yarım saat sonra galata köprüsünde olması gerekiyordu. bölücü terör örgütü pkk nın fransadaki önemli adamı olan aslen ermeni olan fransız vatandaşı fransuvayı öldürecekti
ordan bi taksiye atladı. meğer göt cebinde biraz para kalmış. taksici alfansonun turist olduğunu anlatınca taksimetreye bastı. taksimetre disko topu gibi dönüyordu.
şimdi sıra o kırmızı paltolu adamı bulmaya gelmişti. yeşilli.. hayır bu değil. ya bu, bu hiç değil. ordan birini durdurdu - kardeş buralarda kırmızı paltolu adam var mı dedi.
kırmızı paltolu adam cebinden bir zarf çıkarıp ajan alfansoya verdi. bu zarf da neyin nesi dedi.
balıkçı adamda - ya işim var şimdi şunu postaneye atda gel dedi.
özkanın kalın sesi bir borazan sesi gibi adeta.koşar adımlarla uzaklaşırken jennifer binlerce yıllık bir lahit kapağına ayağı takıldı ve kendini yerde buldu. meraklandı. hayıflandı ardından uyuyakaldı.
albırt yaptığı ayıbın farkına varıp kadının ayaklarına kapandı ve öptü. cennet kadının ayakları altındaydı ne de olsa. sonra ayağın koktuğunu farkedip usulca kalktı. ama artık çok geçti, başı hafiften dönüyordu...