the prestige

entry393 galeri21
    143.
  1. insanların hırsları uğruna yapabileceklerinin çok sürükleyici bir biçimde anlatıldığı filmdir.birbirlerinden ayırt edilmemeleri için ikizlerden diğerinin de parmağını kesme olayı gerçekten etkileyiciydi.
    0 ...
  2. 142.
  3. sonunda bırak ters köşeyi, karşı kaleye yatırmış filmdir. o neydi öyle yav.
    4 ...
  4. 141.
  5. filmin sonunda thom yorke' un analyse adlı şarkısı girmektedir.
    0 ...
  6. 140.
  7. hugh jackman ve christian bale'in başrollerini paylaştığı, saplantı ve aşırı hırs sonucunda insan oğunun neler yapabileceğini, neleri feda edebileceğini gösteren iki sınır tanımaz sihirbazın hikayesinin mükemmel senaryo ve terş köşeler eşliğinde işlendiği 2006 yapımı harika film.
    0 ...
  8. 139.
  9. filmi de bir sihir gösterisine benzetecek olursak filmin "prestij" kısmı gerçekten müthiştir.
    1 ...
  10. 138.
  11. gerçek bir sanat eseridir,defalarca izlense de incelikleri zor çözülebilcek bir filmdir,kafanız doluyken izleyemezsiniz.
    0 ...
  12. 137.
  13. harika bir filmdir. izlediğinizde izlemediğiniz her güne lanet edersiniz. (bkz: siz sırrı bilmek değil kandırılmak istiyorsunuz)
    1 ...
  14. 136.
  15. mükemmel bir filmdir. her sahnesi şaşırtır insanı. bu yüzden iyice anlamak için 1 kere izlemek yetmeyebilir.
    (bkz: are you watching closely)
    0 ...
  16. 135.
  17. ilüzyon işinin gerçek bir mühendislik yaratıcı bir zeka ve showmenlik üçlüsünün entegrasyonuyla gerçekleştiğini gösteren bi filmdir bazen de...
    1 ...
  18. 134.
  19. uzun olup da, sürekli izlenen * tek film.
    0 ...
  20. 133.
  21. bir christopher nolan harikasi, basyapiti, eseri.... gibi bircok yalaka kelime filan daha iste..

    --spoiler--

    efendim; simdi olay örgüsü, senaryo, oyunculuk harika. hatta okadar enfes ki; filmde bugun bile mümkün olmayan insan kopyalama seysi 1700 lü yillarda yapiliyor.(bilemedin 1800, idare et) ve izleyici hic yadirgamiyor bunu.

    --spoiler--

    niye?

    --spoiler--

    cünkü filmde ön planda tutulan ama sonra anlasilan olay, borden in kendini kopyaladiktan sonra kopyasinin zamanla farkli bir kisilige bürünmesi vakalarin buna paralel gelismesi. yani adam bize klonlamayi zaten kabul ettiriyor film de ve bunun üzerine devam ediyor. daha da kimseden "ulan olum insanmi kopyalanirmis, sacma film bu" diye bir laf duymadim.

    --spoiler--de, entry de bitti.
    1 ...
  22. 132.
  23. filmin güzel olmasından öte en büyük artısı tesla denen insanüstü varlığın bu filmde adının ve çalışmalarının geçmesidir.
    sırf bunun için bile izlenesidir.
    zira kendisi adına ne doğru dürüst belgeler, ne de biografi filmi vardır maalesef.

