acaba kate kaşar mıydı? ee kaşar olduğu aşikardı da, acaba albert' i aşar mıydı? hem albert kaşarlı tost sevmezdi. ııh. sucuklu tost dururken. acıktığını hatırladı. dolaba göz attı, yuh amk, dolaba kaşarı kim koymuştu. ev arkadaşı alış veriş yapmıştı anlaşılan. tost makinesini prizini fişe taktı. ekmeğe kaşarları resim yapan bob ross titizliğinde dizdi. kaşar da kaşarmış ha? afiyetle yedi. televizyon da hiçbir şey yoktu. hava yağmurluydu. bu aralar hep yağmurluydu. bi kasım sabahında yağmurlu havada aşık olmamış mıydı kate' e. hava yine yağmurlu. albert yine aynı, kate aynı, hava aynı. kapı çaldı.
gelen kate ydi. Alberte bakiyordu yagmurda islanmis kumral saçlarinin arasindan yemyeşil gözleriyle. Albet bir an donakaldi fakat cok uzun surmeden iceri davet etti zira yagmur bardaktan bosalircasina yagmaya başlamıştı, simsekler çakiyordu gokyuzunde..
Albert hesaplarina gore tam Dokuz ay on gündür gormemisti kate yi. Gözlerine bakmaktan alamiyordu kendini albert.. o kadar guzellerdi ki.. gozlerine bakarken birsey farketti, ne o ? Kate agliyor mu yoksa yagmurdan dolayi gozlerinin ici de mi islak gorunuyordu? Sonra gozleri iyice doldu katenin. Evet agliyordu. Albert nedenini sormak uzereyken bir damla yaş suzulerek asagi dogru dusmeye basladi. Katenin kocaman karninin uzerine damla dustugu anda bir gök gürültüsü daha duyuldu "gümm!!!"
kate hamileydi.. dokuz ay on gündür gorusmedigi Kate in bugun hamile bir sekilde neden kapisina dayandigini dusunmeden edemedi.. kate bagirmaya basladi, sancilari baslamisti.. albertin aklindan milyonlarca dusunce gecerken bir bu eksikti zaten.
"albırt mısın nesin, bana bak ulan anasını siktiğimin evladı" dedi kertenkele. çok sinirlenmişti. eli sopalı 15-20 kişilik kertenkele çetesi ise sert bakışlarıyla albırtı araya almıştı bile...
-"kızın yanında ne dayılanıyon lan pezemenk" dedi topsakallı kertenkele. besbelli atarlı biriydi. albırt ise korkmustu...
"sen araya girme bacım" dediler, onların hesabı albırtlaydı. kertenkelelerden biri haplanmıştı, "lan ben bu ecdadını siktiğimin albırtını çift goruyom biladerim" dedi. kafaları baya kıyaktı.
küçük kertenkele albırtı 18 yerinden bıçaklamıştı. polisler kertenkeleleri "organize suç örgütü kurmak" suçundan topladı. cenıfır ise gözyaşları içerisinde kalmıştı. adaletin bu mu dünya deyu kendini nutellaya vurdu...
meyhaneci duraksadı, olanları yorumlamaya çalışıyordu, yoksa demin kovduğu ayyaş gusto'nun bir planımıydı? meyhanede meydana gelebilecek en ufak taşkınlık saygınlığını düşürebilirdi, düşündü ve tüm soğukkanlılığıyla;
-ormanı yakanın anasını siktirmeyin lannnn!!
hayır iç geçirmişti, pişmandı, tekrar sorguladı ve sakin olmaya çalıştı...
-baylar, isteklerinizi derhal yerine getireceğim.
esnek davranışlarının daha büyük bedeli olacağını kestirememişti besbelli..
yüz bulan aslan ayağa kalkıp tüm müşterileri sinsice süzdü. ve..