her sene olduğu gibi iyi giderken ''geleneksel kendi kendine kendini karıştırma şenlikleri'' başlayan ve olanca şiddetiyle devam eden takım. silkinip yeniden doğrulması için bugünkü derbi bence bir şans. klübe nifak tohumları eken insanların yine bu şehrin evlatları olması ise çok düşündürücü. sidik yarışına dönen istifalar, çatışmalar, çekişmeler ne kazandırıyor, ne kaybettiriyor son 3 haftaya bakınca ortada. yani dış odaklı güçler değil vaziyetin müsebbipi. acilen ''trabzon benim'' havası herkesçe vestiyere bırakılmalı ve ''bizim'' düsturuyla hareket edilmeli. aksi takdirde heba olan bir sene için daha çentik atılacak taraftarlarca duvarlara. şenol güneş' in son maçlarda kulübeden bile çıkmayışı onun da küstürüldüğü anlamına geliyor. bu da bir tehlike. trabzon her zaman bir renktir. kendine çeki düzen verip, birlik ve beraberliği sağlarlarsa şampiyonluk için bir kulvar da onlara her zaman açıktır.
sezon başında liverpool maçında 2 maçta da ezilmeyip elinden kaçıran ve bizim takdirimizi toplayan takımdı. fakat bu sene liverpool un kendı lıgındekı cok kotu takımlarla oynadıgı maçlarda dahi puan kaybettıgını görünce kasımpaşa bile bu kadar zorlayabilirdi dedirtir durumdadır.
ibrahima yattara , engin baytar , teofilo gutierrez in olmadığı haftada yedi gol atan, futboldan gerçekten güzel örnekler vermeye başlayan takım. sanırım külübesi en zayıf takımdan, en güçlü takım haline geldi.
bursa, fenerbahçe, kayseri, beşiktaş ve galatasaray ile karşılaştırıldığında ligin geride kalan 9 haftasının en dikkat çeken takımı olmayı başaran takımdır. bu önceki sezonlarda da böyleydi ama büyük maçları kazanamama sorunu yüzünden pek bi başarı elde edilemiyordu. ama bu sezon bu eksikliklerini de şenol güneş sayesinde gidermiş görünüyor şimdiye kadar. geriden gelip maç kazanmalar, farklı skorlar ve güzel futbolu birleştirip sezon sonunda gülen taraf olmak için sabretmek kalıyor geriye. olacak inşallah.
bu ezon şenol hoca ile birlikte işi sıkı tutan kulüp. bursaspor'un şampiyonluk mücadelesinde en ciddi rakibidir. lakin kadroları kısıtlı, rotasyona müsait olmadığından önümüzdeki haftalarda ligin orta ve alt sıralarındaki ekiplerine karşı saçma sapan puan kaybetme adetlerine devam edeceklermiş gibi geliyor bana.
deplasmanlarda daha iyi olduğu gerçeğini göz önüne getirirsek, konyada 7 gol ile maç başına 3 gol ortalamasını yakalamasını istemek, çok şey istemek değildir kanımca.