öyle de yapmak için yola koyuldu. Ancak yürürken hissettiği acı çekilecek gibi değildi, cami ise nereden baksan 250 metre ileride idi. Sıcağın ve acının etkisiyle albırt artık dusunemez hale gelmişti. Cebinde 50 kuruş kalmasına rağmen en ucuz su bile 2 lira olan restoranta girdi.
Albırt kafasında binlerce soruyla devam etti yoluna. Güneş gökyüzünden kaybolurken o sıkışıklığın ruhunun en derinlerinde bir kayıbın veriği acı olduğunu fark etti.
Geçmisini düsündü ve kaybolmaya kararlı bugününü elinde bir kaç anıyla uğurlayıp hazırlanacaktı yarına. Albırt ruhunu kemiren bu anlamsız düşüncelerle bos sokakları arşınlarken....
kalabalığın arasından yaklaşan biri albırt'a seslendi ismiyle hitap ederek. albırt bu adamı tanımadığına emindi. iyi ama o esrarengiz adam albırt'ın adını nereden biliyordu?
yataktan kalkti, banyoda yuzune soguk su carpti ve aynada kendine bakti. dehsete dusmustu. arkasinda onu izleyen bir cift goz vardi ve o gozlerin eski sevgilisi sultanin gozleri olduguna yuce isa adina yemin edebilirdi.
NEYSE KI YEDIKLERINI CIKARDIKTAN SONRA INSANI BIR VAZIYETE BURUNDU.. AMA VAY CANINAYDI, SASIRMAMAK ELDE DEGILDI. INSAN ETI YIYENLER INSANLIKTAN CIKARKEN ALBIRT TEKRAR INSAN OLUYORDU.
ellerini yıkadı, titreyen lambayı kapatıp usulca kendini sokaklara attı albırıt. sokak lambası sarı bir ışıkla yolu aydınlatıyor, yapraklar esen rüzgarla kendinden geçiyordu.. kediler birbiriyle oynaşıyor, kırmızı bir vosvos eve geç kalmanın cezasını kendine park yeri arayarak ödüyordu.. önce sola sonra sağa baktı albırıt.. sonra deri ceketinin cebinden çıkardığı empeüçünden hüzünlü bir şarkı seçti kendisine ve nereye gideceğini bilmeden bir yola koyuldu..
Daha önce de bahsetmediğimiz gibi eski sevgilisi onu beğenmediği için çükünü kestirip homoseksüel olmuştu albırt. O yüzden bu saçma çük muhabbetini artık kapatmalıydı. Dışarı çıkıp biraz oksijen aldıktan sonra yarım kaldığı işi bitirmek üzere yola koyuldu. Küçüklüğünden beri Albırt'ın tek hayali erovision şarkı yarışmasına katılmaktı. Çokta güzel sesi vardı. Fakat farklılık yaratmak istiyordu bu yarışmada. Ne de olsa dünya onu seyredecekti. Öyle bir şey yapmalıydı ki insanlara hem mesaj vermeli hem de şarkısını içtenlikle söyleyip birinci olmalıydı. Bunun için 1 aylık çalışma onun için fazlasıyla yeterliydi. Bulduğu bir imajmaker sayesinde hem kısa olan saçları hem de sakalı kısa sürede uzayan albırt artık erovision şarkı yarışmasına hazırdı...
AMA O DA NE.. YARISMANIN FINALINDEYDI.. BIR YANDAN SARKISINI SOYLUYOR DIGER YANDAN BURNUNU KARISTIRIYORDU.. VE YAPTIGI SEY KAZANMASI ICIN YETERLIYDI.. CUNKU SARKININ ARTIK ONEMI YOKTU..
Albırt, hayatın en zor gününü yaşıyordu, çocukluğundan itibaren 38 yılının her anını bilmese de geçirdiği zor günleri animsayabiliyordu.. her anisinda sozkonusu parcasi yanindaydi ama artik o yoktu.. gitmişti. Albirt aletini kestirmisti ama pismandi.. ne yapmasi gerektigini bilmiyordu..
Kahvalti yaparken aglamaya basladi albert birden.. evinin yanindaki ilkokuldan gelen sesler ona eski gunleri hatirlatmisti.. cocuklarin soyledigi sarki evin koridorlarinda yankilaniyordu adeta..
"Sabah erken kalkar, pijamamdan sarkar, kizar ondan korkar, bombilibilibiliBom!"
Artik sabah ereksiyonlari yoktu albertin, komsu kizi seksi steysi yi gordugunde onunde hissettigi tek şey boşluktu.. oyle siradan bir boşluk değil, hic birseyin dolduramayacagi, aci veren bir boşluk.. hiç bir kizi korkutamayacagini dusundu albert.. ve aglamaya devam etti..
derken albırt o ingiliz anahtarına ihtiyacı olduğunu anımsadı ve hızlı bir hamleyle ingiliz anahtarını alıp zall'ı yere seriverdi. artık zall'dan istediğini alabilirdi.