her birinin özel bir silahı vardı. makmanenen inki 10000 $ lık tek mermili silahtı. hedefi vurup geri silaha dönüyordu. sniperli albırt ın ısıya duyarlı takip eden mermileri, polonski nin se onbin mermili makinelisi vardı.
örgütün kandil sorumlusu konuşmaya başladı. kürtçe konuştuğundan albırt çat pat anlıyordu. makmenimın görevi gereği kürtçe öğrendiği için muhatap o'ydu.
....yavaş yavaş hava kararmaya başlamıştı..elektrikler kesikti..son mumu geceye saklamıştı lakin ürkütücü karanlık mumu yakmalısın diyorsu, çünkü etrafta yırtıcı hayvanlar ulumaya başlamıştı..
birden nerden gelmişti bu hayal, bu sinirle tek kurşunla albırt 4 teröristi birden vurdu. arka arkayaydılar. kadın terörist kalmıştı sadece, konuşturmak için onu sağ ele geçirmeleri gerekiyordu.
bir anda hayallerinden sıyrıldı albırt. evet albırt'ın istediği de oydu. o beş domuzu, belindeki keleş ile kan banyosunda yıkamak. ama görev kutsaldı. evet 1 milyon kutsaldı.
makmenimın, kandil sorumlusuna, fransa'daki örgüt sorumlusu tarafından gönderildiklerini, iki aylık eğitimden sonra tekrar avrupa'ya dönüp, sansasyonel eylemler gerçekleştireceklerini anlattı.
Sonra kadına tekrar baktı. Evet, bu oydu. Daha bu sabah rüyasında rüyalandığı kadının ta kendisiydi. Bel gamzelerinin tam ortasında kırmızı bir ben olacaktı. Emin olmak için bu beni mutlaka görmeliydi.
yok yok yaklasik 300kisinin hayal dünyasindan beslenen roman 3bin 5bin entryle bitemezdi. daha cok hep en cok entry bu basliga girilmeliydi, yoksa zall ve askerleri bizim belamizi sikerdi.
not: zalldan devam etmeyelim. bu sadece nacizane fikrim icin girdigim entry.