Ulus Baker, modern Türkiye entelektüel tarihinin en özgün sosyolog, filozof ve düşünürlerinden biridir. Akımları, kavramları ve disiplinleri birbirine bağlayan polimat karakteriyle tanınan Baker'ın düşünce dünyası, Spinoza, Marx, Deleuze ve Guattari gibi isimlerin felsefelerinden beslenir.
Baker'a göre modern toplum, düşüncelerden ziyade "kanaatler" tarafından yönetilir. Medya ve iktidar odakları, bireylere hazır kanaatler sunarak onları manipüle eder. Spinoza felsefesinden hareketle, toplumsal olayların sadece rasyonel akılla değil, duygularla (affektler) açıklanabileceğini savunur. Sevgi, nefret, korku ve umut gibi duygular politik rejimlerin can damarıdır. iktidar mekanizmaları, insanları manipüle etmek ve kontrol altında tutmak için korku ve keder gibi olumsuz duyguları örgütler.
Ben bu adama aşığım ya.
Yani bu alanda bilgisi olan adamlar beni fena…
Bu adama var ya malımı mülkümü bütün hayatımı abshsjsh şaka şaka. Yine de baya yükseliyorum elimde değil…keske olmeseydi canim ya.
--spoiler--
kesin yahudi dönmesi falanmıştır bu kadar pirim kasabildiğine göre.
--spoiler--
Nerde prim kasmış yav. Ulus bakeri tanıyan kaç kişi var. Akademide verdiği derslerin videosunu izlemişsindir ne izlediğinden bile haberin yok. Ulus bakerlerin, ali nesinlerin değer görmediği ülkede gülşen hegel muamelesi görür. Yeridir.
“Hayranlık bir dikkat celbidir. Hissederiz ki karada yürüyemeyen o yengeç, kıyıda çırpınan bir balık kendi dünyasında, suda müthiş bir zarafetle yüzmekteydi. Her aşkın başlangıcı işte böyle bir “başka dünyanın zarafeti” algısıdır.”
Ulus baker, ülkenin aydınlık yüzüydü. Sinema, film, sosyoloji eleştirileri, siyasetten, müziğe uzanan ve Tarkovski’den, bergman’a uzanan geniş bir yelpazede onu anlamak ve onun fikirlerini benimsemek güZeldir.
bizim bölümümüz hocalarındanmış. maalesef, erken bir ölüm. tanıyamamış olmak yararımıza değil. odtü'de ismi hala yaşatılır. adı bir salona verilmiştir.
Normal değildir. Kendine kurduğu ve yalnız yaşadığı dünyasına girmek için ulus baker olmak lazım. Sosyoloji, psikoloji, felsefe ve daha nice beyin yakan bilim alanlarında modern dünyanın filozofuydu. Erken yitirdik, sana ait cennetinde mutluluklar diliyorum.
“televizyon olmadığı için pencereden bulut seyretmeye başladım. oradaki yayın çok iyi, haberleri daha güvenilir, gelip geçen bir iki uçak dışında pek reklam almıyorlar, ve asıl önemlisi akşamları gök gürültülü sürpriz programlar var. filmler genellikle kırlangıçların hayatı üzerine ve belki biraz monoton, ancak oldukça realist.”
“terör, yalnızca kendini ifade etmek isteyenlerin buna uygun siyasal bir alan, bir ortam bulamamaktan doğan bir sapma değildir; var olan siyasal alanın ta kendisine yöneltilen bir protestodur." demiş çok güzel insan.