öğretmeye ya da ezberletmeye dayalı olmasından ziyade öğrencileri yontarak bir şekle sokma amacındadır. Bu şeklin kimlere uygun kimlere uygun olmadığı ise muallakta. Sisteme uygun olmadığını düşünüp direnen nadir insanlar hayatta başarılı olmuş, sisteme göre kendini değerlendirenler ise malesef telef.
Bütün sorumluluğu eğitim sizteminin üzerinde olacağı değerlendirilecekse başarısız ve yetersiz olan eğitim sistemidir. Ancak eğitim sisteminin yetersiz olduğunun farkında olup çocuklarını tamamiyle bu sisteme teslim edip onlarla yeterince ilgilenmeyen velilerin de bu konuyu bir düşünmesi gerek.
Bu sistemin mevzunları, büyük oranda yine bu ülkede emeklerinin çıktısını almaktadır. Biraz daha çabalayanlar emeklerinin karşılığını alıyor. Herşeyi sisteme yükleyip yakınmak yanlıştır. Birileri sistemi düzeltene kadar sistemin eksikliklerini tamamlamak maalesef ki bizim çabamızla olmak zorunda.
yıllar önce (sanırım 90'ların ortalarında) kredili sistemin getirilmesiyle çökertilmesi adına ilk darbelerini alan ve günümüzde tüm idealist öğretmenlerin çabalarına rağmen en azından bana karşı hiçbir inandırıcılığı kalmamış sistem.
öyle bir şey cidden var mı lan 17 bin tane birinci ne demek hahahah.
eğitim de yok sistem de. türklük özellikleri de kalmamış insanların. başlıkta sözü geçen 3 kelimenin de karşılığı yok bu ülkede.
Üniversite eğitiminin ilk yılında bolca tartışılan mevzu. Tartışanlar da Allah'ın öğretmenlik okuyanları. Tabii ki boş boş şeyler konuşur ve susarlardı.