tütsü nazara karşı yapılır. bunun için nazarı değen kadının saçından, ona belli etmeden, bir kaç tel kesilir. sonra çörek otu ve tuz ile tva içinde, ocağın üzerinde tava kızana ve dumanlaçıkana kadar tutulur. daha sonra o tava evin bütün odalarında dolaştırılır. bu esnada dua bilen evin yaşlıları bildikleri duaları sıralar.
Bulunulan kapalı ortamın kokusunu değiştirmek için kullanılan, çeşitli kokularda satılan yanıcı maddedir. Çocuklardan uzak tutulmalıdır. Yangın tehlikesine karşı uyurken yakılmamalıdır.
şans getirip nazar bozarmış. etraftaki olumsuzu enerjiyi alırmış. ben de katılıyorum. şans getirir mi, nazar bozar mı bilmem ama hoş kokular alınca insanı pozitif enerji sarıyor sanki.
ben sadece türkler böyle düşünüyor sanıyordum ama geçen sene dexter dizisini izlerken orada Vince Masuka'nın da (lab'de dexter'a yardım eden kel adam) şans için tütsü kullandığını gördüm. masuka bir dergiye makale yolladı ve hemen ardından makalenin yayınlanması niyetiyle tütsü yaktı.
Sandal ve lavanta için güzel diyorlar bu yüzden aldım toplam 160 adet aldım.
Büyük ihtimalle evi duman altı yapacağım...
klasik müzik ile beraber güzel ağlanacak ortam yapıyor lakin, reiki yaparken adapte olmak ve telekinezi telepati gibi konularda koku konsantre için gayet faydalı.
Tütsü çamursu kıvama getirilen bitki unlarının değişik aromatik kokular ve bitkiler eklenmesi ve çamursu kıvamdaki bu karışımın ince tahta üzerine sürülüp kurutulması ile elde edilen hindistan başta olmak üzere güneydoğu ve Uzakdoğu asyada kullanımı yaygın ritüelistik değere sahip olan çubuk şeklinde yanıcı özellikte bir dini araç iken Avrupa'da oda ve ortamların güzel kokmasını sağlamak için kullanılmaktadır.
annemin aldıkları tükendi ve araamadıgım yer kalmadı hala bulamadım nerde stıldıgını .kimi hediyelik eşya saan yerlerde diyor kimisi de aktar tarzı satıcılarda ama yok yok yok.
hoş kokulu özellikle yemek ardından yakılınca farklı bi hava veren bi çubuk işte.
Vanilyalısı ve lavantalılısı tavsiye edilir. Ama yağmur ormanları da hoştur tabii. Bir ritüele lüzum yoktur. Ayrıca banyodan sonra harika rahatlatır efendim.
genellikle akşam üzeri kaktüs saksıma saplayarak yaktığım, hoş kokulu çubuktur.
tütsümü yakarım, slayer albümlerinden birini açarım, kağıdı kalemi alırım elime odada öyle otururum. ruhani dengem de normal, bağımlısı değilim, cinlerin falan da geldiği yok. sadece ortamı kokutuyorum o kadar.
cin çağırma seanslarında adı kirlenmiş ruhani denge bozan kokudur. vazgeçilmezdir, bağımlılık yapar. yanına bir de mum yakıldığında kendini nietzsche hissetme durumudur.
(bkz: şimdi hafifim, şimdi uçuyorum, şimdi kendimi kendi altımda görüyorum, şimdi bir tanrı dans edip geçiyor içimden.)
sigarayla beraber ikinci bağımlılığımdır. hediyelik eşya dükkanlarına gidip kendimi kaybeder, onlarca tütsü alırım. sonra heyecanla evde açıp, itinayla seçerek yakarım. oyş bir acayip oldum. günde 4 5 kez bu işlemi tekrarlarken, kendimden geçerim.
her şehirden mutlaka 1 kaç kutu aldığım ve her kutuda 3 4 tane bıraktığım kalanları kokladıkça bana gezdiğim yerleri hatırlatan malesef kanserojen ama mükemmel kokanları olan yakıntı.
(bkz: yakıntı ne ya)
(bkz: bağlayamadım cümleyi)
edit: imla