turgut uyar

entry1190 ↑ galeri92 ses1
    785.
  1. ikinci yeninin öncülerinden biri olan mükemmel şair.

    "sizin aliniz al inandım
    morunuz mor inandım
    tanrınız büyük amenna
    şiiriniz adam akıllı şiir
    dumanı da caba
    ama sizin adınız ne
    benim dengemi bozmayınız"
    1 ...
  2. 784.
  3. durma kendini hatırlat
    durma göğe bakalım.
    1 ...
  4. 783.
  5. Sizin alınız al inandım
    Morunuz mor inandım
    Tanrınız büyük âmenna
    Şiiriniz adamakıllı şiir
    Dumanı da caba
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız

    Bütün ağaçlarla uyumuşum
    Kalabalık ha olmuş ha olmamış
    Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
    Ama ağaçlar şöyleymiş
    Ama sokaklar böyleymiş
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız

    Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
    Yangelmişim dizboyu sulara
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
    Hiçbirinizle döğüşemem
    Siz ne derseniz deyiniz
    Benim bir gizli bildiğim var
    Sizin alınız al inandım
    Sizin morunuz mor inandım
    Ben tam dünyaya göre
    Ben tam kendime göre
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız.
    0 ...
  6. 782.
  7. ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım.
    0 ...
  8. 781.
  9. Bir şiiri ile analım kendisini...

    Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
    Herşey naylondandı o kadar
    Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı
    Ama geyikli geceyi bulmadan önce
    Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk.

    Geyikli geceyi hep bilmelisiniz
    Yeşil ve yabani uzak ormanlarda
    Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
    Hepimizi vakitten kurtaracak

    Bir yandan toprağı sürdük
    Bir yandan kaybolduk
    Gladyatörlerden ve dişlilerden
    Ve büyük şehirlerden
    Gizleyerek yahut dövüşerek
    Geyikli geceyi kurtardık

    Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
    Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
    Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
    Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
    Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
    Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
    Bilir bilmez geyikli gece yüzünden

    'Geyikli gecenin arkası ağaç
    Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
    Çatal boynuzlarında soğuk ay ışığı'
    ister istemez aşkları hatırlatır
    Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
    Şimdi de var biliyorum
    Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
    Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli...

    Hiçbir şey umurumda değil diyorum
    Aşktan ve umuttan başka
    Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
    Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor.

    Biliyorum gemiler götüremez
    Neonlar teoriler ışıtamaz yanını yöresini
    Örneğin manastırda oturur içerdik iki kişi
    Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek
    Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı
    Koltuk altlarımız gitgide tatlı gelirdi
    Geyikli gecenin karanlığında..

    Aldatıldığımız önemli değildi yoksa
    Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak
    Gümüş semaverleri ve eski şeyleri
    Salt yadsımak için sevmiyorduk
    Kötüydük de ondan mı diyeceksiniz
    Ne iyiydik ne kötüydük
    Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
    Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı...

    Ama ne varsa geyikli gecede idi
    Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan
    Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda
    Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında
    Büyük otellerin önünde garipsiyorduk
    Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte
    Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
    Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
    Yahut bir adam bıçaklasak
    Yahut sokaklara tükürsek
    Ama en iyisi çeker giderdik
    Gider geyikli gecede uyurduk

    'Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede
    imdat ateşleri gibi ürkek telaşlı
    Sultan hançerleri gibi ay ışığında
    Bir yanında üstüste üstüste kayalar
    Öbür yanında ben
    Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım
    Domino taşları ve soğuk ikindiler
    Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık
    Gölgemiz tortop ayak ucumuzda
    Sevinsek de sonunu biliyoruz
    Borçları kefilleri bonoları unutuyorum
    ikramiyeler bensiz çekiliyor dünyada
    Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum
    Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum
    iyice kurulamıyorum saçlarını
    Bir bardak şarabı kendim için içiyorum
    'Halbuki geyikli gece ormanda
    Keskin mavi ve hışırtılı
    Geyikli geceye geçiyorum'

    Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.
    6 ...
  10. 780.
  11. Nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
    Hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna.
    2 ...
  12. 779.
  13. Adaşım şiir üstadı. Göğe bakma durağı adlı şiirin yazarıdır.
    1 ...
  14. 778.
  15. Bir dinlenme zamanı kadar birbirimizi duyardık. Alışmak için zorluk çekmezdik.
    Çünkü karşıt yerlerimiz kalmamıştı bilirdik. Girintilerimiz çıkıntılarımız
    uygundu. Sussak da ses çıkarmazdık.
    1 ...
  16. 777.
  17. Artık çok ışıktan kaçıyorduk. Gizleyecek yerlerimiz olmuştu birbirimizden.
    2 ...
  18. 776.
  19. binlerce
    binlerce pazartesi geçti ömrümde
    hangisiydi o çıkaramıyorum
    bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
    demek oldukça eski

    bir de saçma sapan şeyler
    bir kızın diz altını örneğin
    bir adamın çirkin sigara içişini

    nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
    hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna
    kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil
    kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
    güzel bir öğle vakti
    eski güzel bir aksamı hatırlayarak
    sonra dopdolu şeyler
    damacanalar gibi
    içim kabarıyor

    sonu olsun diyorum
    neyin sonu ama
    hiç değilse bu taş basamakların.
    1 ...
  20. 775.
  21. kesinlikle birinci en iyi ikinci.
    0 ...
  22. 774.
  23. 773.
  24. "Palyaço" şiiri tarafından yazılmış değil; kimliği belirsiz bir kişi tarafından, kendisine ithafen yazılmış şairdir.
    2 ...
  25. 772.
  26. kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
    kaç kilo çekerdi yalnızlık
    kaç kere ezildim altında
    yaz yağmurlarının

    belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
    her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
    hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

    kim sevmezdi çiçekleri filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi

    bunu palyaço söyledi,
    palyaço söyledi ben yazdım
    yazdım, yazmasam ağlayacaktım

    herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
    sırf bu yüzden mi ağladım
    alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

    biraz birazdım her şeyden
    dün biraz sinirlenmiştim mesela
    yarın bir kadını seveceğim biraz
    biraz biraz kör oldum bügünlerde

    ama rakı kadehlerini boşaltmayın
    eksilmesin hiçbir şey
    hiçbir şeyden dahi olsa
    kalsın biraz

    Iı.

    umursamıyorum yılgınlığımı filan
    çünkü sessizce yaşanmalı her şey
    bir devrim sesszce olmalı mesela
    ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

    bir palyaço neden yalan söylesin ki
    ben palyaço olsaydım söylemezdim
    marangoz olsaydım da söylemezdim
    ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

    hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
    kaç kilo çeker ki bir palyaço
    hem neden yüzüme vuruyorsunuz
    bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

    gocunmam ki ben, ben gocunmam
    bir palyaço ne kara gocunmazsa
    o kadar, o kadar gocunmam işte

    rakı doldurun! eksilmesin

    Iıı.

    bitmedi, yazacağım daha
    yazmazsam ağlayacağım çünkü
    alçakça olacak biraz

    hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
    her sokakta biraz daha eksilirdik
    bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
    bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
    ”duyamadım”, derdim, “tekrar et!”
    sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
    sokaklar daha bir puslu
    palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
    ve ben daha bir alçak olurdum
    ağlardım biraz

    hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
    hatta kuyruğuma basma diyorum
    acıyor, tırmalarım,-
    diyorum

    kahrol, kahrol!
    diyorum

    iv.

    geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
    korktum birden, kusacak gibi oldum
    ”olur öyle” dedi palyaço,
    ”herkes alçaktır biraz”
    ”otur ulan!” dedim, bağırdım ona
    ben bazen bağırırım biraz

    ”rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
    ben bazen eksilirim biraz
    aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
    bunu sonradan öğrendim

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim

    örneğin;

    geçen gün bir kadınla seviştim
    biraz değil çok seviştim

    ya işte öyle palyaço
    diyorum ki,
    bunu da yeni öğrendim
    sevişmek de eksilmekmiş biraz

    v.

    kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
    ”ben sevmezdim” dedim, “yalan”
    dedi
    bunu palyaço söyledi
    palyaço söyledi, ben yazdım
    yazmasam, alçak olacaktım
    hem ben roman da yazdım biraz

    bazen diyorum ki, palyaço,
    sen olmasan ben ne yaparım
    alçakça eksilirim belki biraz
    her yağmur yağışında yerindi dibine girerim
    hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
    ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

    biraz biraz anlıyorum ki,
    yüzler eller, o terli vücutlar filan
    her şey plastikmiş biraz

    vı.

    haydi sirtaki yapalım palyaço
    rakı doldur, yine eksildik biraz

    Gibi harika bir şiire sahip güzel şair.
    4 ...
  27. 771.
  28. Bizim Godot'umuzu geyikli gecelerde bekleyen şair ama insan...

    "Geyikli gecenin arkası ağaç
    Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
    Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı"
    ister istemez aşkları hatırlatır
    Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
    Şimdi de var biliyorum
    Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
    Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli."
    1 ...
  29. 770.
  30. Palyaco adli siirin sairidir palyaco söyledi söylemese yazmazdim .
    2 ...
  31. 769.
  32. özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir
    özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir

    suya giden bir adam mesela omuzunu eğri tutsa
    güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir

    ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın
    kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir

    kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır
    bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir

    bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın
    ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir

    benim sevdiğim su senin suyunun öz kardeşidir
    senin soyunun bıraktığı güçler artık senindir

    çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi
    her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir

    senindir ey sonsuzveren ne varsa hayat gibi
    tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir

    ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın
    aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir.
    1 ...
  33. 768.
  34. 767.
  35. umutsuzluğun ve karanlığın şairidir ama insan... Kendi yenilgisine yenilmez Turgut uyar...

    "kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır
    bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir..."
    0 ...
  36. 766.
  37. ali ismail korkmaz'ı aklıma getiren şair ama insan...

    hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmayın
    insan nasıl direnir başka
    hiç unutma...
    3 ...
  38. 765.
  39. turgut uyar'ın çocuklarıyız isimli inceleme kitabıyla bir daha keşfettiğimiz şair ama insan... elbette dizelerden fazlasıydı. elbette şiirin içine şiirle gizleniyordu. dahası hayatın ardında durup kendine bakıyordu. bu kitsapla daha da fazla özlendi.
    0 ...
  40. 764.
  41. binlerce pazartesi geçti ömrümde
    hangisiydi o çıkaramıyorum
    bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
    demek oldukça eski .
    0 ...
  42. 763.
  43. ...
    Sana bir boyun atkısı gerek. Çünkü kış geldi.
    Ve sular bir uzun geçmişe hazırlanır. Nerdeyse.
    Şimdi tutalım bu diriliği artık. Zamanıdır.
    Zamanıdır. Nerdeyse kar başlar. Küçük kuşlar ölür.
    Semerciler ve dilsizler ölür.
    Seninle ben kalırız. Yeni bir yaşamaya.
    Gökler ve kentler ufalır. Seninle ben kalırız.
    O şarkı sanılanlar bir kavga halini alır.
    Nerdeyse kar başlar.
    Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum
    Ellerin de üşür. Biliyorum ama
    Isıtabilirsin onları. O ateşte.
    Hazırsın da. Biliyorum. Ama
    sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi.
    3 ...
  44. 762.
  45. --spoiler--
    sen,
    bir orospu çocuğuymuşsun,
    belki hapishanede,
    belki kaldırımda doğmuşsun,
    ananla beraber kucaklarda sabahlamışsın.
    o bile bilmezmiş kimden olmuşsun.
    lanetlenmiş, kovulmuşsun.
    vatan sevmeye değecek kadar güzeldir amma.
    yaşamak için fırsat vermemiş talihin sana...
    --spoiler--

    (bkz: şehitler)
    0 ...
  46. 761.
  47. --spoiler--
    bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
    saçların dağınıktır, mahmursundur.
    kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
    bir sabah vakti kapıyı çalsam,
    uykudan uyandırsam seni,
    ki daha sisler kalkmamıştır haliç'ten
    fabrika düdükleri ötmededir.
    --spoiler--

    (bkz: bir gün sabah sabah)
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük