turgut uyar

entry1190 galeri92 ses1
    40.
  1. 'bozuk bir saattir yüreğim hep sende durur' demiş zamanında tomris uyar için yazdığı bir şiirde, işte bu bir kadını kıskanma sebebidir gerisi yalan. tomris uyar ile evliliği süresince tomris uyarın tek rakibi yine kendisi olmuştur hayatına soktuğu insan merkezdedir onun için başka kimseyi görmeyecek kadar içli ve kırılgan bir çocuktur o. ilk evliliğini ailesinin isteğiyle yapmış ve 18 yaşında baba olmuş. şiirin öyle akla bir anda gelinip kelimelere dökülecek bir yazı olduğunu düşünmez, bir matematiğinin geometrisinin olduğuna inanır. tomris uyar ile birliktelikleri süresince cemal süreyya ona dair hiç bir şey yazmamış ki sanıyorum tomris uyar sebebiyle, sadece ölümünün ardından kelimeler dökülmüştür satırlara; (turgut uyar isimli şiir) son dizeleriyle; 'öldüğü gün/ hepimizi işten attılar'. *
    son olarakta o muhteşem serüveninin kahrolası dizesini yazmalı; 'her insan bir uyumsuzluktur ölü olmayınca'
    1 ...
  2. 39.
  3. yaşadığı dönem ve çevresi dolayısıyla meşhur olan şair. bir çok şeyi gereği gibi ifade edememiştir kanımca. tabi yazdı bir kaç güzel şiirin hakkını yememek lazım. şiir diyince özdemir asaf der susarım.
    0 ...
  4. 38.
  5. 37.
  6. bir gün bu şairi tanıdığımızda, kendimizi dünyanın girilmemiş bir yerini aniden keşfetmiş gibi sanabiliriz; şimdiye dek niye geç kaldığımıza küfrederiz... ama tadına vardığımız her dizeden sonra onu keşfeden az sayıda kutsal kişiden biriymiş zevkiyle bakarız hayata ve deriz ki: "bizim gizli bir bildiğimiz var, bizim dengemizi bozmayınız!"

    ahmet oktay onun için şöyle yazmış:

    "turgut uyar değişen toplumda hep bedel ödeyen insanların tarihini yazdı gibi geliyor bana. akçaburgazlı yekta'nın, malatyalı abdo'nun tarihinden daha önemli, daha öncelikli ne olabilirdi ki? uyar'ın insan coğrafyası yeterince görülmüş ve açıklanmış değildir henüz. şiirinden süzülen hüzün, toplumumuzun üstüne sinmiş olan hüzündür. bu, o büyük harflerle yazılan tarihin mirasıdır bize.

    kuşku yok: turgut, çağdaş türk şiirinin büyük bir "ses"iydi. özgün, benzersiz bir ses. yazı'nın inanılmaz biçimde ticarileştiği bir dönemde turgut, has sanatçının tutumunu benimseyip, köşesinde yaşadı. şiirin aylasıydı gözlerinin içinde parıldıyan.

    turgut uyar'ın büyük saat'i "çalışıyor" hepimiz için. "

    alıntının sahibi: ahmet oktay (şiir atı/4 turgut uyar özel sayısı - aralık 1987)
    2 ...
  7. 36.
  8. ilk şiirlerinde garipçilerin ve ulusal şiir akımının etkisinde olan, ancak daha sonra ikinci yeni şiir akımına katılan şair.
    askeri okulllarda eğitim görmüş ve bir süre doğuda görev yapmıştır.(kars-digor)daha sonra ankara'ya atanmıştır. özellikle büyük şehire taşınmasıyla birlikte şiir anlayışında da değişmeler meydana gelmiştir. demokrat parti iktidarında artan köyden kente göç sonucu, bireyde oluşan bunalımı ve kapitalist yaşamın bireydeki etkilerini sıkça işlemiştir şiirlerinde.
    suni yaşama karşı doğal yaşamı ve tabiatı arzulamıştır. aşağıdaki alıntıda da bu görülmektdir.

    geyikli gece
    Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
    Her şey naylondandı o kadar
    Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
    Ama geyikli geceyi bulmadan önce
    Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk

