Bir gecede 23 ayrı noktasında -tabi ki Ege ve Akdeniz kıyıları- yangın çıkan ülke.
Açık açık kasıt olduğu biliniyor artık. istanbul'da, Adana'da arabaları, minibüsleri kundaklayanlar kimlerse bu yangınların en az yarısı da onlarla aynı kafada insanlar tarafından çıkarılıyor. PKK ve destekçileri sadece silah alıp dağlarda adam vurmuyor, aramızda türlü türlü hainliklerine devam ediyor. Hem de ateşkes ilan edilmesine ve demokratikleşme paketinin Eylülde açıklanacak olmasına rağmen.
Facebook'ta istanbul'da oturan bir kız, "Amed güzeldir tabi, ülkemin başkenti olacaktır" diyebiliyor.
Siz hala eylül ayındaki demokratikleşme paketinin Türkiye'yi önü alınamaz bir ülke haline getireceğini, büyük Osmanlı imparatorluğunun canlanacağını, ümmetçiliğin bizi birleştireceğini düşünerek avunun.
her kafadan bir ses çıkmasına rağmen orkestranın kendisi için çalmaya devam ettiği, sürekli '' hayat devam ediyor '' adlı şarkıyı çaldığı, binbir türlü olaydan başı ağrısa da bizden şikayet etmeyen sevgili ülkemiz.
yıllardır süre gelen çatışmaların, ırkçılığın, cinayetin, tecavüzlerin ve nice sayamayacağım bir çok çirkinliğin ülkesi. nazım'ın söylediği cennete çomak sokulmuş, benim güzel memleketim diyemeyeceğim bir bok çukuru adeta. gel gör ki insan da bu pisliğin bir parçası olmuş, eli cebine girenden haberi dahi olmadan akrep misali sokuluyor. fareli köy olduk, kavalcımız övülüyor.
felçli bir ağız gibi. herkes ağzın sağ ya da sol yanının felçli olduğunu sanıyor. felçli olmayan tarafının gülmesini bekliyor. öbür tarafı nasıl güldürurüz, öbür taraf nasıl bu hale gelmiş diyen yok. öylesine komşular, hayırsız evlatlar gibiyiz...
hâlâ ciddi ciddi tek adam sistemine inanan insanların yaşadığı ülke. dibimizdeki avrupa'da tek adam, mutlak güç, lider olma, diğerlerini yok etme hevesindeki pek çok kişi **** ve hatta yıllar önce kilise tarihe karışmıştır. ulan hayalini kurduğunuz osmanlı devleti'nin koskoca padişahlarını bile bazen kıçıkırık yeniçeriler öldürebildi. tek adamın peşinden gitmeyi bırakmamız lazım. ister sağcı, ister solcu olalım.
ahlak anlayışı çok gariptir. hırsızlıkla, yalanla, ikiyüzle, yavşaklıkla, dedikoduyla, soytarı yalancı siyasetçileriyle başlar.
bir genç kızla, ergen bir oğlanın el ele tutuşmasıyla biter. 18 yaşındaki bir kızın 3 parmak boynundan göğsüne olan aralığıyla biter.
bizim kadar yavşak, medeniyetten uzak, ahlak anlayışını götünden anlamış başka bir millet var mı acaba. çatır çatır eşşek sikerler, ki anadolu kültürüne azıcık hakim olan birisi bilir bunu. normaldir bu onlar için. çapkınlıklar, torunu yaşındaki kızlara abaza abaza bakmalar. ama bir çift gördüklerinde. cık cık cık. toparlayamadım da amına koduğumunun yazısını. sikerim ya.
çelişkilerle dolu, ortada kalmış bir ülkedir. ne doğuludur, ne batılı.
Bugün akşam yemeğinde anneanne evinde bira içiyordum, yukarıdaki komşunun türbanlı torunu evin önünden geçerken çocukluk arkadaşım olduğu için bana seslendi ve biramı bıraktım sarıldık, muhabbet ettik ve en önemlisi kimse kimseyi yargılamadı.
