kimse kusura bakmasin ama boyle ulkeye du$man olmamak elde degil. hakkin yeniyor, tepede bir grup insan insanlari kullaniyor. ses cikarani eziyorlar. nereye kadar gidecek abi boyle?
yakında pimi çekilecek olan ülke. ben diyeyim 5 siz deyin 10 sene sonra olayların şekli tamamen değişecek. bu kadar insan çeşidi olan ülke de egemenlikten söz edilemez.
şimdi saymaya kalksak, kürdü,lazı, osu busu diye. en az 20 millet çıkar amk. (aslında saçma sapan hepsi öyle kendi kafalarında başka milleteniz diyorlar da neyse)
bu yüzden bu ülke artık son demlerini yaşıyor. devam etmez. durdurmak için ya devlet bir taraf seçecek, ya da devletin değişip adam gibi karar alınacak. yoksa ya işgal edileceğiz, ya da iç savaş çıkacak.
akp'dir, sucukçu muhasebecisidir, i. melih gökçek'tir, rasim ozan kütahyalı'dır, engin ardıç'tır, fatih terim'dir, emre belezoğlu'dur, volkan demirel'dir, ozan ılıcalı'dır, fethullah gülen'dir, said-i kürdi'dir, cübbeli ahmet'tir, kadir mısıroğlu'dur, ali ağaoğlu'dur, ayakkabı kutusudur, "ahh kardeşlerim ahh..." yalanlarıdır, her akşam karanlık bastığında market çöplüklerinden atık sebze toplayan türbanlı kadınlardır, ak saray'dır, soma'dır, ermenek'tir, bir yandan canını kaybettiği için feryat ederken, diğer yandan sarıldığı bakana "kusura bakmayın bakanım. özür dileriz sayın bakanım" diye yalakalık yapan insan(!)lardır, gazisine "hayvan oğlu hayvan" diyenlerdir, bunları koruyup kollayanlardır, şehit babasını dava edenlerdir....
"onca ülke varken neden lan, neden.." diye düşündüren ülke.
bu ülkede doğmakla ve yaşamakla vahşice ve merhametsizce cezalandırıldığımdan mütevellit önceki hayatımda kitlesel soykırım falan yapmış olmalıyım. şempanzeleri gözlemlemek için aralarına karışan darwin gibi hissediyorum. fakat onun tersine şempanzelerle zerre ilgilenmiyor ve bu doğal habitattan derhal kurtulmak istiyorum.
erkekleri ve kızlarının ilişkiye girmek olaylarını hep bu yurt dışından falan özenip tam olarak tutturamadığı şey.
bir yabancıyı getirin asimile edin o da tutturamaz. hep kopuyor ipin ucu. bu yurdun topraklarında bir şeyler var.
Kendi ayağına sıkmakta olan ülke. Ama halkı durumdan bihaber.
Osmanlı saçmalıklarını bi kenara bırakın olaya sosyolojik bir açıdan yaklaşalım: Yugoslavya parçalandıktan sonra kurulan o birkaç işe yaramaz, bağırsa sesi duyulmaz, sıçsa kokmaz ülkeye soruldu: Siz bütün bu noktaya gelirken ne yapıyordunuz kardeşim, hiç mi fark edemediniz, hiç mi bir çözüm bulamadınız?
Alınan yanıt çok ilginçtir: Çoğunluk valla biz dizilere o kadar dalmıştık ki harbi anlayamadık der.
Türkiye'de şu anda sadece tek bir kanalda 15 dizi yayınlanıyor, ratingler'de ilk sıralara diziler hakim, insanlar gece dizi izlemekten başka bir şey yapmıyor.
sanatçısı; götünü açar, mix programlarıyla "beste" yapar.
bilim adamı; yandaştır, kim tepedeyse bilgileri ona göre değiştirir.
aydını; ülkeye söver, ama hiçbir şey yapmaz.
halkı; petrol 50 kuruş ucuzladı diye bayram yapar, ama hala d
Dünya' nin en pahalı petrolünü kullanır.
girişimcisi; dandik mallarını sattırmak için bir telefon etmeyle bütün ithal alet edevata vergi uygulatır.
inşaatçısı; bütün sit alanlara bina yapar, Hemde depreme en dayanıksızından.
din adamı; ayda 600 milyar maaş alır, 1 000 000 TL' lık arabalara biner, ama hala utanmadan "israftan kaçının" diye vaaz verebilir.
genci; aklı sadece sikiş sokuştadır, sınavlarla hayatı mahvolur.
askeri; henüz tecrübesiz ve 20 yaşında toy çocuktur, bir teröristin kurşununa kurban gider, şehit olur.
sporcusu; doping kullanır.
kadını; bedenini bir ödül veya "kemik" olarak erkeklere gösterir ve istediği herşeyi yapar.
erkeği; kadın bedenini meta olarak görmeyi meşru hale getirmek için her türlü haltı yer.
Annesi; çocuğuna iyi bir gelecek kurmak ister, ama imkânsızlıktan yapamaz.
köylüsü; ürün hızlıca yetişsin diye hormon kullanır, zaten tarım hayatı ülkede bitmiştir.
eğitimi; üniversite sınavında 250. olmayı üstün zekadan sayar, mal gibi nesiller yetiştirir.
işçisi; en donanımlısı bile 1xxx' ki rakamlara tamah eder, çoğunun can güvencesi yoktur, her duruma "şükür" eder.
memuru; çoğu kez işini yapmaz, çünkü memurluğu yan gelip yatma yeri olarak görür.
kısacası; boku çıkmış ülkedir. elinde gücü ve parası olan herkes ama herkes istediği gibi kendinden alt kesimlerin hayatını mahvedebilir ve hesap vermez.
nüfusunun en azından yaklaşık 25-30 milyon azalması gereken ülke.
kuş gibi hafifleriz şerefsizim. artık iç savaş mı çıkar, suriyeliler ve kürtler ayrı devlet mi kurar, eğitimli nüfus toptan avrupa'ya mı göç eder bilemiyorum ama bu şart. avrupa birliği'nin de üyeliğimize sıcak bakmama sebeplerinden birisi budur. en az 20-30 milyon potansiyel göçmeni haklı olarak istemiyorlar. hatta ellerindeki göçmenleri de bize kakalamaya çalışıyorlar.
neticede uzun vadede niteliğin nicelikten daha önemli olduğunu acı tecrübelerle öğrenecek olan ülkedir. umarım bu acı tecrübelerden sonra iki dünya savaşından hezimetle ayrılmış olan almanya'yı örnek alıp yaralarımızı sarabiliriz.
nedense son zamanlar da kendi insanının kücümsediği ülke. sanırım bu diğer ülkeleri tam araştırmak yerine tv de yansıtılan güzelliklerine bakıp o ülkeleri 4-4 lük sanmalarıdır.
Tüm dünyada oldugu gibi işine gelince gercekleri hep tersine ceviren insanları barındıran ülke (üste cikmak icin yapiyor insanlar bunh cogu zaman)ama yavaş yavaş bu huyun boku cıkariliyor.