hayvani bütçeli ve iyi de hasılat yapan survivor-horror filmlerinde bile göremediğim kalitede makyajla zombiler yaratılmış, ilk bölümde arzı endam eden bir zombi teyze;
harika bir zombi dizisidir. izleyip, izlememe aşamasında iseniz ve bu sayfaları okuyorsanız, boşuna zaman kaybetmeyin. hemen izleyin. dizinin makyajları ve efektleri gerçekten harikadır.
--spoiler--
başlangıcı ve devamı itibari ile aslında dizi, zombie karmaşasından çok, erkin iktidarın ortadan yok olduğu durumlarda asıl tehlikenin insanın kendisi olduğunu anlatmaya adamış. ya da başlangıcı en azından öyleydi. zombieler sonuçta varlar ama local olarak örgütlenmiş toplulukların birbirleri ile mücadelesi kendi içlerindeki çatışmalar daha belirleyici küçük toplumun etrafında. zombieler arada bir çıkan vahşi hayvanlar gibi ya da çok gerekli olmadıkça kendi ortamından ayrılmayan ilkel insanın mağarasından uzağa gidip avlanması gibi durumlarda beliren vahşi hayvan tehlikesi gibi bir etkisi var.
burada dizinin bence son bölümde yaptığı survival a dönüşmesi, çok kötü olmuş. snouçta bir insanı bir zombie kaç farklı şekilde öldürebilir ki? zaten filmlerde de ekstradan high level zombie karakterler bu sebeple var oluyor ama uzun solukta gerek yok.
--spoiler--
--spoiler--
jennerın ricke fısıldadığı şeyin karısının hamile olması olduğunu sanmıyorum. comiclerde sonradan böyle bir şey ortaya çıksa da sonuçta comiclerde jenner ve cdc yok. bana kalırsa safe zone falandan bahsetmiş olmalı.
--spoiler--
sürükleyici bir yapım. her bölümü bir sinema filmi kalitesinde ve her bölümün sonunda tadı damağınızda kalıyor. *
--spoiler--
doktor son bölümde polisin kulağına güvenli bir yer söyledi bence. olabilmesi muhtemel. *
--spoiler--
mükemmel bir mini dizi. 6 bölümden müteşekkil ilk sezonu bildiğimiz dizilere hiç benzemiyor tam bir film tadında.
kıyamet temalı, tüm insanlığın yitip gittiği, devletin-sistemin çöktüğü ve bir grup insanın hayatta kalmaya çalıştığı zombi filmlerinden hoşlanıyorsanız bu dizi tam size göre. 1 bölümünü izleme niyetiyle başlayıp sabaha kadar ard arda 5 bölümü izlemek zorunda kaldım. sabah ezanını duyunca artık son bölümü bırakıp yattım.
dizide bana tanıdık gelen simalar; The Boondock Saints'in irlandalı psikopatı norman reedus, silent hill'in cybil'ı Laurie Holden, prison break'ten beridir tek taraflı aşk yaşadığım Sarah Wayne Callies ve zilyon tane filmden, özellikle cliffhanger'dan Michael Rooker. bu saydıklarımdan hiçbiri de başrolde değil.
1.sezon son bölümde biraz sıkıcı olsa da diğer 5 bölümü tadından yenmez.2.sezonu merakla bekleyenlerdenim bu sefer 6 bölüm yerine sezon 2 13 bölümden oluşacakmış bu iyi haber,kötüsü ise ekim 2011 de yayınlanacak olması.bakalım hepberaber bekliyoruz.
konu güzel, çekimler güzel, oyunculuklar eh işte ama senaryo gerçekten kötü. mis gibi bir konuyu resmen heba ediyorlar. senaryo yazımında belli başlı teknikler vardır, ders olarak okutulur. mesela geriye doğru giden bir sayaç, son anda kurtulan insanlar, heyecanı yükselt, zirveye gelince biraz sakinleştir falan filan. bu tekniklerin yaratıcılığı kısıtladığını düşünüyorum. belli ki bu dizinin senaristleri tüm bu derslerdeki öğeleri teker teker yerine koyup yazıyorlar. ama bu kurallara uymaya çalışırken de pek çok şeyi göz ardı ediyorlar.
