Tek kelimeyle mükemmel olan film. Adolf Hitler zamanında yahudilere yapılan işkenceleri anlatıyor.
--spoiler--
en iyi bölümü bezelye konservesini açmaya çalışırken alman komutana yakalanmasıydı. ayrıca piyanistin alman paltosuyla ruslara doğru koşma sahnesi filmin keyifli olan tek bölümüydü. Yaşlı adamı balkondan aşağı atma sahnesi ve alman komutanın öldürülmesi en acıklı yeriydi.
--spoiler--
savaşın ne kadar kötü olduğunu anlamamızı sağlayan film. ayrıca filmin sonunda piyanist'in ailesine ne olduğunu öğrenemedik. ama bugün yahudilerin yaptığı zulümler aklıma gelince bu filmin propaganda amaçlı yapıldığını da söylemeden geçemeyeceğim.
psikolojik bir film ararken aldığım öneriyle izlediğim film. tek kelimeyle mükemmeldi. hayat güzeldir adlı filmi izleyip beğenmiş olan kişilerin bunu da beğeneceğine eminim. tersi de olabilir. ama o komutan ölmeseydi iyiydi.
wladizlaw spilzman adlı polonyalı bir piyanistin nazilerden gerçekten yaşanmış kaçış hikayesini anlatan, başrolde ki adrien brody'nin inanılmaz bir performans göstermesiyle( zaten bu rolüyle oscar kazanmıştır) varşova'nın oo harabe görüntüsüyle bizi etkileyen ama herşeyden önce bir alman subayın bir yahudiye yardım etmesi onun hayatta kalmasını sağlaması gerçekten müthiş bir olay. bir klasiktir mutlaka izlenmelidir ayrıca insana klasik müzüğide sevdirir.
her izlediğimde almanlara olan öfkem bir kat daha artıyor. her ne kadar yahudi olmasam da, atalarım polonyadan gelmese de insanın tüyleri diken diken oluyor yaşattıkları zulüm karşısında.
wladyslaw szpilman'ı canlandıran the pianist adrien brody oyunculuğu ile bizleri kendisine hayran bırakır.
--spoiler-- alman subayıwilm hosenfeldin yahudilere karşı sempatisi sayesinde piyanist hayatta kalmayı başarmıştır. piyanist rus ordusuna esir düşen alman subayı uzun süre aramıştır ancak bulamamıştır.
izlediğimde duygulandığım ve o günden sonra;
-abi ben bütün filmleri izledim .
-piyanist'i izledin mi?
-hayır.
-kaybol o zaman . diye diyalogları yaşamama neden olan oscarlı film.
adrien brody savaş bitince kendine radyoda bir iş bulur, artık mutludur. bu radyoda işini yaparken müzisyen arkadaşı içeri girer. işte burada müzisyen arkadaşına bakıp gülümsemesi beni benden almıştır.
(bkz: savaştan çıkmak)
filmin yahudi propagandası yapmasını bir kenara koyarsak, muhteşem bir film. sahnelerin hepsi çok gerçekçi. küflü patatesi çöpten alıp yeme sahnesi ve bir turşu konservesi için verdiği mücadele çok etkileyici.
yahudilere acıyın filmidir. acayip yahudi propagandası yapılmıştır. lakin izlense fena olmaz denilecek filmdir.
edit: ne eksilersiniz be o yahudiler filistinde kuçücük coukları öldüren sivilleri katleden bir topluluktur. dinimize göre bile lanetlenmişlerdir. zamanında müslümanların yahudileri din özgürlüğü tanımış, huzur içinde yaşarlardı ama şimdi aynı topraklarda katliamlar yapılıyor bebekler öldürülüyor insanlara tecavüz ediliyor. neyse naparsanız yapın. acıyın onlara melek onlar melek.