şüphesiz tarihiyle ve türk futboluna kattıklarıyla, kesinlikle büyük camiadır. ancak geçen yıl fenerbahçe'nin elindeki şampiyonluğu bursaspor'a vermenin bedelini bu sezon 9 puan avantajlı oldukları mücadelede şampiyonluğu fenerbahçe'ye kaptırarak ödediler.
sezonu kendisinin altında bitiren büyüklerden daha kısıtlı kadrosuna rağmen onlardan daha fazla puan alması ve şampiyonluğu son maça kadar kovalaması kesinlikle takdire değer bir başarıdır. bunda en büyük pay da, şenol hoca'nındır şüphesiz. bu yüzden şenol güneş'i ve futbolcularını ayrıca kutlamak lazımdır. futbol adına büyük mücadele verdiler.
tabi trabzonspor kulübü başkanı sadri şener'i ve başta hasan yener olmak üzere yöneticilerini ve hatta duyduğu bir şeyin doğru olup olmadığını araştırmadan iftira atabilen trabzon* milletvekillerini de ayrıca kutlamak lazımdır. onlar da saha dışı her türlü mücadeleyi verdiler ama olmadı. sonra da sadri şener'in, hasan yener'in yaptığı her açıklamayı gördüğü halde fenerbahçe'nin şampiyonluğuna şaibeli diyenler vardır. onlara da gidip beyin temin etmelerini tavsiye ediyoruz.
bu adamlar 1996'da şampiyonluğu kaybettikten sonraki birkaç yıllık süreçte victor shaka, jean jack misse misse gibi adamları alıp kafayı kırdıklarını tescillemişti. 2011'de kaçan şampiyonluktan sonra eğer barış özbek'i aldıkları haberi de doğruysa kentin ruh sağlığı açısından trabzonspor'un son demde şampiyonluğu kaybetmesini pek istemiyorum. yazıktır, günahtır...
--spoiler--
Yıldız oyuncularını istanbul takımlarına kaptıran Trabzonspor, şehre giriş çıkışları yasaklayarak kadrosunu korumayı hedefliyor...
--spoiler-- *
taraftarları taksim meydanı'nda toplanarak tff ve aziz yıldırım'ı protesto etmiş. işte ben buna gülüyorum arkadaş.
en önemli oyuncularının birer birer terk ettiği ve şampiyonluğu yine kaptırdıktan sonra ne yapacağını bilmeyen bir kulüp olarak bunları yapmaları çok normal aslında. nereye saldıracaklarını bilmiyorlar. akıllarında sadece tepki göstermek var.
ayrıca fenerbahçeli olduğunu iddia eden birini de dövmüşler. yakışır.
haberdeki son cümle ise yarmıştır; ''grup, açıklamanın ardından horon teptikten sonra olaysız dağıldı.'' özdemir asafdfsdfdsf.
bank asya birinci ligden spor toto süper lige yükselen takımlar gibi elindeki yıldızları kaybedince paniklemiş bir yönetim tarafından yönetilen, barış özbek gibi sikindirik bir futbolcuyla üzerindeki taraftar baskısını silmek isteyen takımdır.yanlış yapmıştır.
barış özbek transferi için harcadığınız günlerin üzerine iki hafta+birkaç milyon euro para koysaydınız, şimdi romaric, zokora ayarında bir futbolcuyu kadronuza katıp, hem kadronuzda ve orta sahanızda selçuk inan'ın ayrılışıyla oluşan boşluğu kapatırdınız, hem de taraftarınızın hafiften kaybetmeye başladığı umudunu korurdunuz.
kısacası, düşünmeden hareket eden insanımsılar topluluğunu andıran bir yönetim kadrosunca "yönetilen", önemli bir futbol takımıdır.
şu sıralar gereksiz yere kamuoyu oluşturmaya çalışan kulüp.bazı oyuncular için iddaalar ortaya atan kulüp neden ferrari veya almeida için aynı söylemlerde bulunmuyorlar?ligin döndüğü maç beşiktaş maçı çünkü.
