ulu roman

entry4500 galeri11
    739.
  1. ormanda kaybolmamak için akıllı olan cenifir kıçındaki donu ufak parçalara ayırarak kendilerine yol yapıyordu. fakat rüzgar bu ya yaptığı için don parçacıkları uçuruyordu. cek cenifirin kafasına vurarak;

    - kıçındaki donu ben yırtacaktım. bütün fantazimi kaçırdın cenifir.
    + seni lanet olası cek. kaybolmamak için yol yapıyorum. vahşi duygularını bir kenara bırakıp buradan çıkmalıyız artık.
    - uyan artık bebeğim. bu bir rüya ve buradan çıkacağız.
    + umarım şu pislik yazarların kalemleri kuvvetlidir bizi buradan çıkarabilirler.
    1 ...
  2. 740.
  3. tam bu sırada cenifır ceke dönerek,
    + cek bak orada bir tekne var.
    - iyide bu nehir nereye çıkıyor.
    + bilmiyorum cek, arkamızda o zombi zenciler verken burada kalamayız.
    dediler ve tekneye doğru uçurumdan aşağıya doğru inmeye başladılar.
    kayalıklar o kadar dik ve keskindi ki sonunda inmeyi başardılar.
    1 ...
  4. 741.
  5. teknenin sahibinin parçalanmış cesedi suyun knarında duruyordu, acaba piranalarda mı vardı bu hikayede.
    büyük tereddütler sonrası tekneye binerek nehirden aşağıya doğru gitmeye başladılar.
    1 ...
  6. 742.
  7. nehir o kadar azgın bir şekilde akıyordu ki, sanki ileri de şelale vardı!
    1 ...
  8. 743.
  9. zombi zenci lafı i am legend filmini getirmişti cenifır ın aklına. sağa kalan tek insan will smith ti ama o da zenciydi. bu işte bir bit yeniği vardı ama çare yok olayın sıcaklığında çekivermişti şuursuzca.
    1 ...
  10. 744.
  11. "Şimdi geliyorum!" dedi ve sallaya sallaya uzaklaştı. geride bıraktığı kadın hıçkırıklar içindeydi. donunu dahi çekmeden gözden kayboldu...
    1 ...
  12. 745.
  13. ve gördüklerinin şelale değil merhaba ben pembe tolganın ruhuydu. intikam için geri dönmüştü.
    cenıfır yazarın hayal gücü karşısında yaktığı samsun sigarayı ağzından teknenin içine düşürdü.
    1 ...
  14. 746.
  15. düşen sigarayı eğilip yerden almaya çalışırken giydiği tayt cırt diye yırtıldı.
    cenıfır ve cek hızla pembe tolganın hayaletinin bulunduğu yere doğru sürükleniyordu. sürüklendikleri yerde ya pembe tolganın hayaleti kıçlarını yiyecek, yada şelaleden düşüp öleceklerdi!
    bunu üzerine cenifırın aklına titanik filminde rose un ceki tahtaya almadığı geldi. hemen cırtlayan taytını çıkardı ve suya atladı. ceki arkasında bırakarak.
    daha sonra cek pembe tolga tarafından yenildi, yutuldu.
    cenıfır şelaleden aşağıya doğru düştüğünde suyun şiddeti yüzünden bayılmıştı. uyandığında nehir onu kilometrelerce sürükleyip, karayiplerde bir adaya fırtlatmıştı.
    cenifır yavaşça gözünü açtı ve tangası ile kaldığını gördü.
    1 ...
  16. 747.
  17. sonra sudan çıkıp yukarı doğru yürüyen cenıfır seslendi,
    + where are you from,
    + this is fuck me!
    ne dediğini o bile anlamamıştı. çünkü onu ingilizce dublaj yapan ingilizce bilmiyordu.

    sahil boyu yürümeye devam etti. ada ıssız ve köhne bir yerdi. yerliler, yamyamlar, tamtamlar, fikir muhendisi fikriler var diye çok korkuyordu.
    bu korkular ile cebelleşen cenifır ileride köhne bir kulübe gördü ve oraya doğru yürüdü.
    1 ...
  18. 748.
  19. yanlış düşünmüşüm klübe değil kulübe onun ismi diye iç geçirdi.
    1 ...
  20. 749.
  21. yürüdükçe evin ışığının yandığını fark etti.
    içeride biri geziniyordu.
    cenifır önce tırstı, ancak oraya gitmek zorundaydı.
    1 ...
  22. 750.
  23. bir süre öyle bekledi. sonra tekrar hareket etti evine doğru
    1 ...
  24. 751.
  25. daha sonra içeride gezen kişinin yakışklı, kaslı bir erkek olduğunu gördü.
    1 ...
  26. 752.
  27. omuz askısını aşağıya indirip içeri girdi.

    help me!
    1 ...
  28. 753.
  29. Kulübe adete gecmisinden izler tasiyordu jennifer'ın. Neredeyse Bütün esyalarin kir ve pas içerisinde olmasına rağmen, pencerenin kenarında emanet gibi duran saksı içerisindeki çiçek hemen dikkatini cekmisti. Massengena çiçeğiydi bu. Küçük bir çocukken, annesi orkidelerle dolu verandada bu ağaca benzer çiçeğe ayrı bir özen gösterirdi.

    -belki de güneşe en çok ihtiyaç duyan canlı budur, bak yapraklarına, nasıl da dua eder gibi açılmış güneşe doğru.

    Annesi geldi gözünün önüne bir an. Acaba ne yapmaktaydı şu anda. O da, yapraklarini güneş ışıklarının her zerresini yakalamak ister gibi açmış yukka çiçeğine mi bakiyordu, kimbilir?
    1 ...
  30. 754.
  31. - sikim öyle dikleşmiş ve sertleşmişti ki ilay'ın bir an tapmaya başlayacağını sandım...
    1 ...
  32. 755.
  33. "helpeyim anamm" diye cevap verdi yahuşuhlu.
    1 ...
  34. 756.
  35. cenifır nereye düştüğünü anlamadı bir an. ya kötü yola düşmüştü yada romana ''cenıfır ın yolu'' olarak devam edecekti.
    kararını verdi ve kendisini kaslı erkeğin kollarına atıp ağlamaya başladı.

    buraya nasıl geldim bilmiyorum. lütfen bana yardım edin.
    1 ...
  36. 757.
  37. Yan odadan gelen sapkın seslere aldırmadan gecenin karanlığına doğru ilerledi.
    1 ...
  38. 758.
  39. + ne oldu sana kuzum.
    - tam sizin yanızıa gelecektim, birileri beni kötü yola düşürmeye kalktı.
    + isminiz nedir,
    - cenıfır, ama siz parizyen diyebilirsiniz.
    2 ...
  40. 759.
  41. yan odadan gelen sesler ocakta pişen patlamış mısırın patlama, fırtlama sesleriydi.
    1 ...
  42. 760.
  43. yan odadan gelen seslerin hatunun göte atılan şaplaklar olduğunu çok daha sonradan öğrenecekti.
    0 ...
  44. 761.
  45. ama cenıfır'ın dikkatini çeken bir durum vardı. hangi patlamış mısır makinesi "ah uh yes fak mii" diye sesler çıkarırdı ki?
    1 ...
  46. 762.
  47. bu soruları aklından çıkardı ve odaya girmk için kapının kolunu tuttu. tam o sırada bir ses daha duydu.
    0 ...
  48. 763.
  49. bu ses diğerlerinden farklıydı, biri "imdaat" diye bağrıyordu. darat!
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük