titanic denildiğinde gemiden çok filmin akla gelmesi özellikle titanic araştırmacılarını rahatsız etmektedir. bu rahatsızlık o kadar büyümüştür ki kendisi de bir titanic araştırmacısı olan james cameron bile kendi yaptığı titanic filminin titanic'ten daha fazla ön plana çıkmasından rahatsız olduğunu açıklamıştır.
deniz altındaki gemi batıklarını hayli ilginç bulan ve pek çok araştırmaya öncülük etmiş olan james cameron 3.650 metre derinlikteki titanic'in enkazına 34 kez dalış yapmıştır. kendisi yaklaşık 20 dalış yaptığı zamanlarda bile titanic hakkında bir film yapmayı düşünmüyordu.
titanic, 2. ve 3. bacası arasından ikiye bölünmüş, önce yaklaşık 26.000 ton ağırlığındaki pruvası batmış; pruva tamamen battıktan yaklaşık 2 dakika kadar sonra da yaklaşık 20.000 ton ağırlığındaki kıç bölümü batmıştır. titanic, okyanusun 3.650 metre derinliğine kadar yaklaşık 2 buçuk dakikada saatte 40-50 km hızla batmıştır.
çoğu insan titanic'in tarihte yaşanmış en büyük deniz faciası olduğunu sanmaktadır. oysa bu yanlıştır. şöyle ki;
* titanic battığında 1.514 kişi ölmüştür.(bazı kaynaklarda 1.517 kişi olarak da geçer.)
* 9 Şubat 1945'te batan alman gemisi Steuben yaklaşık 5.200 kişiyle denize açılmış ve batmasıyla 4.500 kadar insan yaşamlarını yitirmiştir.
* goya adlı alman gemisi 2. dünya savaşında sovyet torpidoları sonucunda yalnızca 4 buçuk dakika da battı. 7.000 yolcudan yalnızca 183 kişi kurtulabildi.
* Wilhelm Gustloff adlı alman gemisi 30 Ocak 1945'de sovyet denizaltısı saldırısı sonucunda battı. gemide ezici çoğunluğu çocuk, kadın ve yaralı asker olmak üzere 9.343 kişi can verdi.
titanic'deki can kaybı yukarıdaki kayıpların çok çok altında olmasına karşın
- titanic'in savaş sırasında batmamış olması,
- yapılmış en büyük gemilerden biri olması,
- çok lüks bir gemi olması,
- ait olduğu şirket tarafından "asla batmayacak gemi; tanrı bile batıramaz." gibi aşırı iddialı pazarlanması,
-tarihdeki en büyük fiyaskolardan biri olması,
gibi nedenlerle batmış gemilerden en ünlüsü olmuştur. titanic battıktan sonra o kadar ünlenmiştir ki kendisinin neredeyse birebir ikizi olan olimpic ve britannic adlı gemiler neredeyse hiç kimse tarafından bilinmemektedir. titanic, batması nedeniyle elde ettiği abartılı ünüyle diğer bütün batık gemileri ve deniz facialarını gölgede bırakmıştır.
dört adet bacasından biri sadece estetik amaçlı olarak imal edilen geminin telsiz odasındaki görevli operatör zengin yolcuların mesajlarını iletmekten iyice bunalmış olduğundan kendilerine buzdağı tehlikesini telsizle bildirmek isteyen yakınlardakı ss californian telsiz operatörünü frekansı bozduğu gerekçesiyle çevrimden kovar, buna kafası bozulan ss californian gemisi operatörü telsizi kapatır ve mesaisi bitince kamarasına çekilir, bundan on dakika sonra titanic buzdağına çarpar ne yazık ki kaza yerine en yakın gemiden yardım almak bu sebepten imkansız hale gelir zira ss californian telsizini kapatmıştır.
Son zamanlardaki araştırmalara göre, buzdağına çarptıktan sonra bir süre geri geri (bkz: tornistan) gitse (böylelikle pruva da hemen su almayacaktı) yakınlardaki SS Californian gemisine varabileceği ve böylece yolcuların büyük bir çoğunluğunun kurtulacağı iddia edilen gemi.
Kaptanın büyük bir hata yaptığı sonucuna varılıyor buradan.
Filmdeki Molly Brown karakteri hakkında geçen herşeyin gerçek hayatta da yaşanmış olduğu filmdir.
Molly Brown, filmde kocasının altın madeni bulması sebepli, sonradan zengin olmuş ve elit kesim tarafından sonradan görme olarak tanımlanan bir kadındır. (Gerçek hayatta da aynen böyledir.)
Titanik batarken, ilk filikalardan birine binmiş olan Molly Brown, bir süre sonra, filikadakileri geri dönüp, filikaya daha fazla yolcu almak için ikna etmeye çalışır ;çünkü bindikleri filikanın neredeyse büyük bir bölümü boştur. Bu sırada filikayı kullanan gemici ve elit yolcular tarafından ısrar etmeye devam ederse filikadan okyanusa atılacağına dair tehditler alır. Kimse Titanik'in yakınlarına dönmek istemez çünkü bu kaos ortamında filikaya binmek için mücadele eden insanların filikayı devirmelerinden korkulur. Sonunda Molly Brown, filikadakileri ikna eder ve titanik'e geri dönerler, kalan bir kaç maduru daha filikaya alırlar.
Yani elit kesimin sonradan görme diye tanımladığı kadın, aralarındaki en cesur ve insani kadın çıkmıştır. ayrıca gemide 325 000 $'lık bir kolyesini unutmuştur. O kolye şu anda okyanusun yaklaşık 3700 m derinliğinde bir yerlerdedir.
izlemeyenler için spoiler. *
--spoiler--
gemi ortadan ikiye bölünmüş, arka yarısının kıç tarafında demire tutunmakta olan çiftimiz 30bin tonluk gemi havayla temasını kesip suya tamamen gömüldükten sonra direk yüzmeye başlamışlardır. la hiç mi fizik nedir ne değildir diye açıp bakmadınız. kurtarma gemileri batma korkusundan olay mahalline yaklaşamıyorlar, bunlar batan geminin ardından yüzüyorlar.
--spoiler--
rose'un o tahta parçası üzerinde sırt üstü uzanıp titreyerek yıldızları izlediği anın çaresizliğini yaşamak isterdim. ne olacağını bilemezsin, belki birazdan sen de donup öleceksin, yardım gelip gelemeyeceğini hiç bilemezsin. aşık olduğun insanın ellerinden kayıp gitmesini düşün. o yoğun bunalımla belki sen de kendini öldürürsün, bunu bilemezsin. o anları yaşamadan bunu bilemezsin.