müptelası olduğum durum. yok arkadaş olmuyor uyuyamıyorum. bi de yarın erken kalkacağım millet bayram yaparken ben haber yapacağım.
(bkz: hayat beni neden yoruyorsun)
kendinizi gün içinde zihnen/bedenen yoracak şeyler yapın. boş kaldığınızda kalkın yine yorulun.
o zaman akşam vakti saat 10-11 arası uyumak istediğinizi ve sabahın 6'sında uyandığınızda kendinizi dinç hissettiğinizi, yeni güne hazır olduğunuzu göreceksiniz.
bilgisayar/akıllı telefon ve bunların getirdiği sosyal (!) medya insanı hareketsizliğe daha kötüsü depresyona sürükler; uyumak istemezsiniz. kendinizi yoracak bir şeyler yaptığınızda ise hiçbir şeyi düşünmeden o işe odaklanıyor oluyorsunuz.
kendimden yola çıkarsam...bir önceki çalıştığım kurum evime neredeyse 2 saat uzaklıktaydı ve ben günde 4 saatimi yolda geçiriyordum. işim esnasında ise günde 10 saate varan mesaiyle çalıştığım oluyordu; bunun yanı sıra fahri olarak birçok görevde de bulundum. bu tempo 3 yıl boyunca devam etti. akşam eve 7'de gelince sabahın bir vakti henüz gün ışımadan çıktığım için öyle bir yoruluyordum ki...akşam 10'da uyuyup sabah 5'te kalkıp gene bu tempoya ayak uyduruyordum. bir yandan da lisansüstü eğitim almaya ve onda muvaffak olmaya çalışıyordum.
işin özü...bir işi bitirdiğinizde diğerine yönelmeye çalışın. en doğrusu bu...
Bir türlü çözümünü bulamadığım durumdur. Ertesi gün işe gideceğim. Saat oluyor 5 hala uyuyamamışım. Sabah oluyor 7 zar zor dalmışım 2 saat. işkenceyle uyanıp geç kalıyorum. Sonra hayalet gibi gez bütün gün üzerine akşamı et. Akşam gel eve bir bak ki cib gibisin. Hadi yine sar kaseti başa.
Düşüncelerin uykuya meydan okuması dır, kaldı ki düşünceler uykuyu alt etmiştir yalnızca kendisiyle kavgası olan insanlarda olur bu, anlamak için yaşamak ve düşlemek gerekir.
Aklın iplerinde sallanan düşünceler sonucu olandır.
Duygular uyuşur, boş gözlerle duvarları izlersiniz. Tek bir kelime dahi firar edemez ağzınızdan. Aynı şarkının ritmiyle saatlerce boşluğa bakarak sabahı edersiniz.
zihni dinlendirdikten sonra çok da önemi olmayan durumdur. ama benim gibi hem uyuyamayıp hem de durmadan birşeyler düşünüyorsanız hapı yuttunuz demektir. bu yüzden uyandığım her sabah benim için tam anlamıyla yenilenmek anlamına geliyor. sonra zihnim mesaiye başlıyor ve uyuyana kadar aralıksız bir tempoyla o günlük enerjisini tüketiyor. bu yüzden uyku bana başkalarına ifade ettiğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. o nedenle eğer uyuyamıyorsanız dert etmeyin eğer uyanıkken de huzurlu hissedebiliyorsanız...
Aşırı heyecan korku veya mutluluk duygusunun yoğun yaşanmasının neden olmasıyla savunma mekanizmasının otomatikman devreye girdiğinin göstergesi eylemdir.
Genelde aşık olan insan uyuyamaz. Bir de ben aşık olursam yemek yiyemem.
Uzun zamandır başıma gelmeyen ama nedense bu geceyi uygun gören olaydır.
1 den beri türlü türlü şeyler yapıyorum. ayaklarımı duvara diktim olmadı, yorganı yere atıp üstüne yattım olmadı, salona gittim kanepeye uzandım olmadı, şarkı açtım olmadı, borçları düşündüm yine olmadı, olmayacak hayaller kurdum yine olmadı, "sonra oku" dediğim uzun entryleri okudum yine tık yok. sabah 6 da uyanamazsam hapı yuttum demektir. Allah'ını seven üstüme uyku atsın.