oyuncular hep aynı, tiplemeler hep aynı, senaryolar ve senaristler hala aynı hatta birinin babası yaşlanıyo onun yerine kızı geliyo diziye veya sektöre. dizilerde bir sanattır fakat siz bunu belediyeye adam sokmakla karıştırdınız heralde? malesef rezalettirler ama yine de kardeş payı, leyla ile mecnun, behzat ç, 1 kadın 1 erkek 2 çocuk veya işler güçler gibi diziler olduğu sürece idare edecektir.
mükemmeli var iyisi var kötüsü var rezili var lakin şöylede bir gerçek var amerikadan sonra en fazla dizi ihraç eden ülkeymişiz pazarlama diye buna derim.
ilk sezonunda etrafa parıltı saçan kesin tutar bu dedirten ama ikinci bilemeden üçüncü sezon her haltı aşkı meşke bağlarlar, despot herifler masum karakterlerimizin hayatına girerler ve dizide allak bullak olur ve final. bazı diziler vardır ki tamamen acıtasyon üzerine kurulu, bazı dizilerde yazın gelişine temsili şımarık veledleri konu alır. böyle bir piyasa iken burada yapılmış çok az ama çok kaliteli dizilerde vardır.
türkiye'de 100 tane dizi varsa emin olun 90 tanesinin senaryosu-kurgusu aynıdır.
o senaryolardan birkaç tane örnek vereyim.
1. aşk dizileri. bir kadın ve iki erkek arasında geçen aşk hikayesi. bazen iki kadın ve bir erkek de olabiliyor.
büyük ihtimalle erkeklerden biri kadının eski kocasıdır. diğer erkekse kadının yeni sevgilisi veya kocasıdır.
2. gençlik dizileri. bir grup gencin etrafında dönen salakça olaylar. uzatmaya gerek yok.
3. aile dizileri. bir aile vardır ki her zaman vardır. bu ailenin etrafında olaylar olur. aile içindeki olaylara dışarıdan birileri her zaman katılır. aile içindeki olaylar tüm istanbul'u esir alır.
4. arka sokaklar ve kurtlar vadisi. artık tek başına bir kategori olmuşlardır.
5. komedi dizileri. sosyal medyadaki esprileri kullananları mı dersiniz sürekli mal mal esprilerin yapıldığı diziler mi dersiniz her şey vardır. 1,5-2 saat komedi dizisi bölümü mü olur? yabancı dizilere bakarsanız 22 dakikalık bölümler ve aşırıya kaçmadan güldürebiliyorlar. zaten kardeş payı'na gülenlerin hali ortada. dizi bitti artık esprinin kralını yapsan gülmez ona göre ahmet kural o espriyi yaparsa ancak gülermiş. amına koyduğum necatisi.
özetle, türk dizilerinin yüzde 90'ı zaman kaybıdır.
eski türk dizilerine bakınca aradaki uçurumu görebilirsiniz.
eski dizilerin eşsizliği daha güzeldi.
film izlerken dahi çok sürükleyici değilse bir oturuşta bitiremeyen biri olarak en çok övülenlerini * bile izlemediğim, izleyemediğim diziler. hepsi kötü diyemem. çünkü dediğim gibi izlemedim iyi sayılanları. ama benim sorunum çok uzun olmaları. konusu etkilemedikçe filmleri bile ara vere vere izleyen, yabancı dizilerin en fazla 2-3 dakika süren intro + önceki bölüm özetleri kısmına tahammül edemeyip atlayan bünyeye bu kadar uzun süren ve bir sürü bölümden oluşan sezonlu diziler verirsen sistem çöker.