Yollarda yağmurda ki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.
Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum.
Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söylecek biri.
En çokda insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum
--spoiler--
az evvel izlediğim etkileyici bir film,
genel olarak izleyicinin küfrettiği, sevindiği, belirli sahneler vardır.
bunlardan 1-2 örnek verelim hemen..
--spoiler-- https://galeri.uludagsozluk.com/r/173619/+ fotoğraftaki abimiz saldeyeye oturtulduktan sonra percy adlı bilmemne evladının sünger ıslatmaması dolayısıyla adamın çok büyük derecede acı çekerek ölmesi bizi percy'e denen piçe küfretmemizi sağlıyor.
--spoiler--
--spoiler--
sandalyeye oturtulan john'a karşılarında seyirci gibi idam izleyen aile bağırmaktadır. "bu adamın 2 kere ölmesi gerekiyor." "tecavüzcü" falan diye bağırarak o kızın ailesine "ulan orospu çocukları sanki %100 eminsiniz de bu adamın yaptığından" demeden edemiyoruz..
--spoiler--
--spoiler--
wild bill diye bi manyak vardı, deli hastanesinden getirtmişlerdi hani bu ibneyi. green mile'e getirildiğinde delirip ortalığın amına koymuştu, evet o adamdan bahsediyorum esas suçludan. filmin ortalarında adamın suçlu olduğundan haberimiz yok tabi. tek kıl olduğumuz insan percy, hani şu e-blok'a dadanan amcası mı ne vali olan bizim dilimizde şakirt*
işte o wild bill 'in percy'i taciz ettiği sahne. altına falan işemişti mal ehehee.
--spoiler--
her izleyişimde aynı etkiyi yaratan tek film. ayrıca daha fazla ağlayıp içinizi döküp rahatlamak istiyorsanız; film bittikten sonra pink floyd'un comfortably numb parçasını dinlemenizi tavsiye ederim. **
çok gerçekçi, çok güzel filminin; muhteşem oyunculukların bile yanında anlamsız kalabileceğini düşündüğüm muhteşem kitap.
daha ilk sayfalarında bağlandım kitaba ve son sayfasına kadar da böyle devam etti. john caffey asla unutamayacağım bir kahraman oldu benim için. gerçekten bir karakter ancak bu kadar güzel ifade edilebilir.
ne zaman duygu cümbüşü yaşamak istesem açarım john ile paul'ün diyaloğunu konuşmaların ardından paul'ün ''ben hiç bir film seyretmedim'' demesi ve akabinde dancing cheek to cheek adamı çok fena çarpar ya ağlarsınız ya da ağlamayıp daha beter olursunuz. böyle duygusal bir filmdir.
kapağını kapattığınız anda "bu adil değil" dediğiniz ve adını her duyduğunuzda içinizi acıtan kitap. çok güzel de bir uyarlaması yapıldı tom hanks başrolünün yardımı ile.
ağlamak için bahane arayan bünyelerin izlemesi gereken film. john coffey'in elektrikli sandalyeye götürüldüğü vakit kendinize hakim olamazsınız. Persey isimli kıl ve sonunda hak ettiğini bulan bir karaktere sahip film.