Demek istediğim şu ki Bu ülkede komşuyu komşuya düşman edemez kimse, hayat tarzı olsun, görüş farklılıkları olsun, bu ülkede bizi düşman etmeye çalışanlara inat daha çok sarılacağız, inadına bırakmayacağız.
bu intikamcı siyaset, bir ülkeyi yönetim açısından ne kadar yüceltir hiç düşünüldü mü ? bugün ergenekon dan üzüntü duyan, canı yanan insanlar, meydanlarda devranın dönmesini sabırsızlıkla bekliyor diyor !
peki gerçek suçlulara ne oluyor ? hiç düşünüldü mü ?
hiçbir şey !
marmaris'te ki ressama ne oldu ? kenan evrene ne oldu ? abdullah öcalan neden hala imranlı'dan direktifler verir durumda !!?
asıl suçlular bugün ülkenin söz sahipleri iken, azıcık suçu olan insanların içeriye girmesine göbek atan, methiyeler okuyan insanlar neden bunları sorgulamaz ?
13 yaşında ki kıza tecavüzde bulunan hüseyin üzmezi koruyan hükümetin bu dava da ki başrolcülüğünü nasıl sevinç gözyaşlarıyla karşılayabilirler ?
14 yaşında ki kıza 20 kişinin taciz etmesi sonucu, hepsinin berat etmesine, bu hükümetin şakşakçılarının vicdanı hiç mi sızlamaz ?
eğitim seviyesi yükseldikçe oylarımız düşüyor diyen bir hükümetin nasıl olurda ilerici politikaları olabilir ?
kafayı karıyla, kızla, hamileyle bozmuş sapık zihniyette ki oluşumun demokrasiye samimiyeti ne kadardır ?
bir tane bile delil gösteremeyen yargı nasıl olur da insanları bu denli içeri tıkar ? (hepsinden bahsetmiyorum bkz : veli küçük )
evrime inanıyor bu diyip içeri atılan insanlar, suç delili olarak nutuk kitaplarının gösterilmesi bir yana dursun, nasıl olur da haburdan içeri giren pkk lılar davullarla zurnalarla karşılanır ? hadi karşılandı nasıl cezai işlemde bulunulmaz ?
abdullah öcalanın yakalanmasında, tutuklanmasında ve yargılanmasında aktif rol oynayanlar nasıl olur da bugün terörist diye içeri atılır ?
türkiye de türk bayrağı satan insanın içeri alınmasına alkış tutanların ermenilerden ne farkı vardır ?
nasil olur da hala bu yandaş medyadan kesitler toplanarak düşüncelerine destek verenler kendilerini bu denli kandirabilir ?
içinde yaşayan insanların meğer ne kadar nefret doluymuş dediğim güzel ülkem. Kürdü "bana haksızlık edildi." der. Dincisi "bana haksızlık edildi." der. Solcusu "80 devriminde bana işkence edildi." der... Bu böyle gider.
ASıl altta kalan köylüsü ve orta direği bu ülkenin çilesini çeker ama ne haksızlıktan ne haktan haberi vardır. Boynunu kırar, ocağında tarhanasını tüttürür, memleketinde getirdiği kuru soğanı yumruğuyla parçalayıp paylaşır acısıyla birlikte. Ah o memleketten gelen bulgur, soğan, un, tarhana da olmasa...
Orta kuşakta yer alan üçüncü jeolojik zamanda oluşmuş oldukça zengin kaynaklara sahip üç tarafı denizlerle çevrili kıvrımlı dağlardan oluşan belirgin şekilde 4 mevsimi yaşayan ve dünyadaki cenneti sunan güzel ülkemdir.
küresel para çetelerinin bir türlü elini üstünden çekmediği güzel ülke. bu topraklara yerleşilirken yapılan tek hata güneydoğu anadolu bölgesini de sınırlar dahiline almak olmuştur. bölgenin zengin yeraltı kaynakları batılı güçleri cezbetmiştir ve ülkeyi parçalanma aşamasına getirmiştir. o bölgeden çekilmedikçe maalesef kalkınma söz konusu değildir.