ardında kalanlar, tepim tepim tepiniyorlardı. bu gidenin sonuydu ama arkadaşı niyazi mahvolmuştu. zaten günlerdir uyumamıştı. bir arabası olsaydı şööööyle, gerine gerine otursaydı direksiyona, kadınlara yiyecek gibi bakarak bangır bangır müzik çalıp hava atsaydı. ah ulen ahhh.
'' son! '' dedi. fakat niyazi, son lafı ben söylerim, espri yaptım ehehe'cilere rağmen macerasına devam etmeliydi. bunları düşünürken uzaktan esmer, kavruk bi adam yaklaştı. kim?
kim '' naber lan,al pacino bal pacino yanaklari gul pacino, ehehe! '' diye bir laf etti. buna çok sinirlenen al pacino niyazi'yi de arkasına alarak kim'in ağzını burnunu kırdılar.
tuvalette hiç beklemedikleri bişey oldu. john oradaydı. aman tanrım sen buraya nasıl geldin dedi kim. john sıtrıtarak ben hep burdaydım, siz buraya geldiniz dedi ve yavaşça arkasını döndü.
kimin eli kimin götünde belli değildi. herkes panik içerisindeydi, çocuklar '' babaa, babaa! '' diye bağırıyorlardı. tam o sırada gökten bir meteor düştü. hayır, bu öyle bildiğiniz meteor değildi. o, optimus prime'dı..
ağlamak istiyorum sayın seyirciler dedi cncb-e'den gösterilen törenin çevirmesini yapan spiker. nijerya halkı bu günü ulusal bayram kabul etti. nedeni de çok belliydi..
derken gothic evil kulaklarının çınladığını anladı ve ortama geri döndü, bu sefer altında beyaz bir cadillac vardı. bir elinde türkiye diğer elinde uludağ sözlük bayrağı varken "yazarlar kardeştir, ayıran kalleştir" dedi. ardından da siyÂsi bir anekdot olarak "sebahat tuncel şaşırma! sabrımızı taşırma!" şeklinde sloganını attı ve seyretmekte olduğu scary movie filmine geri döndü.