dizide sarah wayne callies beni zombilerden bile daha çok ürkütüyor o bakışları o tipi yok mu bu kadar itici ve soğuk olunabilir. sırf o kadın yüzüden diziyi rahat izleyemiyorum prison breakde de bana aynısını yaşatıyodu bu dizide de bütün güzel dizilerde bu kadını görmek zorundamıyım rol bile yapamıyor bi yerine kazık girmiş gibi duruyor ancak.
diziyi takip eden sözlük yazarlarının cayır cayır yanarak, büyük bir azimle herkesin takip etmesini istediği bunun için cayır cayır spoiler verdiği dizidir. bölümler biraz biriksin derim takipçilere, sonra daha bir azimle överiz. 2. sezon teklike de gerçi; umarım spartakus olayına dönmez !
5. bölüm itibari ile...
--spoiler--
-gayet iyi bir bölümdü , "ısırılan adamın ısırıldığını gizlemesi sonra grup içinde zombiye dönüşüp birini daha ısırması" klişesi ezildi.
-zombiye dönüşen kızını/tanıdığını öldürmeye kıyamayıp ısırılan kişi klişesi de ezildi. sıktı kafasına kızının. ayrıca bir önceki bölümde oyunculuğu dökülen sarışın kızımız zombi iken resmen oscarlık oyunculuk çıkarmıştır.
-zombi filmlerinin bir diğer klişesi olan "zombiye dönüşür dönüşmez zart diye saldıran insan" klişesi de ezilmiştir. yavaş yavaş kımıldamaya başlamış , vücut fonksiyonları ağır ağır yerine gelmiştir.
-o sığınak mıdır nedir orası tam manasıyla cephanelik gibiydi. en az 10 tane m-16 saydım. 1 tane de cephane kutusu vardı. ağır makinalılar ise 3 civarındaydı. insan oraları bir yoklar. m 16 lan o borumu?
-o sığınaktaki adamın paranoyaları enteresandı. şüphelendi herhalde ısırılan var mı diye o yüzden açmakda tereddüt etti.
--spoiler--
Diğer bölümlere aittir.(4'ten sonrası)
--spoiler--
Önce birkaç sonraki bölümde olacakları yazayım. Bunlar bir çiftliğe gidiyorlar kamptan ayrılıp. Orada çiftçi ahırında zombi besliyor. Sonra cümbüş kopuyor. fazla ayrıntıya girmedim ki dayanamayıp bakanlara etkisi az olsun. *
--spoiler--
--spoiler--
Dizinin son bölümlerine kadar pizzacı çocuk yaşayacak. Keza çizgi romanın son çıkacak 79.kısmında kapak güzeli pizzacıdır. *
--spoiler--
4.bölümünü yeni izledim. çok güzeldi. özellikle hastane sahnesi ve oradaki tayfayla diyaloglar iyiydi. allahtan yaşlı teyzecik geldi de vuruşmadılar.
şu merle'nin kardeşi merle'ye oranla daha iyi ve uzlaşmacı çıktı. bu şaşırtıcıydı. diğer bir şaşırtıcı ve üzücü olan şey, bölüm sonundaki kamp'a yapılan zombi saldırısı ve güzeller güzeli amy'nin zombilerin akşam yemeği olmasıydı. artık dizi'De güzel bir dişi kalmadı diye düşünüyorum.
lori kaltağı geberseydi daha iyi olurdu. galiba lost'daki kate'i, ezel'Deki eyşan'ı, the oc'Deki marissa'yı da düşününce her dizi'yE bir tane kevaşe ve sinir bozucu kadın karakter koyma geleneği başladığını anlıyoruz. gerçi şimdi'ye kadar kocasını aldatmaktan başka bir şey yapmadı (gerçi daha da ne yapacaksa) ama yakında üst'e bile çıkacaktır. kocasının değil tabi "trip" olarak diyorum.
umarım bu bölüm'Deki tempo ileriki bölümlerde düşmez. şu rüyasında geleceği gören adam ve tek elli redneck merle de tempo'nun düşmesini engeller diye düşnüyorum gerçi.
4. bölüm itibari ile...
--spoiler--
-o çocuğun pizzacı olduğunu şerefsizim biliyordum. tam pizzacı tipi var.
-psikopat kardeşlerden bizim grup ile takılanı diğer kardeşe göre bir hayli uzlaşmacı ve mantıklı çıktı.
-kesik elin hatrına hem silahları almayı unuturlar hemde alet kutusunu boşverirler diyordum. ama unutmadılar, güzel bir detay...
- elemanın "insanı çiğ çiğ yiyen cehennem köpekleri" cidden korkunçtu.
-sarışın kızın ısırılırkenki oyunculuğu resmen dökülüyordu. ısırıldıktan 2-3 saniye sonra çığlık atması bi tarafa kaçmaya bile yeltenmedi.
--spoiler--
film tadında dizidir. bu anlamda spartakus e benzemektedir. bu büyük prodiksiyonu aylar sonra, çok daha popüler olduğunda, bölümleri birikmiş halde ardarda izlemek vardı; lakin sabredemedik.aylar sonra bu başlığı okuyup dizi konusunda fikir sahibi olmak isteyen okuyucuya 2. sezon'u bekle derim.
