Sabahın 4 ünde yatıp 7 sinde tekrar uyanan (erken kalkmam gerekmediği halde) ve hala bu saate kadar uyumamış olup uyumayı düşünmeyen benin yaşadığı durum.
karanlıktan bıktırır. sabahı, günün doğuşunu değil de o en puslu ve dahi en güneşli, hatta en sakin olan o anlarına hasret bırakır.
önceki gün sabah 11 de kalktım. dün gece 4 olmuştu en son halen uyumaya çalışıyordum. ondan 3-4 gün önce sabah 8 de kalktım. gece 3'ten bayağı bir sonra uyuyabildim. her günün 3 saati falan yatakta dönerek geçiyor ve gerçekten sıkıldım. öğlen vakti bir kargaşanın ortasına uyanmaktan bıktım yıllardır. çok özeniyorum lan uyuyan insanlara.
şu anda türkiye'den yedi saat ilerideyim. telefonun dediğine göre dışarıda hava-4 derece. bu gecenin uykusuzluk menüsüne güzel işleyen ofisimi ortağıma bırakarak yurtdışında çalışma kararı verdiğim tarihten beri sgk primi yatırmadığımı hatırlayarak başladım. "prim borcu on bini bulmuştur" derken "ula havale ile borç tutarını göndersem acaba parayı karı kızla yer mi?" diye düşünerek hüzünlendim. bu kez de aklım değerini yitiren türk lirasına gitti. " türkiye'ye, büyük parti bir iplik ihracat işine aracı olmadığım için şanslıyım. güzel yurdumda batan tekstil fabrikalarının haddi hesabı yok. sonuçta konu işe geldiğinde son derece hoşgörüsüz olan koreliler ile ben papaz olacaktım." dedim. tam bu esnada dışarıdan geçen modifiyeli bir aracın sesi üzerine eşimin arabasının navigasyon zamazingosuna gelen update sebebiyle en azından ingilizce yüklemem gerektiğini hatırladım. hepsinin ardından çişim geldi uykum kaçtı. elimde kore cipsi * smart tv'de browser üzerinden ntv'yi açtım real ile şalke'nin duellosuna kaptırdım kendimi. birazdan da haberlere bakıp güne maymun gibi bir başlangıç yapmayı düşünüyorum.
sonuç: düşünce düşünceyi, tasa tasayı getirir. rahat bir kafa ile yatağa girmeyene uyku haramdır.
edit:ama türkiye ne fakirleşti, hayat ne pahalı oldu be arkadaş! Burada ortalama gelire sahip bir koreli'nin kazandığını 9 asgari ücretli türk vatandaşı kazanamıyor.
günde 11 saat çalışınca 2 saat de yol çekince kalan 11 saate hayatı sığdırmaya çalışınca yaşanan durum.
yaşamak için uykudan fedakarlık etmek. 3. günden sonra adamı zombileştirir. boş boş bakarsın. sesler parlak ışıklar rahatsız eder.
azıcık ılık bi ortamda kafa düşer. tek isteğin uyumak olur.
Demir eksikliği uykusuz ve yorgun hissetmeye sebep olabilir. fazla çay&kahve tüketiminden de kaçınmak gerek. En önemlisi, vücut geliştirme yapmak değil de, en azından kasları uyanık tutmak bu sıkıntıya çözüm üretir.
haddimi aşıp birkaç gündür üst üste maruz kaldığım haldir.Bende kendime şaşmakla beraber ilerleyen saatlerde (pişmanlık çökünce )saydırmaya dönüşen harmoni...