müslüman ülkelerin en çok sevdiği ülkelerden biri olduğuna kanaat getirdim. şöyle ki: bir aylığına gittiğim londra'da tanıştığım, ingilizce kursuna benim gibi dışardan gelmiş olan filistinli, pakistanlı, bangladeşli, türkmenistanlı arkadaşlarımdan türkiye'ye gelmek istediklerini; türkiye'yi, türk dizilerini, oyuncularını sevdiklerini vs. çok işittim.
askeri şehit, futbolcu şikeli, sınavı şaibeli, interneti yasaklı, gazetecisi tutuklu, mizahı sansürlü, paşası içerde, teröristi dışarda olan güzel yurdum. tüm bunlara rağmen halkı hiiç ses çıkarmaz, otlanmaya devam eder. yedikleri otlarda mı sıkıntı var yoksa zihinlerinde mi... orası zaten açık.
yabancı ortaklı firmalarda çalışmak. adidas ayakkabıyla sükse yapmak,iphone dan facebookta durum güncellemek. passad binip tofaş şahini küçümsemek.
önce hayatlarımız satın alındı. mutluluk bize parayla satıldı. sonra birbirimize kırdırıldık. doğulu olduk, solcu olduk, ateist olduk, şeriatçı olduk, alevi olduk, kadın olduk, erkek olduk, dul olduk, orospu olduk, travesti olduk, ibne olduk, fenerbahçe li olduk, galatasaray lı olduk, sen olduk ben olduk... olamadığımız tek şey belki de biz olmaktı.
önce hayatlarımız satın alındı,
mutluluk bize parayla satıldı,
sonra birbirimize kırdırıldık,
hepimiz bir şeyler olduk,
hiç birimiz biz olamadık.
b2 yasası aslında en güzel ilandır,
m2 si 8.5 liradan satılık mülk,
asya ile avrupa arasında köprü olmuş, geçmişinde milyonlarca hayatı ve tarihi barındıran, altında en verimli kaynakları olan, yıllarca tarım ülkesi olmaktan utanmış, yıllar sonra teknoloji ile tanışınca kendini bir bok zannetmiş, 670 lira asgari ücretle işsizliğin düşmesini haklı gurur sayan, bir buçuk milyar nüfuslu çin ülkesi ile yarıştığını zanneden, geleceğin en değerli madeni sayılan zengin su kaynaklarını gün be gün kirleten ve en önemlisi ayrışmaya 5 dakika konuşma mesafesinde m2 8.5 liradan satılık ülke.