-Sokaklarında giderken yol sormanız halinde, 'ha şuradan cideceksun, cit, cit, cit, ordan sola dön, bir daha sor'' tarifiyle bir uçtan bir uca yürüdüğüm şehirdir. Güzel ama yürüyün.
-Oturduğum dükkanda ''çatt'' sesinin akabinde sahibinin cama çıkması, sonrasında sorulan ''neymiş'' sorusuna gayet sakin, ''haa onemli pirşey yok idur, dükkana araba girmuş'' dediği kenttir.
-Ömrünüzde yiyebileceğiniz yemek miktarının beş katını size binbir ikramla yediren hoş bir halkı vardır, hamsinin herşeyini yersiniz, eve dönünce de ararsınız. Kısacası anlatılmaz yaşanır.