halbuki çok güzel bir çizgi roman var elde, aynen işlesene konuları, niye oynuyorsun ayarlarıyla? çizgi romanda çok mantıksız bazı şeyler de yok değil, onları tırpanla bitti gitti işte.
güzel dizi vesselam. zombi yaşayan ölü falan filan çok fantastik şeylermiş gibi dursada,bu dizide o kadar gerçekçi o kadar etkileyici yansıtılmışki. pencereden bakınca aşağıda dolanan herkesi yaşayan ölüler gibi yürüyomuş zannediyorum, o derece.yok lan yok o kadar değil. hadi tamam anasını satıym o kadar ya.
son zamanların en güzel yapımlarından birisi. gerçekten heyecanla takip edilmiş ve bize left 4 dead'i hatırlatmıştır. bu kadar kısa sürmesinin (ilk sezon için) en önemli sebebi pahalı bir yapım olmasından kaynaklıdır. yürüyen ölüler patlamalar vs. pahalıdır efendim. *
final de nihayet ateş edebilen bir asker gördük. tıkır tıkır saydırdı m-16 sıyla.
etraftada sebil gibi kaynayan bu silaha neden kimse gereken kıymeti göstermiyor?
üstelik yaşlı amca neden sarışın kadını kurtarmaya çalıştı da zenci için pek uğraşmadı?
ulan ırkçı değilmisiniz 1000 senede geçse aynısınız be...
uçan, hızlı koşan, daha güçlü olan vs...* bu evrimleşmiş ve mutantlaşmış özellikli zombiler mutlak olacak/olmalı diye ama yok. aynı safsatalar vs. hoş bunlar bedava da olmuyor farkındayım ama dizide belirtilen bütçe oldukça fazlaydı. ee! bunun da geri dönüşümü için diziyi canlı kılmak ve yer aldığı türle ** paralel olmalı diye düşündüm. seyirciyi doyuracaklar diye düşündüm fakat konu tıkandıkça tıkandı, kendini doyuramaz hale geldi.
şimdi de 1 yıldan fazla süre diziye ara verildiği haberleri çıktı. eğer bu haber doğru ise kesinlikle unutulup seyrini kaybedecek.
he hoş, üzülecek miyim? -yoo. banane lan.
ilk iki bölümünü izledikten sonra kafama tek bir şey takıldı.
--spoiler--
--spoiler--
bir insan arkadaşının karısıyla nasıl beraber olur lan? sen ne menem bir orospu çocuğuymuşsun? önce bir hastaneye gidip öldüğünü teyid etmez mi insan evladı? soktumun piçi seni... tamam sakinim. sakinim...
--spoiler--
--spoiler--
ilk 5 bölümde tempo giderek düşmektedir. tamam zaten böyle bir yapımda action aramıyoruz ama konunun akıcılığı ve hikayenin gidişatı tıkandı gibi. eğer tüm yapım bir nevi survivor a bağlanıp asıl arkadaki hikaye es geçilecekse boşuna izliyoruz bunu da...
Resident evil,28 hafta sonra,gün batımından şafağa filmleriyle (!) karşılaştırılabilecek performansa sahip olan bir dizidir.
Efendim öncelikle zombi konusunun işlendiği bir dizi yapmak, reyting ve imdb notuna göre sezon anlaşmalarına karar verildiğinden,çok mantıklı gelmiyor insana.Fakat sonradan dizinin çizgi romandan yola çıkılarak yapıldığını öğreniyor ve bir parça rahatlıyoruz.
Eğer korku filmlerine ilginiz varsa, özellikle ilk bölümdeki odağı toparlama yetisinin yetersizliğine şahit olacaksınız.28 gün sonra filmindeki Jim gibi Rick de hastanede uyanıyor, ve yine şehir bomboş. Koskoca şehirde iki kişiyle karşılaşan Rick hayır biz burada kalıyoruz diyen Morgan ve oğlunu şehirde bırakıyor.Ellerine tutuşturduğu telsize de nitro oksijen tüpü bağlamış olacak ki,4 bölüm sonra bile Morgan'a ulaşmaya çalışmasına şahit oluyoruz.
Şehirden ayrılan Rick,zaten iki avuçluk benzini olmasına rağmen hastaneye geri dönüp tam bir türk vicdanıyla güzeller güzeli yarı bedenli ablamızı öldürüyor.O kadar büyük ve açık bir alanda hepsi ölmüş zaten mantığıyla ateş etmek de dahiyane.
Atlantaya doğru yol alırken elbette benzini bitiyor kahramanımızın.Benzin aramak için durmuşken bulduğu kamyonu anahtarı olmadığı için çalıştıramayan Rick,yalnızca 2 bölüm sonra kontağa soktuğu bir tornavidayla bunu başarabiliyor.
Merle çatıdayken anahtarın deliğe düşmesiyle mesaj mı verdiniz sevgili senaristler,aha da bak ettiğini buldun diye anlayamadım ama çok gereksiz buldum ben tüm o merle düzeneğini,yakıştıramadım yani.
Bir de şu her zombi ısırığında çişimi getiren su sesi var.Her türlü sesle karşılaştık korku filmleri boyunca,kıhhwoaaaarh fakat bu en koftisi sanıyorum,yamaha orglarının hazır melodileri gibi.
Neyse efendim,bu kadar yerdik şimdi beğendiğim kısımlara gelelim.Makyaj kesinlikle şimdiye kadar gördüğüm en iyi makyajlardan biri.Sadece bilgisayarla yok etme tekniklerinden faydalanmamışlar, o üç saniye gösterip fona verilen çığlıkla kadrajdan çıkartılan makyöz ürünü olmadıkları aşikar. ilk bölümdeki şirin kızımızın pis bacaklarından, hastane bahçesinde sürünen ablamıza, kamptaki kavga sahnesinden, zombi saldırısına, atın tüketimi esnasındaki emeklerin önünde eğiliyorum.
Bazı oyuncular hariç, genel olarak karakterlerin sağlam oturduğu kanısındayım. Şimdiye dek Morgan ve oğlu bu bölüm gelir artık derken bir anda yer değiştirmeleri sonucunda şaşıran ve mutlu olan seyirci haline gelmem de cabası.
Her ne kadar ilk bölümlerde pizzacı asyalı nın fazlaca odak noktası olduğunu düşünsem de özellikle kampa dönmelerinden sonra ilgi terazisinin çok iyi dengelendiğini düşünüyorum.
Bir aşk üçgeni bulunmasına, bir sürü çocuk olmasına rağmen, 28 serisindeki duygusallığı kopya etmemesi de bence artı bir özellik.
Jim'in psişik güçlerinin ilk ısırık sonrası etkileri yenip tekrar aralarına katılmasını sağlayabilecek mi merak ediyorum.Umarım tutmadı kaldıralım cezasına mahkum olmayan bir yapım olur.ileriki bölümlerle görüşmek dileğiyle.
dün itibariyle ilk iki bölümünü izlediğim dizi.
--spoiler--
güzel olmuş, zombi olayı klişe olsa da konuyu iyi ve farklı işliyorlar. tek kusuru iğrençliğin ara sıra had safhaya ulaşması. bağırsaklar, iç organlar falan midemi bulandırdı özellikle. daha önce de zombi yapımları izlemişliğim var ama bu biraz daha abartılı. neyse o sahnelerde yine midem kalkarsa gözümü hafiften kısmayı veya kafamı çevirmeyi deneyeceğim. zavallı zombiler, aslında ölüler ama onları geri döndüren şey her ne ise geride kalan tek güdü açlık oluyor. ama beyinlerinde az biraz hatıra da kalıyor sanırım; zira zenci kadın evin kapısının önünde bir şeyler anımsar gibi bakıp duruyor, içeri sanki sadece karnını doyurmak için değil, hatıralarını yaşatmak ve çocuğuyla kocasına kavuşmak için girmek istiyor gibiydi.
--spoiler--