onuruyla , şerefiyle bizi korumak için mücadele eden. gerekirse bu uğurda canını verendir.
terörle mücadele olsun , narkotik olsun , trafik olsun hepsi aynı mücadeleyi vermektedir.
dolayısı ile ülke bütünlüğünden , düzenden ve sistemden rahatsız olan postalcı/pkk sevici çakma solcu tayfasınca sevilmez.
aslında hiçbir şey bilmeyip sadece bu zavallı insanlık yoksunlarının dediklerinin tersini yapsanız bile ülkemiz çok daha iyi bir yer olur. garanti veriyorum buna. bunlar ne derse tersini yapın hayatınız çok daha güzel olacaktır.
şanlı şerefli güvenlik görevlileridirler. emir komuta zinciri ile harekat eder, vatanı terör, istihbarat, kaçakcılık, bilişim, asayiş vs gibi konularda olumsuz gelişmelere karşı güvenlik altına alır.
polisin toplumsal olaylarda vatandaşa müdahile etme tarzı genel anlamda beğenilmez. bu anlamada polisin bir hatası olmadığını ifade etmeye çalışayım. teşkilatta ekkm(emniyet komuta kontrol merkezi) adında birim vardır. bu birimin görevi toplumsal olaylara karşı alınacak önlemlerin amirler tarafından astlara iletilmesini sağlar. kimdir bu amirler. ilde vali, ilçede kaymakam. bir örnek verecek olursak silsile yolu şudur.
örnek: öcalanın yakalanmasını yıl dönümünde alınacak önlemler.
içişleri bakanlığı, bakanlık müsteşarı, emniyet genel müdürü-vali, il emniyet müdürü-taşra teşkilatı, ilçe emniyet müdürlükleri-kaymakam, ilçe emniyet amirleri ve en son konu ile ilgili birim. konu hem terör hem de toplumsal bir olay olduğu için. görevlendirilecek birim tem, asayiş ve illerde çevik kuvvet, ilçelerde merkez karakolunda çalışan tem, asayiş ve karakolda görevli polis memurları. ayrıca yol güvenliği için trafik birimi de görevlendirilir.
yani herhangi bir konuda topluma müdahale etme kararını polis almaz, alamaz. buna yetkisi de yoktur zaten. adli konularda ise amir savcılardır. savcı yazılı veya şifayen emiri verir poliste bu emir i yerine getirmekle mükelleftir. yine bu konuda da polisin kendi başına hareket etmesi mümkün değildir.
her kamu kurumu da, özel sektörde, işletmelerde vs çalışan insanların arasında çürük elma olacağı gibi emniyet teşkilatında da çürük elma vardır. dikkat ederseniz olabilir falan yazmıyorum ''vardır''. ama bu demek değil ki tüm teşkilat şerefsiz. bunu bu tarz algılayanlar canın dişine takarak çalışan, gerekirse evine, eşine, çocuğuna karşı sorumluluklar vatana hizmetten sonra gelen bir polis memurunu toplumsal olayda jop kullandı diye itin götüne sokmak çokta adil- etik bir anlayış değildir.
o meşhur jop kullanan birim çevik kuvvettir. (teşkilata yeni giren memurlarda oluşan kadronun sicili yine meslek hayatının ilk yıllarında bu birim de bozulur. sanmayın ki ''polis haksız'' yere jop kullandı bu onun yanına kalıyor.) müdahale etme tarzını yine yukarıda yazmış olduğum şekilde alır. herhangi bir toplumsal olaya karşı alınacak tavır, emir komuta dahilinde gelişiyor olsa da olaydaki anlık gelişmelerde müdahale tarzının değişikliğine sebebiyet verebilir.
sözün özü: kişisel anlamda ufak tefek bilindik durumlar karşısın da hiç bir zaman türk polisi ile karşı karşıya gelmedim. yasalara uygun hareket etmeye çalışan bireyim ve daha ''kaba etime'' jop yemiş de değilim. hak arama yöntemim ise sokağa çıkıp bağırmak, taşkınlık yapmak değil hukuki yoldur. tavsiyem de hukuki yolun izlenmesidir.
kaldırım taşlarını söküp kendisine atan chp'li sahte öğretmenlere(!) su sıkarak cevap veren polis.
bir yanda valilikten izin almaya bile tenezzül etmeyen, devletin polisine halkın kullandığı kaldırım taşlarını söküp barbarlar gibi fırlatan öğretmenler(!) bir yanda izinsiz gösteri yapanları dağıtmakla mükellef olan polisler.
not: bu arada ben hayatım boyunca anadolu kasketi takmış öğretmen görmedim. gören varsa beri gelsin. öğretmenmişşş peh. hiç mi öğretmen görmedik. şuna düpedüz belediye işçileri desene...
öğretmeni döv, taraftarı döv, karşıt görüşü döv, emri altında olduğu cemaatin karşıt cemaatlerinin ileri gelenlerini kumpasa getir, öyle bi kaldırsınlar ki götünü bi ara başbakan'ın yanındakilere mit'çilere kadar dadan.
eskiden emir-komuta zinciriyle çalışırlardı ve birileri düğmeye basar bu arkadaşlar uygulardı. şimdi liderlerinin fetvaları sonucu hareket ediyorlar. sadece iplerini tutan değişiyor, kendilerine biçilen rol aynıdır her daim.
türkün polisi. başka devletin polislerinden kat kat iyidir.
not: polisler kim başa geçerse mecbur onun kölesi gibi oluyor ve piyon gbi kullanılıyorlar orası öyle.
içinde gerçekten iyi olanları vardır belki, bilemiyorum. lakin benim gördüklerim jopla, tomalarla saldıran cinstendi. otobüse soktuklarında beni bayıltanlardı. gözümü hacettepe'de açtığımda yine yanımda olup ifade vermemi bekleyenlerdi.
yusuf yusuf polisleridir bizimkiler, gözü hiçbir zaman örgüt ile ilgili olan olaylara müdahale etmeye yemez niye?
şerefsizler molofundan, taşından,havai fişeğinden tam tehcizatlı olarak gelirler. biz elimizde sadece pankartlar ama utanmasa yatırıp s*ecek.işte böyledir polisimiz eşitlik ilkesi öğretilmemiştir bunlara.
Tek tek melek gibi insanlardır. Ciddiyim bak. Yıllarca iki tanesiyle altlı üstlü oturduk. Efendilikleri, utangaçlıkları, höt dediniz mi rahatsız ettikse çok pardon diye alttan almaları falan...hayret vericiydi. Hastaysanız geceyarısı kar fırtına demez gider eczane bulur ilaç getirirler, hatta ekip otosundan falan isterler o derece.
Gel gör ki bir araya gelince garip, canavar ruhlu bir organizma olup çıkıyorlar. Çözemedim bir türlü ben polisimizi.
dün gece, şampiyonlar ligi şampiyonu olan fenerbahçe universal voleybol takımını karşılamaya gelen taraftara acımasızca vuran polistir. 12 yaşındaki bir kızın ayağı kırıldı. küçücük kızdan ne istiyorsunuz şeref yoksunları? nevruz ayağına yatarak esnafın dükkanlarını yağmalayanlara öküz trene bakar gibi bakıyorsunuz. burada gururlanmanız gerekirken yaptığınız davranış bu ülkeden bir bok olmayacağının göstergesidir. hepiniz birer piyonsunuz. fenerbahçe taraftarı bu yapılanları asla ve asla unutmayacak.