Tamamen ezbere dayalı bir sistem. Ne bilime ne sanata teşvik eden hoca yok gibi. Ders kitaplarını söylemiyorum bile. Ne edebi kitap okuturlar ne de adam akıllı ders verirler. Köklü ve sağlam bir sistem lazım.
olmayan sistemdir.
inanın programlar uygulansa o kadar yararlı olur ki bütün titizlike hazırlanmış inanilmaz bir müfredat var.ogretim teknikv ve yöntemler çok güzel hem ögrencinin derste sıkılmamasıni hemde ögrenmesini saglıypr. Örneğin istasyon mükemmel bir teknik sonra akvaryum ögrenci birey olduğunu kendi düşüncelerini söylemesi gerektiğini ve karşıdakinin fikirlerine saygılı olmasını öğreniyor. bütün bunlari uygulayan biri olarak diyebilirim ki sadece emek istiyor. ama gel gör ki birçok ögretmen okul kitaplarından işlemez. Kazanimlara defter doldurmak için bakıyorlar. kadin 15 yıllık ögretmeb küme çalışmasının ne olduğunu bilmiyor !!! söyleyeceklerim bu kadar.
Çocukların Cuma akşamüzeri eve dönüşteki mutluluk ve tebessümlerini Pazartesi sabah okula gidişte de temin edebildiğimiz gün eğitimciler olarak işimizin yüzde ellisini yapmış sayılırız.
Başarı, sevmekle başlar.
Muvaffakiyet, mutlulukla gelir.
Zor, farkındayım lâkin aynı mantık üzere, öğrencilerin Beden Eğitimi dersine giderkenki koşar adımlarını Fizik dersine girerken temin edebildiğimiz, Müzik dersindeki "su gibi akan zaman" izafî vakit kavramını Matematik dersi esnasında da hissettirebildiğimiz gün de işimizin diğer yarısını tamamlamış oluruz.
süleyman seyfi öğün siyasi partiler için ; partiden çok işletme gibiler demişti.
o' na ithafen türk eğitim sistemi de siyasi partiler gibi değerli hocam.
iktidarlar gelir ve dönemini kurtarır , beşeri yatırım havada kalır , nesiller tükenir.
Üniversitelerde bile saçma sapan dersler veriliyor. iş hayatında lazım olabilecek hiçbişey vermiyorlar. Zaten iş hayatındada dürüst olursan para kazanamazsın. Hepsi bağlantılı...
Bir örnek ile açıklamak istiyorum. Amcam Almanya'dan kesin dönüş yaptı ve kuzenlerim burdaki okula başladı. Müthiş bir fark var. ingilizce eğitimi mesela yenge bu kadar kötü olmasına şaşırdı. kuzenlerimin en iyi dersi ama böyle devam ederlerse kötüye gidecekleri belli. Sonrasında çaldırılan müzik aletleri mesela flüt,melodica gibi normal müzik hayatında karşımıza hiç çıkmayan müzik aletleri. Kuzenler almanyada keman ve saksafon çalıyordu. Bir diger şey ise istiklal Marşı gençliğe Hitabe gibi şeylerin bize zorla ezberletilmeye çalışılması yani tamam okuruz da istiklal Marşının on kıtasını ezberleyip gelin soracam diyen bir hoca bize ne katmış oldu merak ediyorum. Aralardan kıta sorunca hep afallar kitaba bir bakış atıp altından kalkmaya çalışırdik. Her Hali ile kötü ufku hiçbir şekilde genişletmeyen laboratuvar ve bilumum eksiği olan bir sürü okul var. Ancak buna da şükür diyebileceğimiz bir de ülkenin doğuşu var ne yazık ki. Okul demeye şahit binalar yığını. Ülkedeki potansiyele gerçekten yazık.