın eksi butonuna.
an itibariyle coşmuş, çıldırmış hatta gözleri yaşarmış hatta ve hatta intihar bile edeceğini söylemiş haberci. düzgün admadır vesselam. yıllardır habercilik yapar ama adı muadilleri gibi milyon dolarlık anlaşmalara, yolsuzluklara, yalakalıklara, bölücülüğe falan da karışmamıştır. tek kötü alışkanlığı var o da fenerbahçeli olması. * ayrıca (bkz: #4922694)
muhsin yazıcıoğlu'Nu arayan halihazırda 250 kişi var. tüm imkanlar seferber. lakin öyle bir ülke ki, bu adamı şu anda kimse savunmuyor, savunamıyor. neden? çünkü tek parti diktası ve şakşakçıları önlerine geleni sindiriyorlar. bugün de adamın kendisini savunması eleştirilmiş. vay neden yazıcıoğlu'na değinmemiş. evladım kumanda mı yok elinde? beğenmiyorsan değiştir kanalı. ne kadar zor olabilir ki?
ülkede adalet namına bir şeyin kalmadığını gösteren adam.
şöyle insan durup bir düşününce cidden tırsıyor.
artık herkes kendini, kendi imkanlarıyla savunacak sanırım. herkes adaletini kendi yaratacak. yakında o durumlara gelmekten korkmuyor değilim. bir gün herkes eline bir tabanca alacak ve sokaklarda adalet arayacak, kendi adaletini yaratacak.
yıllarca aleyhinde kampanyalar sürdürdükleri, soruşturmalar açmak istedikleri, karaladıkları erbakan'a, sırf akp'ye eleştiriler getirir düşüncesiyle ayağına kadar muhabirini yollamış, evine canlı bağlantı yaparak haber bültenine konuk almış kişidir. akp'nin oylarını bölmek için, dün tükürükle boğmaya çalıştığınız adamla bugün, "efendim, çok değerli yorumlarınız için teşekkür ederiz" tarzı konuşmak. ülkemden samimi muhalefet görüntüleri...
isyan ettiği görüntüler çok etkiledi beni. Nasıl içten konuştu ulan, hakikatten inşallah mansur yavaş alırda ankara'da melih gökçek oğullarının eşinin yanına gider. Sesi titriyordu, gelin öldürün dedi, yok gitti adam. O stüdyoda girilen reklam arasından sonra yaka mikrofonunu çıkarıp odasına gitmediyse, bir sigara tellendirmediyse namerdim.
melih gokcek ile atısmasının 2-3 gun ardından soyadını, eşinin adını listede gormemizle, cok cooook onemli oldugu soylenen bir iddianame gozden dusmustur.
en iyi ihtimalle yanlış bilgilendirilmiş kişidir ama şahsi kanaatimce düpedüz yalan söyleyen kişidir. söz konusu iddianamede eşinin ve kendisinin özel hayatı bir bilgi ya da belge olarak kullanılmamış, hakkında bir iddia dile getirilmemiş, delil kabul edilen maillerden birinde uğur dündar'dan ve eşinden bahsedilmesi üzerine iddianamede yer bulmuş kişidir. yani söz konusu olan o maildir ve o mailin kendisiyle en ufak bir ilişkisi bulunmamaktadır. ama gaza gelmek bedava sayın sözlükçü, dürüstlük aydın bir basın kuruluşuna bağlı olmakla mümkün ya. buyrun iddianamede söz konusu kısım aynen copy/paste:
--spoiler--
Asala.doc; isimli bir MSword dosyasında [email protected] isimli e posta adresinden [email protected] isimli e posta adresine gönderildiği, söz konusu e posta adresinin ilhami YANGIN isimli bir şahıs tarafından kullanıldığı, e posta içerisinde ilhami YANGIN isimli şahsın, ;BTV kanalında haber müdürü olarak göreve başladım.. ama bu özer çiller çok küfürlü haberler yazdırmak istedi. bir müddet sonra yöneticilikten ayrıldım. yne kütüphaneye kapanmıştım. ama bir baktım ki, benim ismim silinmemiş künyeden. ve bütün mahkemeler bana açılıyor. hemen uğur dündara haber yolladım bana mahkeme açma diye. TUNCAY ÖZKAN da o sıralar arenada çalışıyordu. hemen araya girerek benle görüşmek istedi. görüştük, bana arenaya çıkmamı teklif etti.ayrıca uğur dündar ve aydın doğanla ilgili elimde ciddi belgeler resimler vardı. mesela uğur dündarın aile ilişkileri karısının sürekli brezilyaya gidişi kayınvalidesinin evi vs;sonra bir kızgınlık anında tuncaya dedim ki tamam bu iş ama bi şartla para isterim; ;ankarada paramıaldım ve arenaya çıktım. naklen yayın değildi. çillerle ilgili attım tuttum.;ertesi hafta aydınlık haber yaptı özer çiller ilhami yangın a 500 bin dolar önerdi diye. bilsem o parayı da alır onu savunurdum eğer bu işi buradakesmez de sabah gazetelerde falan sürdürürseniz elimde banka dekontlarıyla kanal kanal gezer sizi rezil ederim dedim. o sıra tuncay ankaraya geldi yalvardı beni rezil etme diye. savcı çağırdı beni ankara basın savcısı çiller hakkında tatbikat yapmak için . anlat bildiklerini de di. ne anlatacağım dedim. basında böyle ne kadar para verilirse o kadar konuşuluyor. ben de aldığım para kadar yalan söyledim dedim. savcılık hiç bir şey yapmadı. bu aydın doğan hep böyle yapıyor baskı ve şantajla insanları kullanıyor. gerçi ben isteyerek yaptım ama yapmasaydım senelerce hapis ve milyarlarca para cezası ödemem gerekiyordu yazdığı,