-- s01e04 --
- hey kid, what'd you do before all this?
- delivered pizzas. why?
- ("mantıklı" dercesine başıyla onaylar)
-- s01e04 --
Geyikleri de güzel olan dizidir.
--spoiler--
dünya genelinde 25 şehirde (istanbul, New York, Washington, Boston, Chicago, San Francisco, Los Angeles, Madrid, Roma, Taipei, Hong Kong, Singapur, Dubai, Sofya, Belgrad, Johannesburg, Londra, Lizbon, Sao Paolo, Buenos Aires, Santiago, Karakas, Bogota, Mexico City ve Guatemala) 26 Ekim'de güneşin doğuşuyla birlikte yüzlerce zombi kılığındaki oyuncunun yer aldığı tanıtım filmi çekildi. Etkinliğin istanbul Ortaköy'de yapılan Türkiye ayağına 5 makyözün yaptığı makyajla hazırlanan 40 kişilik grup katıldı.
Ortaköy Meydanı'nda saat 06.00'da toplanan ve yurt dışından gelen malzemelerle Dükkan-ül Hayal ekibinden 5 makyözün yaptığı makyajla hazırlanan 40 kişilik grup, insan yoğunluğunun yaşandığı saat 09.00'da Ortaköy sokaklarında ve caddesinde insanların içine karıştı. Hayko Cepkin ve Beste Bereket'in de katıldığı grup, vatandaşların şaşkın bakışları arasında çekimlerini tamamladı. Etkinliğin fotoğraf çekimlerini Mehmet Turgut ve Fethi Karaduman yaptı.
--spoiler-- https://galeri.uludagsozluk.com/r/75782/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/75783/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/75784/+
ilk 3 bölümünü bir oturuşta seyrettiren süper dizi. zombi ve kıyamet sonrası dünya kurgularına hasta olanlar için birebir.
diziyi sevdim, inceliyorum. zombi türlerine ilgim var ve dizi beni şimdiye kadar hayal kırıklığına uğratmadı. aksine; beklentilerimin epey ötesinde çıktı.
10 bölüm yayınlansın neyin ne olduğu daha iyi belli olur. en önemlisi ve yegane beklentim ise dizinin standart zombi dizileri gibi 5-6 bölüm sonra bitmemesi. bizim de şöyle 5-6 sezonluk bir dizimiz olsun yahu.
! bundan sonrası spoiler içerebilir, dizideki zombiler ile alakalı yorumlar içermektedir.
dawn of the dead ile 28 days/weeks later filmleri karışımı zombiler var bu dizide. yani zombiler geçmiş yaşamlarından esintiler taşıyabiliyor (ilk sahnelerdeki zenci abinin karısının öldüğü eve dönme çabası, ilk sahnedeki çocuğun yerden oyuncak bebeğini alması vs.) ve alet edavat kulanıyorlar (alışveriş merkezine girerken zombinin elindeki sanırım akü tarzı bir şeyle cama vurması), aynı zamanda koşuyorlar. gene virütal bir durum var ortada sanırım (henüz bilmiyoruz.) ve ısırılınca, ten temasında falan zombiye dönüşüyor(muş) insanlar. (henüz şahit olmadık.)
zombilere bu diziyle beraber eklenen en güzel, mantıklı durum ise; zombilerin neden birbirlerini yemedikleri. cevap şu; leş kokusu yüzünden. çünkü insanlar taze et kokuyor ve zombiler leş kokuyor. çürümüş eti kim sever ki? çok mantıklı.
diğer taraftan "beyinlerinde bir şey var" tarzı konuşmalarla pek çok gönderme yapmışlar. kafasını kestiğinizde bir zombi ölmüyor. beynini dağıtmanız lazım. açıkçası bizim küçüklüğümüzde zombiler onlarca parçaya bölünerek etkisiz hale getirilebiliyordu. bu son filmlerdeki beyin dağıtma mevzusuyla oldukça farklı ve kırılgan yaratıklar oldular, ama artık koşabiliyorlar ve alet kullanabiliyorlar.
ışığa ve sese duyarlılar. ışığın ve sesin geldiği yöne gidiyorlar. akılsız hayvanlar genelde bunu yapar. mantıklı. söylemekte yarar var; sürü mantıkları yok, beraber çalışmıyorlar. 28 gün/hafta sonra serilerinde de beraber çalışmazlardı ama sürü mantıkları vardı. dawn of dead te ise sürü mantığının yanında beraber çalışan zombiler görmüştük. dizinin sonraki bölümlerinde bir evrim olacak mı hep beraber göreceğiz.
ilk 3 bölümü izlemeyenler için spoiler uyarısı
--spoiler--
--spoiler--
--spoiler--
lan arkadaşın vuruldu hastaneye yatırdın ve arkadaşının karısını ormanda pompalıyorsun hiçbir şey yokmuş gibi. kamp kurmuşsun mal mal takılıyorsun orda. insan bi gider hastaneye bakar öldü mü kaldı mı bu adam diye. sen ne biçim ortaksın pezevenk! ayrıca lori kaltağı pompacının kocan öldü lafına neden inandın merak ediyorum kocan hastaneye yattığında kocanın durumunu sen takip edicen haberi pompacıdan almayacan quarry fahişesi seni.