öncelikle 4. büyük değil aslında büyük bile değildir. şampiyonluğu averajla kaptıran, büyük oynama iddasındaki bir takım, elindeki hallice oyuncuları bile tutamıyorsa, gidenin yerine daha iyisini, en azından onun ayarında birini koyamıyorsa büyüklükle nitelenemez. ancak anadolu kulübü yakıştırmasına maruz kalır. elindeki egemen, selçuk, umut, yattara gibi oyuncuları elde tutamayan, tutamadığı gibi yerlerine koymaya kalktığı adamlarla kendi taraftarına bsg dedirten trabzon hallice bir anadolu takımıdır. daha ötesi değil.
benfica bizi eler, dynamo beşiktaşa oynadığı gibi oynarsa ağzımıza sıçar, panathinaikos ve twente'yi eleriz, standart ile de başabaş oynarız gibime geliyor.
örtülü ödenekten milyon dolarları indirip haksız kazanç sağlamış kulüptür.
08/06/2005 tarihli edelman´ın siyasi işler danışmanı john kunstadter tarafından kaleme alınan"gizli" ibareli notun 7. maddesinde devlet bakanı faruk nafiz özak milli görüş kökenli bir trabzon´lu olarak rapor ediliyor ve sakin itaatkar ağırbaşlı olarak nitelendiriliyor.
raporun devamında akp´nin ve başbakan erdoğan´ın mevcut popüleritesini korumak adına sporun da kullanıldığı ve bu çerçevede 2004 yerel seçimlerinde akp´nin trabzon´da yaşadığı bozgunun tekrarlanmaması adına devlet bakanı özak´ın trabzonspor seçimlerine müdahil olarak uzun süre kendisinin de yönetiminde görev aldığı ve 1996 yılına kadar 2.5 yıl başkanlığını da yaptığı trabzonspor´un başına akp çizgisine yakın bir başkan seçilmesini sağladığı ve aynı zamanda trabzonspor´a başbakanlığın örtülü ödeneğinden karşılanarak futbolcu alımında kullanılmak üzere milyonlarca dolar ayırıldığını ifade ediyor.
örtülü ödeneğin denetlenmesi konusunda süregelen tartışmaların uzun zamandan beri unutulmasına rağmen bu iddia örtülü ödenek tartışmalarını tekrar alevlendireceğe benziyor.
birde bu var;
olay hakemden müthiş itiraflar : bülent yavuz istedi samsunspor´un bir penaltisini vermedim
şubat 2002de futbolda şike çetesi suçlamasıyla tutuklanan bir ay cezaevinde kaldıktan sonra 2 milyar lira tazminatla tahliye olan hakem sadık i̇lhan 10 şubat 2002 tarihinde oynanan samsunspor-trabzonspor maçında ev sahibi ekibin penaltısını bilerek vermediğini söyledi.
21 ekim 2003 salı 03:20
şubat 2002de futbolda şike çetesi suçlamasıyla tutuklanan bir ay cezaevinde kaldıktan sonra 2 milyar lira tazminatla tahliye olan hakem sadık i̇lhan 10 şubat 2002 tarihinde oynanan samsunspor-trabzonspor maçında ev sahibi ekibin penaltısını bilerek vermediğini söyledi.
star tvde önceki gece yayınlanan tele gol adlı programa katılan sadık i̇lhan maça atandıktan sonra merkez hakem komitesi başkanı bülent yavuz beni odasına çağırdı ve sadıkçığım seninle ilk kez böyle bir toplantı yapıyorum. trabzonspor kazanırsa iyi olur. dedi. bu beni oldukça etkiledi ki ilk yarının son dakikasında trabzonspor 1-0 öndeyken samsunsporun bir penaltısını vermedim. maçı 2-1 trabzonspor kazandı. samsunspor küme düşseydi vicdan azabı çekerdim. diyerek çok önemli bir itirafta bulundu. i̇lhan ayrıca ben astsubay olarak d.bakırda uzun süre görev yaptığım için beni d.bakırsporun maçlarına vermeyin. dedim. fakat d.bakırsporun 1. lige çıktığı sezon deplasmandaki 2 maça beni atadılar. d.bakırspor bu maçları hak ederek kazandı. dedi.
