uzakta bir sevgiliyi özlemektir asıl tanım. yollar ya da asfaltlar ya da
betonlar arası geçip giden ağaçlar değildir. uzaklardaki ulaşamadığın
yarindir özlediğin. ölesiye hasretle yandığın...
bir şarkıyı onlarca kez üst üste dinlemektir. özlerken insan tekrarları yaşar elden bir şey gelmez ki başka.
seni sevmemek için bahane arasam bulur muydum
hiç bilmiyorum
daha çok severdim kesin inadına
ve inadına tüm kabuklarını kaldırıp yaralarımın kaşırdım daha çok izin kalsın diye
izin kalsın ki sevgimi herkes bilsin
ne güzel düşünce tam bir kenar süsüne göre
uzaklar yakın olmaz ki
zaten sorun mesafe de değil ki
sustuk genelde konuşmadık
aynı dili konuşuyorduk güya
hayır aynı dili konuşmuyorduk
ben bunu anladım
bitecek içimde
avuturum kendimi
artık bilsen de ne çare
zaman örter tüm cümleleri
kağıda yazılanları bile
sen sustun bunu sen istedin
bense itaat ettim
uzakları özleme vaktinde saatim
uzaklardasın ama ne çare
kalp mesafemize birkaç galaksi var sevdiğim
ben seni özleme saatindeyim
sense unutma mevsimindesin
sen mevsimlerin en güzelisin yaşamadığım
asla geri dönme
başlamadan bitti
ben kendimi ikna ettim
yaşadığın memleketten sıkılıp, binalar üstüne üstüne gelmeye başlayınca, insanların sesi kulaklarında uğuldamaya başlayınca ve senin elinden hiçbirşey gelmeyince yapabileceğin tek şey uzakları özlemektir. bırakıp gitmek istersin herşeyi, bilmediğin, tanınmadığın uzaklara gitmeyi istersin. bilmesende seni nelerin beklediğini o memleketlerde bazen en çok yapılan şeydir uzakları özlemek.