--spoiler--
edit: iş bu entry s1e6 itibarıyla bazı noktalarda geçerliliğini yitirmiştir.
güzel bir diziye benzemesi bir yana daha izlemedim. muhtemelen her zombi filmini zevkle ve heyecan ile seyretmem dışında, sonucunda tam bir tatmin alamamam ile sonuçlanabilir.
amma velakin öyle değildir. nedeni ise artık romero'nun eski ve tadı kaçmış zombi hikayeleri yok, makyajlar fotoğraflardaki görüntüsü ile çok güzel bir izlenim bıraktı.
zaten zombi filmlerinin vazgeçilmezi kurtuluş mücadelesi olması, bunun dışında dünyayı kurtarmak gibi ütopik bir amaç *olsaydı muhtemelen hiç başlamazdım.
değişik bir fikir olmuş dizi olarak çekilmesi hem de mantıklı. nedeni derseniz zombi filmlerindeki inanılmaz mantık hatası.. 1 buçuk saatlik kurtuluş gibi değil, her bölümünde ayrı bir heyecan yaşayacağız gibi bir şey işte. muhtemelen güzel olacak,
Pilot bölümden sonra 2. bölümüylede beğeni toplayan zombi tarzı yapımları seven kitlece ilgiyle takip edelecek 2010 yapımı dizi.
--spoiler--
ilerde ilk bölümde kasabada bıraktığımız siyahi abimiz ve oğlu bir de çatıda kelepçeli kalan psikopat abimiz Merle Dixon'ın hikayeye tekrar dahil olacağını tahmin ediyorum. T-Dog alet çantasını devirdi ordan testereyi alıp kurtulacak Dixon ve bizimkilerin başına bela olacak zombilerden çok ondan korkmak lazım.
--spoiler--
ilk iki bölümünü de beğendiğim dizi. Bu çizgi romanın dizisine ihtiyacım varmış resmen diyebilirim. Tamamen bağlı kalmayıp daha çok esinlenerek yapmaları daha iyi olmuş sanki. Eğer asıl olaylar başladığında da bu tempoyu sürdürürlerse, daha doğrusu yükseltirlerse, bizi yine güzel günler bekliyor a dostlar.
--spoiler--
ilk iki bölümünü izledim. çok başarılı buldum. izleme listesine bir dizi daha eklendi sanırım. bazı zamanlar iğrençliğin dozajını kaçırsalar da film tadında bir dizi olduğundan kaçırılmamalı diyorum. midesi sağlam olanlar izleyebilir.
özellikle bölüm sonları ilginç. ilk iki bölümde de sonları iyi yapmışlar. makyajlar iyi. görsel efekt olarak mükemmel olmasa da iyi. oyunculuklar da fena değil.
pilot bölüm bence çok güzeldi. şerif rick şehri o halde gezerken empati kurmayı başarırsanız nasıl iyi oynadığını anlarsınız. onun da sayesnde pilot bölümden dizi'ye bağlanıyorsunuz zaten.
1.bölüm'DE atın ölümüne bayağı üzüldüm yalnız. bir de keşke şu dam'daki herif geberseydi diyorum. hani şu redneck olan dallama. ileride kesin bizimkilerin başına bela olacak bu adam.
bir de benden söylemesi. 1. ve 2. bölüm'De sık sık gösterdiler ya bir zombi'yi. askerlik arkadaşını görmüş gibi bizim tahtalı köy şerif'ine bakıyordu hani. o da ileride hikaye'ye dahil olur kesin.
ileride olacaklara dair bir tahminim de şerif'in kaltak karısının kendisini ortağıyla aldatması sebebiyle, bizim şerif o yardım ettiği sarışın kadınla ilişki yaşamaya başlayacaktır.
--spoiler--
inşallah ilk 2 bölüm'DEki ivmesiyle güzel bir şekilde devam eder.
sırf sarah wayne callies için bile izlenmeye değen yapım.. her ne kadar biz kendisine hala michael scofield abimizin yengesi gözüyle baksak da, severek izliyoruz.
başroldeki şerifin karısı, ilk bölümden kocasını aldatması garibime giden bunun haricidinde ilk bölümden iyi izlenim veren dizidir. dizideki mekanların ve efektlerin yüsek bütçeyle hazırlanmış olduğunu görüyoruz. umarım ilerleyen bölümlerde beklentileri verebilir.
güzel bir zombi dizisi. eğer daha güzel olması için bu zombi olayının nasıl ortaya çıktığını, nasıl yayıldığını güzelce açıklamaları lazım. amerikan hükemetinin tesislerinden kaçan bir virüs şeklinde yaparlarsa dizinin bir özelliği kalmaz.