sunucu güntekin onay ve yorumcu ahmet çakar merkez hakem komitesi başkanı bülent yavuza defalarca çağrı yapmasına rağmen yavuz programa bağlanmadı. suskunluğunu dün bozan yavuz böyle abuk sabuk şeylerle uğraşamam. diyerek i̇lhanın açıklamalarına sert tepki gösterdi. bülent yavuz samsunspor-trabzonspor maçıyla ilgili olarak uzun süredir hakemlik yapmıyor. bu iddialarını neden o zaman kamuoyuna açıklamamış. bu dürüst bir davranış değil. elbetteki haklarımı mahkemede arayacağım. diye konuştu. yavuz liglerin devam ettiğini ve kendilerinin tamamen buna konsantre olduklarını belirterek bunlar hoş şeyler değil. bizim gündemimizde sadece hakem camiası nasıl başarılı olur o var. dedi.
2001-2002 sezonunun 22. haftasında oynanan samsunspor-trabzonspor maçı küme düşme korkusu yaşayan her iki takım açısından büyük önem taşıyordu. özellikle trabzonspor tarihinin en kötü dönemini yaşayarak taraftarlarını üzüyordu. i̇kinci yarının ilk dört maçında sadece bursaspordan bir puan alabilen ve kendi sahasında beşiktaşa 5-0 diyarbakırspora 2-0 deplasmanda da g.antepspora 5-2 mağlup olarak dibe doğru hızla inen bordo-mavili takım için samsunspor deplasmanı çok kritikti. trabzonspor 36. dakikada sommers ile 1-0 öne geçti. 45. dakikada samsunsporlu mustafa kocabey ceza alanında düşürüldü; fakat sadık i̇lhan pozisyonu devam ettirdi. 59. dakikada ev sahibi ekipten vural kırmızı kart gördü. 10 dakika sonra aurelio farkı ikiye çıkardı. 81. dakikada hakkı farkı bire indirdiyse de bu puan için yeterli olmadı. karşılaşmadan sonra samsunspor yönetimi hakem i̇lhandan şikayetçi oldu ve bir daha kendi maçlarına atanmamasını istedi. bu maçtan bir hafta sonra futbolda şike çetesi skandalı ortaya çıktı ve sadık i̇lhan tutuklandı. sezon sonunda samsun bir trabzon da 3 puan farkla kümede kaldı.
ama gel gör ki her türlü pisliğe batmış, çamura bulanmış bu kulüp fenerbahçe'ye b*k atıyor. sahada kazanamadığını saha dışın da kazanmaya çalışıyor. uyanın artık size sapı kaldı.
biraz daha ağlarsa ortalığı sel alacak kulüp. fifa'ya gideceklermiş. cehennemin dibine kadar yolunuz var ağlaklar kulübü. ozan ipek'in de selamı varmış onur'a.
lig bitene kadar centilmen kesilen, şampiyon olamadıkları kesinleşince tırnaklarını çıkarmaya başlayan takımdır. 'ağlama melis' klasiği bile kendilerine az geliyor.
karadenizle hiç bir ilgim olmamasına rağmen eskiden kendilerine sempati duyardım. ancak son yaptıkları saçmalıklar bu sempatiyi sildi süpürdü. yakışmıyor trabzonspora.
didier zokora'dan sonra romaric, fuchs, klose, alper potuk, uğur inceman'la anlaşma noktasına gelmiş takım. eğer bu transferleri de gerçekleştirebilirse, önümüzdeki sezon yine birilerine mesaj çektirecek hale gelebilir. (bkz: vallahi şakaydı)
önümüzdeki 10 yıl ilk üç sırayı zorlaması imkansız takım. tabi bu seneki gibi ağlamaya zırlamaya devam ederlerse belki bir kere üçüncü falan olabilirler.