Bu gün 9-10 yaşlarında bir çocuk gördüm tiner çekiyo. Konuşmaya çalıştım suriyeliymiş. Ailesi savaşta ölmüş. Okula gitmiyo musun diye sordum. Ne okulu abi sokakta kaliyorum ben dedi. Okula kayıt olacaktım para istediler dedi. Keşke elimden bir şey gelseydi dedim kendi kendime.
bugün arabanın camına dayanmış 10 tl istiyor. yok dedim, ama kasnaklı bi hesap ödemiş olmasam bi 20 dakka önce belki de verirdim. durdu durdu, 20 lira ver bari dedi. hahah lan kahkaha atıcam camı çerçeveyi indirecek lavuk ama duramadım güldüm. elimle de sıfıra sıfır gardaş dedim. 50 diyecek oldu.
neyse diyip gitti. garibim kafa sünger gibi olmuş.
şu boku satmasalar o zaman harbiden bela olurlar. satsalar böyleler.
tinerciler başka bir türkiye'de başka bir vatandaşlar, tek fark onların ülkeleri bizimkiyle aynı kara parçasını bir şekilde paylaşmış.
yoksa din, dil, ırk, ideoloji, toplum vs... bambaşka.
kurtarmak isterdim onları diyemem. bir çoğu bu hayatı seviyor onların. kurtulmak isteyen de kurtuluyor sonunda, ölmek isteyeni ölüyor.
yine de insanlık onuruna aykırı bu konumda olmaları. aslında bir insanın sokakta yaşaması da insanlık onuruna aykırı.
ama sen bunu onursuz bir insanlığa anlatamazsın ki. kalbinin sesini dinlemeyen adam senin sesini sallar mı?
ne topluma ne de kendilerine faydaları yoktur ve olmayacaktır. tedavi edilseler bile sonuç alma imkanı yoktur. çünkü yine ve yeniden aynı yola düşeceklerdir ve çoğu örnekte böyle olmuştur. itlaf olunması gereken zavallılardır. yaşayarak sentetik acılar çekmek yerine onları öldürmek gerek...
kapitalist dünya düzeninin sokak mahkumudurlar bunlar. bir tinerci bir bok yediyse bunun sorumlusu asla kendisi olamaz. bunun sorumlusu bu dünya düzeni ve bu dünya düzenine baş kaldırmayan herkestir.
yalnız yine de sikicem he bir kaç tanesini, korkutuyor ibneler!
bungün; daha on beş dakika önce bir tanesiyle karşmış olmam '' gündem değiştirme'' yebirebirdi. türkiye'de o kadar olay olsun kan gövdeyi götürsün sen gecenin üçünde bir tinerci ile uğraş...
ikide mesaisi biten insana gecenin üçünde sokakta ne işin var diye de soramayacağımıza göre, bela gelecekse bir şekilde geliyor aradaş... en azındanbu sefer iyi atlattık denebilir.
tanım: tinerci ''iyi'' insanlara denir.
o kolundan tutulup da, topluma kazandırmaya yönelik çabalar içinde olunacağına, kötülüklere örnek olarak verilen, sanki kendisi istemiş gibi bir batağın içine saplanmış kaderi gibi elleri ve yüzü kömür karası çocuk. bir gün hemzemin geçitten geçerken, yanındaki arkadaşına duygularını şöyle aktarıyordu:
- başkasını seviyormuş napak yani ölek mi? asfalt mı kemirek, mazot mu içek? napak yani napak? gece gece moralimi sinirlendiriyo yav!
duygularının ve insan olduğunun unutulup, korunup kollanacağı yerde... o sadece topluma kötü örnek olarak gösterilendir.
yozlaşmanın, bananeciliğin, merhametsizliğin en somut örnekleridir ülkemde.
not: bu çocukları sokağa salan ana-babaların, her türlü şiddeti reva görüp sokağa kaçmalarına sebep olan yetiştirme yurdu görevlilerinin, yardım etmeye muktedir olduğu halde görmezden gelen yetkililerin ta amına koyayım. oluşmayan toplumsal vicdanın da ta amına koyayım.
dindar imandar olmayan, tiner esrar rok müzik cinsel ilişki gibi beyin uyuşturan şeylere özenip bağımlısı olan zavallı gençlerimizi tanımlamak için sayın başbakanımızın kullandığı kavramdır. ah bu gençleri yetiştiren laikler yok mu hep onlar yüzünden oluyor bunlar.