maçka ilçesinde bulunan ve yurtdışından binlerce turistin görmeye geldiği ve duvarlarındaki çoğu tarihi parçanın sökülerek çalındığı vazelon manastırının bulunduğu küçük bir ilimizdir.
-Sokaklarında giderken yol sormanız halinde, 'ha şuradan cideceksun, cit, cit, cit, ordan sola dön, bir daha sor'' tarifiyle bir uçtan bir uca yürüdüğüm şehirdir. Güzel ama yürüyün.
-Oturduğum dükkanda ''çatt'' sesinin akabinde sahibinin cama çıkması, sonrasında sorulan ''neymiş'' sorusuna gayet sakin, ''haa onemli pirşey yok idur, dükkana araba girmuş'' dediği kenttir.
-Ömrünüzde yiyebileceğiniz yemek miktarının beş katını size binbir ikramla yediren hoş bir halkı vardır, hamsinin herşeyini yersiniz, eve dönünce de ararsınız. Kısacası anlatılmaz yaşanır.
Türkiye'nin değilde Fenerbahçe Cumhuriyeti vatandaşarının sık sık bok attığı güzide memleketim. Düşünüldüğünün aksine faşist bir şehir değil, bu şehirde sağcı da var solcu da, ülkücü de.
her yerde aynıdır biliyorum da şu halk otobüslerinde insanları damızlık hayvan gibi diziyorlar ya ona acıyorum. ayrıca dolmuş fiyatları da 1.75 olmuş. çok güzel anasını satıyım.
bu şehirde ve karadeniz teknik üniversitesi'nde 4 yıl kaldınız/okudunuz/yaşadınız. daha sonrası asit yağmuru gibi gelmekte. hele ki 6 ve üzerindeyse bu yıllar, ötenazi isteyin, bırakın!
Beşiktaşlı olarak gidip trabzonsporlu olarak döndüğüm şehirdir. hangi şehirde var ulan böyle takım sevgisi. hangi takımın dünyanın dört bir yerinde "bize heryer trabzon" tarzında atkısı var. ki takımdan bile saymıyorsunuz.
Takımın avrupada başarısı yok ama her avrupa takımı bilir "bize her yer trabzon" etiketini.