öyle bir şeydir ki o an bomboşsundur. hiçbir şeyle uğraşmayan beyin gereksiz korkularla, takıntılarla uğraşmaya başlayıp onları gün yüzüne çıkarır. hele bir de uykun varsa ve kalkıp başka şeylerle de ilgilenemiyorsan delirirsin.
böylelikle yatak gözünde minimal bir cehenneme benzer. önce fobiye dönüşür uykusuzluk. ardından da alışkanlığa...
hayatı zorlaştıran eylem. benimki kimsesizlikten sanırım. eskiden mesajlaşırken sızardım. hatta telefonla konuşurken uyuyakalırdım. şimdi duvarı izliyorum ve bu benim tercihim. alışmak zaman alacak sanırım.
özellikle uykunuz varken uyuyamıyorsanız oldukça sinir edici bir durumdur, rahatlayıp günün yorgunluğunu atmak üzere dinleniceğiniz yatağınız tam bir işkence yuvası haline gelir, sağa sola döner durursunuz yastığınızı ve kendinizi şekilden şekile sokarsınız ama nafile uyuyamazsınız...
sabah erken kalkacağının aklına gelmesiyle içini derinden bir hüzün kaplar. Sonrasında acaba yarın gitmesem mi diye için içini kemirir. uyuyamamak işte böyle lanet düşüncelere saptırır insanı.
Endise ve sikintinin bas gosterdigi donemlerde sikca yasanan problemdir. Goz kapaklari agirlasir, bedeni istemsiz bir usume alir ve debelenir durursun yatakta. Offlaya pufflaya baska seylerde bahane ararsin. Yastiga kufreder, uzerindeki yorgana ana avrat demedigini birakmazsin. Aslinda o soylenenler hep akli kurcalayan seyleredir. Cozemedigin soruna, kufur bile edip dusunmek istemezsin ama hincini baska seylerden cikarirsin. Ama yinede uyuyamazsin. Arada karnindan gurultular gelir, "tamam iste bu, acim o yuzden uyuyamiyorum" der gider bir seyler atistirir belki bir sigara icer yine yataga girer ve uyumak icin debelenir durursun. Nafile... Duvarda asili olan saatin sesi deli eder bu seferde, gider pilini cikarirsin sanki ise yarayacakmis gibi ama o da sonucsuz kalir. Her yer sessizdir. Kulaginin icinde tersane calisiyormus gibi bir ses ugultusu duyarsin, muzik dinlesende ne yapsanda gecmez. En sonunda gunesin dogusunu gorur gozlerin ve beynin kabul eder uyumayi. Tabi hicbir sey icin gec kalinmadiysa.
çok silindirik ve gıcık bir olay. dünden, hatta ondan bir önceki günden beri uykusuzsundur. * başın deli gibi ağrıyor, göz kapakların açılmıyor ve uykusuzluktan kıpkırmızı olmuş, başını yastığa koyunca üzerinden elli yıllık yorgunluk çıkıyor ama bir türlü uyuyamıyorsun. Sağa dönüyorsun sola dönüyorsun olmuyor. Ancak iki saat sonra biraz dalabiliyorsun uykuya. daha sonra * uyanıveriyorsun.. uyumak için kırk takla atıyorsun ama nafile.. uyumayı başaramıyorsun.. sonra da ulu sözlüğe giriyorsun.. *
yatıldığında bir sıkıntı hissediliyor, nefes alırken daralma oluyorsa ve psikolojik olduğundan emin olunduysa, düzenli lustral veya prozak kullanımı iyi gelecektir. 20. günden sonra etkisini gösterir, bırakırken de yine yavaş yavaş bırakmakta fayda vardır. sağlıklı insanlar için yan etkisi bulunmamaktadır. eczanelerden direk satın alınabilir. fiyatları 5-10 tl civarında değişmektedir.
sinirden ağlatabilecek durum. hayır uykun yoktur uyuyamazsın bunu anladım, ama sarhoş gibi uykuluyken niye uyuyamaz ki insan. Bir ileri safhası sabah uyanamam diye hiç uyumadan okula gitmektir.
Lanet olsun buna yahu daha demin uyandim uyuyamiyorum deli olucam nerden içtim o bir bardak suyu, sozlukte olmasa buyuk kufurler ettirirdi galiba ama allahta sozluk var geciriyorum zaman. iyiki varsın be.
tek kelime ile işkencedir. bir o yana bir bu yana dönersin, kolunu yastığın altına atarsın, sonra çıkarırsın, dizini kırarsın, baktın olmuyor ayağını uzatırsın, sırtüstü yatarsın, döner yüzüstü yatarsın, söversin, tam uykuya dalacakken hop uyanırsın, ki bu da boşluğa düşer gibi iğrenç bir histir, yine söversin, gider bir kase yoğurt yersin, tekrar yatarsın, yine olmaz yine olmaz. yazarken bile içim burkuldu.
beynim kablosuz internet bağlantısının radyasyonuna hakim olmuş, gözlerim kapanmayı unutmuş ve kulaklarım sabah ezanını duyacak kadar gecikmemeye duacı, bir garip hallerdeyim sözlük.