olumsuz manada havaya girmemesi gereken, buna şenol hocanın izin vermeyeceğini düşündüğüm takım.
kazanıyoruz, iyi oynuyoruz. her şey güzel.
ama yarın kaybedeceğiz. belki bu hafta antalyada.
önemli olan en aza indirgemek kayıpları ve konsantrasyonumuzu bozmamak.
bu akşam ingiliz ekibi liverpool ile 1-0 kaybettiği maçın rövanşına çıkacak takımdır. trabzonspor'un şu anki performansına baktığımızda turu geçmemesi için hiçbir sebep görünmüyor. futboluyla göz dolduran bu renkli takımın turu geçmesini ve eski günlerine dönmesini sabırsızlıkla bekliyorum.
bugün * uefa kupası'nda liverpool'a inkar edilmeyecek şekilde kök söktürmüştür. 80 dakika 1-0 önde götürdüğü maçta, bir anadolu takımımızın güçlü takımlar karşısında bir kaç defa tek seferde olmak üzere 30,40 kere pas yaptığını, bilinçsizce oynamadığını ve türkiye'yi en iyi şekilde temsil ettiğini gördük.
türkiye futbolunun tırmanışta olduğunun en büyük göstergelerinden biriydi bugünkü maç. bugün ligimizde guti'ler, alex'ler, quarasma'lar, ibrahima yattara'lar, kewell'lar top oynuyorsa bu da türkiye futbolunun kazancını, geldiği yeri gösterir. trabzonspor da türkiye'yi bugün oldukça iyi temsil etti; ezilmedi, gelişi güzel oynamadı, güvensiz değildi.
takımıma bir kez daha beni ve türk futbol severini gururlandırdığı için teşekkür ederim.
helal olsun denilesi takımdır, bu sezon ligde her deplasmanda çok rahat şekilde " bize her yer trabzon diyebileceklerdir", bu sebeptendir ki bu sezon trabzonun yılı olacak gibi. haydi trabzon diyelim o zaman.
en kötü günlerinde bile uefa kupasını, şampiyonlar ligini kazanabilecek kadar büyüklüğünü ispat etmiş liverpool'a iki maçta ta kafa tutan, ama bazı pich'lerin gururlanmak yerine hala çekemediği takımdır.
herkesin aksine 2010-2011 yılında ligi ilk 3te tamamlayamayacağını düşündüğüm gönlüğümü verdiği takımım.* aslında temel olarak kadro yeterli gözükse, burak yılmaz ve alanzinho bu takımda oynayabilecek kapasite oyuncular değil. burak yılmaz zaten fenerbahçe maçında şansına attığı gol dışında hiçbir zaman varlık gösteremedi. alanzinho nasıl olduysa çok seviliyor ama aslında bu adamın yaptığı tek yararlı bir hareket yok. sadece karşı takıma çok sarı kart gösterttiriyor bu kadar. topla bu kadar oynadığı için göz önünde oluyor ve yorumcular da bu oyuncuyu bir bok zannediyor.
sonra drago gabric'in ankaragücü'ne kiralık verilmesi büyük hatadır. bu oyuncu fizik ve hız anlamında yetersiz olsa taktik zeka ve oyunu okuma anlamında bu açığını kapatabiliyor ve trabzonspor'umun lig başından beri yardım çığlıkları veren sol kanadı için ilaç niteliğinde bir oyuncuydu. buradan cale'yi eleştirdiğimi sanmayın, cale bence işini çok iyi yapıyor ama çok bariz bir şey var ki cale'nin önünde kimse oynamıyor. şenol hoca, colman'ı ve alanzinho'yu bu mevkide denese bile olmuyor. bu sorun engin baytar geri dönene kadar da düzelmeyecek ki engin'in de ne kadar iyi oynabileceğinden şüpheliyim. ne olursa olsun kadro derinliği rotasyon açısından çok önemlidir ve yıla şampiyonluk umuduyla başlamış bu takımın bu oyuncularını göndermesi bence çok yanlıştır. misal murat tosun da gönderildi ki daha jaja nasıl oynuyor bilmiyoruz. adam fos çıksa sıçtık. 2 forvete kaldık.
düzenleme: barış memiş de kiralık olarak verilmiş. yine ilerideki bir kanat oyuncusu.
13 eylül 2010 trabzonspor sivasspor maçının oyunun genelinde olmasına rağmen özellikle son bölümünde ne kadar çok yetenekli futbolcuyla dolu bir takım olduğunu göstermiştir..
Gün itibarı ile tebrikler trabzonspor denmesine neden olan takımdır. süper lige en çok hazır olan takımdır. o bir takımdır artık.tebrikler trabzonspor, tebrikler şenol hoca, tebrikler çocuklar.