albırt çok terlemişti. Kalkıp bir bardak su içmek istedi ama hay aksi damacana sipariş etmeyi unutmuştu ve asla musluktan su içemezdi. Şimdi ne yapacaktı ?
albırt, sırt çantasındaki poşuyu, şalvarı, mekap ayakkabılarını giydi. keleşin şarjörünü doldurdu ve kandile doğru yol almaya başladı. istikamet kandil dağıydı.
albırt olayı kaçırdıgına hiç üzülmedi çünkü ortada bir menemen vardı ancak o da ne? ekmek yoktu! koşarak ekmek almaya gitti. çünkü menemen ekmeksiz yenmezdi...
polanski ve makmenemen, amerikan istihbaratının görevlendirdiği iki delta force üyesiydi. albırt ile beraber bulunmalarının nedeni, mit ile cıa'nın kandil dağında istihbarat toplamak için başlattıkları istihbarat çalışmasıydı.
polanski, pkk'nın fransız temsilciliğindeki amerikan ajanının, üç kişilik bir ekibin pkk ya katılacağını haber verdiğini, bu ekibin kendileri olduğunu ve sabah güneş doğarken kandil dağının girişinde beş kişilik pkk grubunun kendilerini karşılayacakları bilgisini verdi.
Ajanlarımıza bir anda mit ve ciadan ortak emir geldi mit müstehceni hasan ağaç barış sürecinin zarar görmemesi için böyle hamlelerin yapılmayacağını ajanlarımızı imralıya öcalanla görüşmeye göndereceğini açıkladı.
albırt, gece azıımızı yiyelim ve uyuyalım dedi. ne de olsa birkaç saatlik uykuya ihtiyaçları vardı. azıklarını çıkardılar, yediler ve sabah güneş doğarken kalkmak üzere, bir kişi sürekli nöbet tutacağı şekilde yattılar.