ergenlerin dilinde dolana, dolana artık edebi niteliğini kaybetmek üzere olan kitap.
düşün artık şu kitabın yakasından.
not : kitap güzel hoşda, siz böyle davrandıkça sıradanlaştırıyorsunuz. herkes okumaya çalışıyor olric aşşağı olric yukarı, adamın nice derinlikle yazdığı şeyleri facebook sözlerine çevirdiniz.
"Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim. Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor. Kimseye göstermem üzüntümü. Gündüz gülerim, geceleri yalnız ağlarım.”
Postmodern dönemi yazarlarindan oğuz atayin eseridir. Yani olric falan orijinal karakterdir ama yusuf atilganin romanlari daha guzeldir.
(bkz: aylak adam)
bir dönem o kadar bokunu çıkarmışlardı kı okumayacağım ulan diye inat etmiştim. herkes olric şöyle yap, peki efendimiz vs paylaşımlar yapıp gına getirmişti zira. şu sıralar çok satanlarda kürk mantolu madonna, elif gibi sevmek, allah de ötesini bırak vs ile uğraştıklarından ben de kitaba başlayayım dedim. yok böyle bir anlatım. dönemine göre değerlendirince oldukça deneysel ve başarılı bir anlatıma sahip. Günseli'nin noktalama işareti kullanılmayan bir konuşması vardı. e kitap okuyucudan okuduğum için boku cihaza attım, meğer basılı halinde de bu şekildeymiş. kitaptaki şiirler beni benden aldı. bilhassa birini paylaşmak isterim:
terli bir uyanıştan sonra tam üç yaşında
düştü yatağa baygın. Ağlayarak başında
Kuran okur annesi;bir açılsa gözlerin.
Ne diyorsun Allahım, duyulmuyor sözlerin.
oysa mesela selim ışık
Anlatmadan anlaşılmaya aşık
Böyle adama- darılma ama-
Yaraşmaz hiçbir güzellik
Doğduğu günden beri kalbinde bir delik
Almak için bürün sızıları içine
Her zaman utanmıştır başkaları yerine.
dört yıl önce okuduğum ve okurken en zorlandığım kitaplardan biridir. etkileyici monologlara sahiptir, sindirmesi zor bir kitaptır yani bir haftada okuyup kenara atarsanız okumuş sayılamayacağınız oğuz atay eseridir.