    gerçi genel nedeni şu olsa gerek;
    (#7047179)
    0 ...
  24. 131.
  25. yaptığı tespit ve girdiği entry de sözüm ona türkçe avukatları tarafından eksi verilmiş kendisine desteklerimi fışkırtıyorum. başlığa ilk girilen entry de yazılması zorunlu tanım vesayre yüzünden yeterince kasıyorsun zaten birde salağın biri gelip tanıma eksiyi basıyor bende ona küfürü sövüyorum.
    0 ...
  26. 130.
  27. 129.
  28. güzel kurgulanmış ,izlenirse pişman olunmayacak film.
    0 ...
  29. 128.
  30. thomas edison'un ticari zekasını çok güzel özetleyen film.
    1 ...
  31. 127.
  32. sonunda acayip şaşırdığım muhteşem ötesi filmlerden biri.
    1 ...
  33. 126.
  34. 125.
  35. huge jackman ve christian bale'in başrolleri paylaştığı izlenesi bir film.
    0 ...
  36. 124.
  37. Yönetmenliğini Christopher Nolan'nın yaptığı 2006 yılı Amerika, ingiltere ortak yapımı film. Yazar Christopher Priest'in aynı adlı romanından (Prestij (Roman)) sinemaya uyarlanan filmin özgün adı; The Prestige'dir
    0 ...
  38. 123.
  39. harika anlatımıyla insanı büyüleyen film. her sahnesinde "kesin yine bir şey çıkacak" hissine kapılıyor insan. hırs ögesi mükemmel işlenmiş. insanı özeleştiri yapmaya da itmiyor değil.
    0 ...
  40. 122.
  41. ilizyonist ile kıyaslandığında daha iyi bir senaryoya ve çok daha etkileyici bir sona sahip olan 2006 yapımı, kaliteli bir filmdir.
    0 ...
  42. 121.
  43. konunun iki adamın günlüğü üzerinden işlendiği nefis romanın nefis film uyarlamasıdır.
    1 ...
  44. 120.
  45. içerisinde sürekli teoriler ürettiğim fakat her seferinde beni göt edip teorilerimi çürüten muhteşem film.
    1 ...
  46. 119.
  47. --spoiler--

    --spoiler--

    tekrar tekrar seyrediyorum, her defasında farklı bir parçası etkiliyor beni. sonra oturup düşünüyorum, sanki gerçekmiş gibi adamları anlamaya çalışıyorum, hatta işi 'şöyle yapmalıydı, o zaman böyle olurdu'ya vardırıyorum.

    aynı anda hem kendini öldürüyor, hem de intihar ediyor olma fikri beni rahatsız ediyor, henüz algılayabildiğim bir şey değil. bir insanı öldürmek yeterince kötüyken, bir de bu insanın tüm düşüncelerini, duygularını, korkularını bilip de onu öldürebilmek akıl almaz. sonra öldürülen insanın da kendisi olduğunu hesaba katıyorum, o makineye bilerek giriyor. ve bu bir kere olmuyor, defalarca yapıyor aynı şeyi. korkunç.

    gerçi şimdi iki aydır yirmiyi aşkı izlediğim için ana konudan kopmaya başladım. bu aralar aklımı sarah kurcalıyor. 'senin ne olduğunu biliyorum' diyor kendisini sevmeyen ikize. gerçeği bilmek istediğini söylüyor, sevilip sevilmediğini soruyor, ve olumsuz cevap aldığında intihar ediyor.

    neden? aslında kendisini sevmeyen kardeşe mi aşık? yoksa ikisi de kendisini sevsin mi istiyor? madem gerçeği öğrendin, kendi kocanla doğru düzgün hayatını yaşa, diğerini de rahat bırak. dışarıya karşı bir şekil işinizi ayarlarsınız, çok zor değil. veya bunca zamandır kandırılmak ağır geldiyse çek git. sonuçta karşında iki farklı adam olduğunu öğrenmişsin, 'sen de beni sev' nasıl bir saçmalıktır anlamış değilim. ne de olsa bir film, mantık hatası falandır diye düşünüyorum, yoksa filmde iyi kalpli kimse kalmayacak.

    cutter da günlüğü alabilmek için fellon'un sandığa hapsedilip gömülmesine yardım etmişti. sonra da vurucu sahnelerde ortaya çıkıp 'sen ne yaptın böyle!' diye feryat edip güya ahlâklı geçiniyor.

    ne pis bir dünyaymış
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük