o sirada alarm caldi ve uyandi. albirt yine ruya gormustu. kalkmak istedi, kalkamadi. bir saga bir sola dondu ve kicini kasidi. annesi kalk artik ise gec kaliyorsun diye seslendi.
kahvaltilarini yapip evden ciktilar. albirt isten izin almisti. kursuncu ayseye gittiler. orada aysenin kizi cennet vardi. cennet gercekten cennet gibiydi cok guzeldi. albirt ilk goruste vuruldu. o esnada bir golge olustu. albirtin basina ortu koyup tuttular ve kursun dokme islemi basladi. cennet de annesine yardim ediyordu.
az sonra özel bir ekip Empire State Building in damındaydı.
ajan makkıleeeyyyyn diye bağıdılar. gacenin 01 00 i olduğu için gözgözü görmüyordu. fener almayı da unutmuşlar.
özel eğitimli ekip , hemen Empire State Building in tepesinden aşağı poşet sarkıttı. aşağıdaki nijeryalı torbacı yanında beliren torbayı görünce korkar. havaya bakar. ipin ucu gözükmüyordur.
bu nijeryalı genç 15 yıl önce nijerya mafyasından kaçıp şikargo idman yurdy seçmelerine gelen amokaçiden başkası değildir. ayağı bi maçta kırıldığı için futbol hayatı erken yaşta sona ermiştir.
Empire State Building in tepesinden inen bu torbada neyin nesiydi. hemen yaklaştı. bi sağa baktı bi sola. yoksa bu gonzales kardeşlerden gelen bir tuzakmıydı.