Museviliği ve islam'ı anlamak için ugarit mitolojisi en az beş on kez okunmalı, bendeki kitapta, asıl formu da mevcut, ben etimolojik kökenlerini de inceliyorum. Baal (El-Elohim-Yhwh, Dushara-Allah ) yaz ve ilkbaharla gelir, bereket artar, gökyüzü toprağı suyla tohumlar, su toprağa can verir, tüm ağaçlar yeşerir, meyve verir, erkekler eve bol rızk götürür, kadınlar hamile kalır. Kış gelir, Mot-Baal'i yener, kıtlık başlar, ölümler çoğalır, hastalıklar gelir, Mot ve ölüm yeryüzüne çıkar. Lotan-yılan-leviethan-düşman-şeytan, kaosun temsilidir mesela. Genesis'in ilk kısmında der ki, elohim'in ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu. Bu, kaosun sularıdır, Yamm'ın suları, ay'la ilişkili döngülerde, denizler taşar, şehirleri yutar, sayısız ölüm yaşanır, beklenmedik, ani, rastlantısal felaketler peş peşe gelir. Tora'nın leviethan'ı, havva'yı ayartan o yılan, bu varlıktır işte. Ugaritlerin lotan'ı. Yedi başlı kaos yılanı. Ki baal döngüsü başlığıyla paylaştığım mitolojide Baal, lotan'ı ezip geçiyor. Düzen, kaosa baskın çıkıyor yani. Düzen-kaos dualizminin bi çeşit tecessümü, leviethan ve lotan. Ya da tannin. Tora'nın ilk bölümleri her zaman ilk ayete göre isimlendirilir. Parşa bereşitte Elohim'in ruhu, ateştir, sudur, rüzgardır. Rüzgar, su, ateş-güneş, canlıları harekete geçirir, yaprakları, çalıları, hayvanları, hareketliliğin ve canlılık potansiyelinin nihai kaynağıdır ruh mefhumu. Ruh-kaos, Potansiyel (Enerjinin de ötesinde akla, canlılığa dair her çeşit potansiyel, ruh derken eskinin insanları aklı da ima ediyordu çünkü )-Kaos. Düzen-Kaos. Akıl-Madde. Aynı fenomenin farklı tevilleri. farklı tercümeler.
O zamanın insanları bugünkü kavrayışa sahip olmadığı için bir tür büyülü düşünceye de sahipti. Simya gibi kavramları buna borçluyuz, Süleyman'ın yüzüğü, felsefe taşı: kurşunu altına dönüştürmemizi sağlayacak büyülü taş (Cern'de kurşunu altına dönüştürmeyi başardılar sonunda ) insanlığın toplam bilgisi, bugüne kıyasla çok kısıtlı olduğu için insanlar ellerindekiyle yetinmek zorundaydı. Mitolojik şiiirde, antik zamanların popüler bilim anlatısıydı bi nevi, Carl Sagan'ın kitaplarıyla aynı işlevi üstleniyorlardı. Meselenin asıl püf noktası burada.
Musevilik, islam ve hristiyanlığın ebedi cehennem eskatolojisine sahip olmayan bi din mesela. En büyük başarısı da, Adem ve Havva'nın bile bir tür tanrı olarak temsil edildiği mitolojiyi alıp, apofatik bi teoloji inşa etmesiydi. Bu apofatik teolojiyle, insanlık tarihinde ilk kez buyruk veren ve reddiyeyle tanımlanan görünmeyen soyut tanrı kavramını geliştirdiler.