umudu yitirmek aslında sürpriz değildir hiçbir zaman çünkü umut hep kuşkuyla kol kola dolaşır ve kaybolmaya yaklaştıkça bir şekilde kendini tazelemenin bir yolunu bulur. bir nevi zümrüd-ü ankadır ümit. yanar, yakar, kül olur, kül eder ve küllerinden doğar. çoğu zaman...
bazen birşey olur, bu "şey"in büyük olması bile gerekmez, ufacık bir gerçek kırıntısı bile yeterlidir aslında. böyle düşününce umudun aslında ne kadar kırılgan olduğu da ortaya çıkıyor belki ve o küçük kırıntı kendinize yarattığınız yalan, kandırmaca dünyasını paramparça eder. siz kendi zehrinizle; cahillikle mutlu mesut el ele dolaşmayı kabul etmişken belki de istemediğiniz halde uyandırılırsınız rüyanızdan. sonra da farkedersiniz rüyanızın rüya olduğunu ve gerçeği en başından beri bildiğinizi... sizi ayakta tutan şey, zehriniz, uyuşturucunuz, sonsuz rüyanız; umudunuz bitmiştir sonunda...
Hiç olmayacak bir şeyi hep aynı istek ve heyecanla bekleyebilmektir. Herkes olmayacak derken senin kimseye söylemediğin "belki" kelimesidir. Kimini hayata bağlayan kimini hayattan koparan bir duygu.
her zaman var olsun umut. bence biz bencil insanlarız hepimiz. umut bir heyecan getiriyor diye , hemen olsun istiyoruz istediğimiz şeyi. beklemeyi , sabretmeyi süründürmek sanıyoruz. hemde bunun adı bir umut olmasına rağmen öyle düşünüyoruz bazen. ama yanlış bence.
Umut nedir? Umut, susarak beklemek midir? Ya da Umut, kendini parçalarcasına bağırıp çağırmak mıdır? insanlar, bekleyerek mi umut ister yoksa bir şeylere tutunmaya çalışıp umut mu arar? Umut, akan göz yaşlarında mı gizlidir? Umut, yarınlarda mıdır? Umut nedir?
Ne kadar dolu ne kadar anlatılmaz, Dünyanın en güzel kelimesi. Öyle ki kocaman bir dünyayı tek bir kelimeye sığdırırız da onun hissettirdiklerini ifade edecek kelimeler topluluğu bile bulamayız.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1407566/+
Daha önce de paylaşmıştım bu görseli. Ancak, görselin bendeki etkisi üzerine bir şeyler yazma fırsatım olmamıştı, nasip bugüneymiş.
Bu fotoğrafı ilk gördüğümde , istemsiz bir tebessüm belirdi yüzümde. Dedim, işte hayata tutunmaktır bu! Mücadeledir, umuttur. Birilerinin, zorla elinizden almaya çalıştığı yaşam hakkınıza sahip çıkmaktır. Pes etmemektir.Seni yaşlandıran kabuklarından sıyrılıp, gençliğe "merhaba" demektir. Tazelenmek, yenilenmektir. Eskisinden daha güçlü olmak, hayata karşı duruşunuzdan taviz vermemektir. Dört elle sarılmaktır hakkınız olana.Ve onu sizden almalarına fırsat vermemektir.
Hayat "Bitti" dediğiniz noktada, size öyle güzel sürprizler hazırlar ki, o kadarını siz bile tahmin edemezsiniz. Bu yüzden, yaşam varsa umut da her daim vardır. Yaşamak da başlı başına bir umut degil midir zaten?
insana hayallerini gerçekleştirme gücünü veren duygu.
Annem küçükken hep ördek beslemek istemiş. Köyde o zamanlar sadece tavuk ve hindileri varmış. Bir akrabamızın yanına başka bir köye gittiğinde oradaki ördekleri görmüş. Tabii ördeği alıp kendi evine götüremediğinden kimseye fark ettirmeden bir ördek yumurtası çalmış. Eve döndüğünde de onu gitmiş, kendi hindilerinden birinin altına koymuş. Hindi de yabancı yumurtayı fark etmeyince, bir süre sonra ördek doğmuş o yumurtadan. "Çok severdim, öyle hindilerin tavukların peşinde gezerdi kendi haline." diyor annem.
Demek ki insan bir şey yapmak isteyince çocuk bile olsa bir çare üretiyor. Yeter ki içinde umut olsun, heves olsun. Hayal kurmayı ve onları takip etmeyi bilsin.