Söz konusu beyanlardan hareketle ilhami YANGIN isimli şahsın para karşılığında Tuncay ÖZKAN ile görüşerek Uğur DÜNDARın Arena programına çıktığı, burada Çiller ile ilgili iddialarda bulunduğu, televizyonda çıkan haber dışında gazetelerde haber yapılmaması için Tuncay ÖZKANa şantaj yaptığı, basın savcılığı tarafından ifade için çağrıldığında anlatımlarını inkar ettiği,
--spoiler--
azıcık zekası olan bile anlarki imla ve yazım hatalarının bile düzeltilmediği bu metinler orjinal olarak bulunan ve delil kabul edilen maillerdir. daha da anlamayacak sevgili sözlükçü için uğur dündar'ın ve eşinin ismi iddianameye savcı tarafından eklenmemiştir. bulunan bir delil aynen iddianameye eklenmiştir. söz konusu mailin objesi de uğur dündar değil tuncay özkan'dır.
ama at gözlüğünü çıkarmak, okumaktan daha zor sevgili sözlükçü. hadi gaza gel bas eksiye.
adam gibi adam değildir.
yolsuzluk haberlerini işine geldiği gibi manipule eden bir gazetecidir. haber bültenlerine darbe sevdalılarını çıkartıp, darbecilerin her söylediğine manalı manalı kafa sallayan(vay anam vay neler dönüyormuş serhat edasıyla) ajitasyon ustası gazetecidir.
not: ayrıca ana haber bültenini babasının malıymış gibi kullanmıştır. bana ne kardeşim senin eşinin brezilya'ya gidip gitmediğinden. ayrıca gitmişse ne olmuş?
kendisinin başında bulunduğu haber merkezinin gün geçtikçe saçmalayan haberlerine ve bunun doğal bir sonucu olarak gittikçe dejenere olan habercilik anlayışı yetmezmiş gibi, bir de bugün isyanını televizyona yansıtarak, profesyonelliği iyice elden bırakmış haber spikeridir. Ne yani olamaz mı? Uğur dündar yargılanamaz mı? Dokunulamaz bir kişi midir de sanki bu kadar feryat figan etmektedir kendisi? Varsa zoruna giden bir durum veya hukuksuzluk açarsın davanı yargı merciilerinde, hakkını orada ararsın. Bu denli duygusal davranmak, ekran başındakilere bunu aksettirmek marifet midir?
Ayrıca isyan görüntülerinde kendisi " bana 'susurluk çetesi seni öldürecekti' dediler" diyip hemen akabininde "ama zamanın özel harekatçısı ayhan çarkın*, "merhum" abdullah çatlı için 'abdullah çatlı uğur dündar vatanını seven bir adamdır, biz işimize bakalım' dedi de öyle vazgeçildi" diye söylediğini açıklamıştır. böyle de bir itirafta bulunmuştur.
Behey yılların uğur dündar'ı! Yıllar boyunca taa ilk zamanlarından beri susurluk perdesini aralamak için program yap, sonra senin ölüm fermanını imzalamadı diye aynı yolun yolcusu abdullah çatlı'ya merhum diyerek seslen. Ulan dünya gerçekten de ne garipsin ya!
Kendisi son derece nazik bir adamdır, kendisinin başında bulunduğu haber merkezinde bir ay boyunca çalışmışlığım da vardır fakat bunlar yukarıda yazılan hakikati örtmemelidir, nitekim örtememektedir.
uğur dündar ı fırın basan adam olarak tanıyanların kendisinin önemini anlaması zordur. Kendisi zamanında, "uğur bu adalarla uğraşma bari öldüğünde tabutunu taşıyacak 4 kişi olsun" gibi cümleler ya da ihtilal zamanındaki baskılara bile aldırmadan doğru bildiği yoldan şaşmamıştır. Adam zaten 65 yaşına gelmiş bu yaşına kadar onuruyla yaşamış, hayatını devam ettirecek kadar para da kazanmıştır zaten ferrari koleksiyonu yapan bir adam da değil, bu saatten sonra neden karakterinden ödün verip de taraflı yayın yapsın. insaf artık. Kendisi yanlış hatırlamıyorsam 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi yapılan deniz baykal - tayyip erdoğan duellosunu da yönetmiştir ve ordan erdoğan galip çıkmıştır. Taraf tutsa orda da tutardı. Türkiye de dürüst gazeteciliğin belki de tek sembolü, adama kazara bir şey olsa bu duello ları yönetecek herkesin güvendiği başka haberci olmayan bir ülkedeyiz.