    Geyikli geceyi hep bilmelisiniz
    Yeşil ve yabani uzak ormanlarda
    Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
    Hepimizi vakitten kurtaracak
    Bir yandan, toprağı sürdük
    Bir yandan kaybolduk
    Gladyatörlerden ve dişlilerden
    Ve büyük şehirlerden
    Gizleyerek yahut döğüşerek
    Geyikli geceyi kurtardık
    .......
    turgut uyar- (bkz: geyikli gece)
    0 ...
  9. 35.
  10. okurken, kutsal bir şeyler okuyormuşçasına kendimden geçtiğim şair:
    ''...
    Eylül toparlandı gitti işte
    Ekim falan da gider bu gidişle
    Tarihe gömülen koca koca atlar
    Tarihe gömülür o kadar''
    5 ...
  11. 34.
  12. Yaşamındaki ilk'ler için şunları söylemiş:

    "Ankara'da doğdum. ilk hatırladığım mekan, iki katlı, iki katı biraz karanlıkça küçük bir ev ve bu evde ilk zehirlenme...
    babam harita binbaşısıydı. Çalışkan bir adamdı, çok iyi bir hattattı. Ankara'nın latin alfabesi ile ilk sokak levhalarını, geceler boyu çalışarak ilk o yazmıştı. Ölümünden on-onbeş gün öncesine kadar çalıştı ve her akşam içti rakısını... seksen yaşını aşmıştı öldüğünde... istanbul'a göçtük...

    ilkokula orada başladım. 'Hırka-i Şerif ilkokulu' ya da '19. ilkmektep'...
    müziğe ilk yakınlığım alaturkayla olmadı. Oysa babam ut, ölen büyük ablam keman, küçük ablam her türlü telli sazı çalardı. müzikle ilk yakınlaşmam Necip Celal Antel'in tangolarıyla başlar. Hüzünlü bir çocuktum. Nedense hep ağlamaya hazır... dördüncü sınıftaydım. Henüz kare'ye murabba, paralelkenar'a mütevaziyüladla, yamuk'a sibinmünharif, çarpma'ya darp, bölme'ye taksim diyorduk. bir yıl sonra, beşinci sınıfta değişti terimler. artık nakıs, eksi; mustatil, dikdörtgen olmuştu.

    ilk aşkım, sarsıcı, hüzünlü, umarsız ilk aşkım o yıla rastlar. Bir mahalle arkadaşımın dayısının kızı. Onun da benden hoşlandığını sanmak istiyordum. Ne var ki, tek yabanlık pantolonumun tam cebinin üstünde kolay kolay saklanamayan bir yırtık vardı...

    Asker okullarında hiç mutlu olmadım. Genellikle yatılı okullarda mutlu olan çocuk yoktur sanıyorum. Başkalarının, hatta somut başkalarının da değil de, hiç kavrayamadığım bir otoritenin belirlediği ve çoğu zaman saçma bulduğumuz bir şeyler yaşamak...

    ilk şiirim 1947 yılında Yedigün dergisinde yayımlandı. Çok önemsemedim. Heyecanlanmadım. O derginin şiir beğenisinin üst düzeyde olmadığı duygusu vardı içimde. Bir inat sorunuydu benimki. Sonraları, küçücük Kaynak dergisi ile inatlaşmaya başladım. Bir yıl sürdü. Başardım...

    1948 yılında kur'a usulü tayinle Pasof'a gittim. Yirmi bir yaşında, evli ve bir çocuklu olarak. Pasof'a varışımızın ertesi günü, ilk maaşımı, işe geç başladığım için alamadım ve ilk kez borçlandım. Bakkala gidip kurufasulye almak istedim... yoktu kurufasulye veya benzeri yiyecekler. Böylesi kıyı köşe yörelerde, herkesin kışlık yiyeceğini yaz ortalarında edindiğini öğrendim...

