tam anlamıyla yaratılmak istenen Türkiye'ye uygun bir sistemdir. kimse şikayet etmesin. Türkiye bilimde, teknolojide, sanatta ilerleme düşüncesi olmayan bir ara eleman ülkesidir. Avrupa ve amerikan şirketlerinin ürünlerini birleştirip yerli ürün diye piyasaya sürer. tohumu ve gübreyi bile yurt dışından alır. pantolon diker, italya'ya yollar. adamlar etiketi basar Türkiye'ye 10 katı fiyata geri satarlar. bizim ülkemiz budur. böyle ülkeye de lazım olan sistem budur. işini yapsın yeter, düşünmesine gerek yok.
aptal politikacıların istediği gibi devamlı değişen,zekanın köreltildiği, okumuş cahil çoğaltan, kalitesinin parayla orantılı olarak değiştiği, boktan sistemdir.
gençleri hızla değişen dünya koşullarına adapte etme amacıyla şekillendirilen, hızlı ve radikal değişiklikleriyle zayıf olanları eleyen, 300 misali az ama sağlam başarılı bireyi hedefleyen eğitim sistemi. şu an verimsiz görünebilir ama bir gün dünyada ani değişikliklerin yaşandığında farkımızı ortaya koyacağımıza inanıyorum.
boku çıkmış eğitim sistemidir. sınavları müfredatları değiştirmekle globalleşen dünyaya ayak uydurulmuyor tersine mallaşıyoruz.
asıl değişmesi gereken çocuğun yetilerine göre değil puana göre yönlendirme sistemidir.
nereden biliyorum? 7 sülalem öğretmen oradan.
Derslerin zorluğu ve öğrencilerin anlama oranını göze alırsak hiÇbir işe yaramadığı istatistik aÇıdan kanıtlanmış sistem hatta sistemciktir. Sistemcik şöyle işler ; dersi zorlaştır öğrenci anlamasın , öğrenci anlamasın o zaman yetişemesin , yetişemesin ki düşünemesin , düşünemesin ki koyun edelim. Böyle bir sistemcikte sürüklenip gidiyoruz işte.
dünyanın en boktan sistemidir. ilk istifa edenler bunlar olmalıydı.
çünkü geleceğimizle oynuyorlar. öğrencinin kafasındaki mesleğe göre eğitim vereceklerine hepsine trigonometri, polinom , ıvır zıvır öğretiyorlar. neredeyse somut bir şey yok . sayılar, şekiller , teorik bilgiler . daha deneysel olmalı.
bu ezberci sistemin mutlaka değişmesi lazım yoksa sonumuz pek iç açıcı durmuyor.
4+4+4 ü çok iyi uygulayabilsek sorunları çözme noktasına geliriz aslında.
ama birinci 4ten sonra çoğunluğu imam hatip e yönlendirirsen bu sistemden hiçbir şey olmaz. sırf başbakanı imam hatip mağduru diye ülkeyi bu kadar imam hatip okullarıyla doldurmak bizi bir yere götürmez.
öğretmen liseleri bile imam hatip okullarına dönüştü. korkuyorum fen liselerinin de başına bir şey gelecek diye.
neyse ne diyorduk 4+4+4.
herkes matematik çözecek diye bir şey olmamalı. ya da herkes ingilizce konuşacak diye ya da herkes sosyal bilimlerde uzman olacak diye ya da herkes mükemmel resim yapacak diye bir sistem olmamalı.
4.sınıfta sonra -burada veli ve öğretmene çok iş düşüyor- çocukları yapabildikleri alana ve okullara yönlendireceksin.
matematik okulları-sosyal bilim okulları- yabancı dil okulları- spor okulları vs vs.
lise çok geç bunu için.
ha matematik okulundaki öğrenci o alanda uzmanlaşacak en verimli olduğu dönemde. diğer derslerle boğmayacaksın onu. mümkünse hiç göstermeyeceksin o dersleri. ya da sınavla sorumlu tutmayacaksın o derslerden.
yabancı dil okulundaki adam sadece yabancı dil dersi görecek. matematik vs uğraşmayacak.
spor okulundaki adama spor dışında pek boğmayacaksın.
zaten hep bundan kaybediyoruz. lise 1 de öğrenciyi 15 dersten sorumlu tutuyoruz. her şeyi yapmasını bekliyoruz. insaf. matematikten anlamayan adama 15 yıl matematik gösteriyoruz.
ya da yabancı dile yatkınlığı yok ama 10 yıl yabancı dil öğretmeye çalışıyoruz.
sistem aslında bu şekilde olsa tıkır tıkır işleyecek. herkesi yapabildiği alana yönlendirirsek ülkenin kalkınmaması için hiçbir neden yok. futbol dışında kafası hiçbir şeye basmıyorsa çocuk bırak futbolcu olsun. ama biz doktor yapmaya çalışıyoruz çocuğu.
her yere imam hatip okulları açmakla sistem düzelmez.