halkının ağırlıklığı çoğunluğunun demokrat olmayı bırak, demokrasi sikinde bile değildir.
(bir bölümünün menfaatine göre demokrasi, menfaat bitince deveye diken insana siken demesi de bundan)
besim tibuk zamanında türkiye için en iyi idare şekli parlementer monarşidir falan demişti de ne diyor lan bu herif demiştim.
bugün bir düşündüm de adam çok haklı lan. ciddi derecede hem de.
bu seçimlerden çıkarttığım sonuç maalesef. her zaman umutla baktım ama demokrasiyi anlayacak, özümseyecek, benimseyecek gibi durmuyoruz çünkü inanılmaz bireyciyiz.
bu bireyciliğin bir ağırlığı maddi, bir ağırlığı manevi.
pragmatist değil, çok romantik türk insanı.
kimi severse sevsin, sevgisi psikopatça... akıl mantıkla sevmek yok.
zaten başka türlü bir erkek hiç tanımadığı bir diğerini ısırıp yalamayı düşünmez.
yine hakkında hayırlısı...
bırakıp gidemiyoruz ki... bağımız, bahçemiz var burda; umutlarımız var hala.
7 haziranı resmi bayram ilan etmesi gereken ülkedir. ayrıca türk tarihine aydınlanma çağı olarak bu çağın geçmesini istiyoruz.( yada sadece ben istiyor da olabilir)
(bkz: 7 haziran 2015 türkiyenin akp işgalinden kurtuluşu)
yeşil pasaportlu bir arkadaşım, sigortalı bir işe başlayınca yeşil pasaportu teslim etmek için emniyet müdürlüğüne gitti. yasa gereği yeşil pasaport geçerliliği için BEKAR ve öğrenci olmak lazım. adam evlendi üstüne birde işe başlayınca gidip teslim edip geleyim dedi, çıktı evden. (Dürüst bir adam, yasalara saygılı bir birey) 1 saat oldu olmadı tekrar geldi eve. elinde duruyor yeşil pasaport. bende sordum direk:
- ne yaptın teslim etmemişsin pasaportu?
+ kanka polise durumu anlattım. pasaportu teslim etmeye geldim dedim, biri seni ihbar etmedikçe kullanırsın sen onu, dursun sende yaaa, gezersin lazım olur dedi.