ardından gelecek ulusal dayanışmayla birlikte ispanya da ki gibi ayrılıkçı terör örgütlerine karşı yapılan gösteriler
yürüyüşler düzenlenmeli terörü bitirmek için herkes elinden geldiği kadar mücadele etmeli müzakereyi bırakmalıdır.
best fm müzi̇ği̇n sesi̇ni̇ kisiyor, vi̇cdanin sesi̇ni̇ açiyor!
bazen farkında olmak yetmez bir de farkında olduğunu fark ettirmek gerekir...
bugün o gün işte....
türkiye teröre 26 kurban verdi bugün.
dün bu rakam 5'ti,
önceki gün 1...
rakamları yazmak kolaydır,insan rakamlara kolay alışır,belki bizim içimizde de alışanlar vardır.
best fm ailesi olarak buna tüm gücümüzle hayır diyoruz.
her rakam aslında yaşanmamış bir hayat,kurulmuş ama gerçekleşmesine zaman bulunamamış hayaller demek.
bu böyle olmaz,bu böyle devam edemez...
o yüzden şimdi müziğin sesini kısıyoruz.
şimdi silaha karşı sözün zamanı,
sessiz çoğunluğun sesini en uzaklara duyurma anı...
o yüzden şimdi ankara'dan ulusal yas ilan etmesini istiyoruz.
başka hayaller yarım kalmasın,başka canlar yanmasın,söz ve duruş silahı yensin diye...
farkındayız,farkında olduğumuzu herkes bilsin istiyoruz...
biz de best fm olarak öncü olup yayınımızı durduruyoruz...
Milli, ulusal gibi kelimelere alerjisi olan bir hükümetten ve onun koyunlarından asla beklenmemesi gereken.
PKKLılar çekilirken bir toprak kayması olsa veya iki üç tanesi mayına basıp havaya uçsalar rahmetten, göz yaşından geçilmezdi ortalık, bulent arınç'ın gözlerinden şehir şebekesine yeni bağlanmış köy muslukları gibi şarıl şarıl göz yaşları akardı.
Türkiye'de ilan edilince dünyanın sonu zannedilen şey. Aman borsanıza bir şey olmasın, tv'deki şenlikli programlarınız reyting kaybeder zarar edersiniz, yatırımlarınız sekteye uğrar daha da önemlisi:
Suçlular aklanamaz, ceza konusunda işin ucu size ve paydaşlarınıza falan dokunur.
Aman ha etmeyin. Siz hep iktidar kalın !!
Edit: soma faciası sonrası sabah 10:20'de ilan edilmiştir. Çünkü rte istemiştir. Taner yıldız öyle dedi.
hangi kriterlere göre ilan edilip edilmediği ülkemiz sınırlarınca hala bilinmeyen durum.
sordurur kendi kendinize; bu kadar mı ucuz hayatımız?
ülkemiz sınırlarında iseniz çok beklersiniz.
ulusal yas ilan edilmesi bir savaşta yenilginin kabul edilmesi anlamına mı geliyor? büyük bir acı yaşıyoruz ama ateş düştüğü yeri yakıyor. oradaki insanlara "acınız hepimizin, acınızı paylaşıyoruz" dememiz gerekmez mi?
tatil demek değildir. bir yandan maden kazası için üzülenler bir yandan arama motorlarında acaba tatile mi konduk diye aratıyorlar. tatil demek değildir. bu yazıyı onlar okuycaklar. fırsatçılığınızdan ikiyüzlülüğünüzden utanın.
üç gün sürecek bir ulusal yastan bahsediliyordu. bu üç günlük yas çerçevesinde ne olacak? eğlence yerleri kapanacak, konserler iptal edilecek, radyo ve televizyonlarda yer alan eğlence programları iptal edilecek. birçok vatandaş da "eğlenmiyor olmanın" verdiği dayanılmaz hafiflik ile gündelik yaşantılarına devam edecekler. sert vurgulu durumlar/tweetler atılmış, simsiyah profil/kapak fotoğrafları nasıl olsa konmuş olacak. spor kulüpleri kampanyalar düzenleyecekler, başka kişi ve kurumlar da bir takım işler yapacaklar.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.