    Galiba ilk'ler değil önemli olan. Koşullar. Bir yaşta herkes dünyayı kendine göre görür, kendine göre yorumlar. Bu gördüğü, kurduğu, yorumladığı, genellikle doğrudur, yaratılışı doğrultusundadır...
    'Her şeyden biraz kalır' diyor bir italyan atasözü. En inandığım doğrulardan biri. Söylemeden edemeyeceğim bir doğru da şu: aşk söz konusu olduğunda, ikinci de, üçüncü de, sonuncu da ilk'tir."
    3 ...
  13. 33.
  14. 32.
  15. ismet özel şiirlerinde hissedilen şairdir.
    2 ...
  16. 31.
  17. nazım hikmet hakkında:

    BÜYÜK GURBETÇi

    Senin adın bir deftere yazıldı
    Eskimez bir mavi deftere
    Adın
    Yazıldı

    Erenköyünde bir bahar eskir
    Savrulur ve eskir sürekavları
    Kuzey yarımkürenin çok koyu mavi bir gecesinde
    Aşkı Türkçe kavramanın sağlamlığı başlayınca
    Bir öğrenci yatakhanesinde
    Uzak asyalı bir başka öğrenciyle çatışınca
    Bir sürü ıvır zıvır ve ekimler
    Bir kahramanlık sandığımız kendimizi
    Eskir ucuz ormanlarda yürek avları
    Ve eski anaların belbağladığı hekimler
    Eskimez senin gurbetçiliğin
    Yanar, tüter, dağılır
    Ve ince bir duman eskir bir kalın duman adına

    Gurbet bir yazgıdır ulusuna
    Güneşe çıkmak gibi, alınteri bilinir
    Gurbet bilinir, bir duyarlıktır, bir meslektir

    Sen herhalde en iyi bilirdin bayramları
    Paşalarla, yalılarla uzlaştırılan
    Kısa kış akşamlarını, uzun yaz akşamlarını
    Kayalar, kayalar ve sahipsiz dağlar adına
    Bir türkü gibi öfkede söylenen
    Issız hanlar, bilgece susmalar, bakımsız bağlar adına
    Puslu ve telaşlı garlardan kaçırdığın
    Bir pençeden, bir katılıktan kayırdığın
    Her ülkede söylenen bir türkü gibi
    Aklığın, eskimez bir kış güzelliğinde
    Sıcak evler, karlı yollar, bağlılıklar adına
    Bir zorbalığa direnmek adına
    Anlaşılmazsa
    Söğütler yeşermez, balıklar bırakmaz döllerini

    Ellerin bir gezinmedir uykularda
    Kimine korkudur, ısınmak kimine

    Eskimez bir kış güzelliğinde
    Kuzey yarımkürenin çok koyu mavi bir gecesinde
    Büyük bir alanda, küçük bir cezaevinde
    Ve çok yabancı dilden iki istasyon-arası biletinle
    Biliyorum nasıl yaşadığını senin Türkçe yokken
    Mahzun ve yaşamaklı - eskimez elbet -
    Ülkeni dirençle yaşamak, ülken olmayınca sözlüğünde

    Sen bir ağlayış gibisin neden
    Bir çocukluğu sürüklüyorsun kanında
    Bir güvercin gibi parlar şaşkınlığın
    Ölüme yakınlığında bir köylünün, uyumasında
    Gök durur ve boncuklar durur pazarlarda
    Iğdır'da, Orta Anadolu tarlalarında
    Akşam oldu muydu gaz lambası yakılır
    Nerde olursa olsun artık. Coğrafyada
    Sürekli bir gurbet vardır.

    Eskimezsin bir mayıs serpintisi gibi
    Bir mayıs serpintisi ki sağlıklı
    Ağustos günlerini hazırlayan. Güllerini
    Sürer gurbetçiliğin.
    Halksız bir yazarın acısını taşıyan
    Kalebent bir şehzade gibi mahzun
    Börklüce gibi sabırsız haklılığında

    Öyle bir şey
    Biraz uzak, biraz çıplak, ve yayan.
    1 ...
  18. 30.
  19. GÖĞE BAKMA DURAĞI

    ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım,
    Şu kaçamak ışıklardan, şu şeker kamışlarından,
    Bebe dişlerinden, güneşlerden, yaban otlarından,
    Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar.
    Şu aranıp duran korkak ellerimi tut.
    Bu evleri atla, bu evleri de, bunları da
    Göğe bakalım.

    Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım.
    inecek var deriz otobüs durur ineriz.
    Bu karanlık böyle iyi, afferin Tanrıya,
    Herkes uyusun, iyi oluyor hoşlanıyorum
    Hırsızlar, polisler, açlar, toklar uyusun.
    Herkes uyusun, bir seni uyutmam, bir de ben uyumam
    Herkes yokken biz oluruz, biz uyumayalım.
    Nasıl olsa sarhoşuz, nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    Beni bırak göğe bakalım.

    Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım,
    Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum,
    Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi,
    Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor,
    Seni aldım bu sunturlu yere getirdim,
    Sayısız penceren vardı bir bir kapattım,
    Bana dönesin diye bir bir kapattım,
    Şimdi otobüs gelir biner gideriz,
    Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç,
    Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin,
    Seni aldım, bana ayırdım, durma kendini hatırlat,
    Durma kendini hatırlat ,
    Durma göğe bakalım .


    Turgut UYAR
    11 ...
  20. 29.
  21. 28.
  22. subay ve centilmen ve şair ve söz ustası ve bir yalnız bir mutsuz bir umutsuz ve bir büyük saat, hep sonsuzluğa işaret eden...

    " uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum "....*
    11 ...
  23. 27.
  24. cemal süreya'nın çok yakın arkadaşı, yazdığı şiirinde çok sade bir şekilde anlatmıştır..
    2 ...
  25. 26.
  26. "elele gittigimiz bu yolda
    sen gitgide buyursen,
    benim icimde cok beklemis
    cok eski bir yer kanar..."
    16 ...
  27. 25.
  28. aşkım da değişebilir gerçeklerim de
    pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
    yan gelmişim dizboyu sulara
    hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
    hiçbirinizle dövüşemem
    siz ne derseniz deyiniz
    benim bir gizli bildiğim var.
    12 ...
  29. 24.
  30. türk şiirinde kürdistan sözcügünü kullanan ilk şair.

    güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
    dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar

    dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filan sanırsan
    kürdistan'da ve muş - tatvan yolunda bir yer kanar

    muş - tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
    eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar

    sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan
    portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar

    bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan
    padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar

    muş - tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki
    orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar

    el ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
    benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar
    14 ...
  31. 23.
  32. 'insan hatırlamıyor dün ne yediğini
    zaten yediğimiz ne ki hatırda kalsın'
    diyerek baba büyüksün dedirten şair. (arz-ı hal).
    edit: bu entry kötülendi ya, helal olsun.
    38 ...
  33. 22.
  34. Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık a.ş.'nin isteğiyle bir çok internet sitesinde şiirleri erişime kapatılmış şairdir.
    örnek;
    http://www.siir.gen.tr/
    1 ...
  35. 21.
  36. oglu istanbul teknik üniversitesinde bilgisayar muhendisliginde ogretim üyesidir. Oğlunun ismi de turgut uyar'dır.

    (bkz: h. turgut uyar)
    3 ...
  37. 20.
  38. sakin, bütün, gece, boyunca, baş, değişmek, düş ve koymak sözcüklerini;

    ...sakinim bütün gece boyunca
    başımı değişmeyen düşüme koyunca... dizelerinde azad edip uçurmuş büyük şair!
    8 ...
  39. 19.
  40. Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
    Sonbahar geldi hüzün
    ilkbahar geldi kara hüzün
    Ey en akıllı kişisi dünyanın
    Bazen yaz ortasında gündüzün
    sevgim acıyor
    Kimi sevsem
    Kim beni sevse

    ...demiş, ne de güzel demiş şairdir..
    8 ...
  41. 18.
  42. 17.
  43. 16.
  44. düş ve aşk denilen şeyin tarifini yapmadan (?) yediren adam..
    sibernetik

    üç kere üç dokuz eder
    bilirsin
    birin karesi birdir
    kare kökü de
    bilirsin
    "mutlu aşk yoktur"
    bilirsin

    ama baharda ya da dışarda
    sonsuz göğün altında
    aşkın aşkla çarpımı
    nedendir bilinmez
    garip bir biçimde
    hep sonsuzdur
    7 ...
© 2026 uludağ sözlük