Anama geçen dikiş kursuna mı gitsem dedim boşver çok sıkıcı öğrenenler bile yapmıyor dedi. E jilet gibi bi etek diksem fena mı dedim potluğu var şu var busu var dedi. Kariyerim başlamadan bitti.
yeni kalfaların, çırakların yetiştiği bir meslek olmaktan çıkıyor. bu meslek, önceleri kimi yerde 4 veya 5 kişiyle, kimi yerde de 10 kişiyle yürütülen bir meslekti, hatta bazı terzi dükkanları iki katlı olurdu. usta, işi hazırlarken elemanlar dikerler, hazırlarlar ve hafta sonuna işi bitirirler, öyle teslim ederlerdi. bugünkü gibi giyim işi konfeksiyon ağırlıklı bir zevke dönüşmemişti. tabi terziliğin değerli olduğu zamanlar konfeksiyon giyime ilgi fazla değil. müşteri, takım elbise diktireceği zaman mutlaka terziye diktirir, çünkü daha nostaljik ve daha hevesli takılır, tabi o dönemler şık giyinmek bir kültür olmuştur. bir takım elbisenin ilk provası yapılır, sonra tela işlemine geçilir, arkasından astar işlemine geçilir, sonra provalar hazırlanır, belli bir kademeleri vardır, sonra 3 veya 4 gün içinde sipariş takım elbise hazır hale getirilir. şimdiyse terzinin diktiği bir elbise pahalı geliyor ve tüketici konfeksiyonu tercih ediyor. her yaşa, her bedene, her zevke göre hazır elbiseler piyasaya çıktı. pantolon, ceket ve başka elbiselere olan talep iyice azaldığında ve terzilik artık tamir, paça, fermuar, sökük, daraltma, kısaltma, düğme dikme ile yürür, ama nereye kadar yürür bilinmez. belki 10 sene sonra bu ufak detaylarla uğraşan terzi bile bulunamayacak.
Bana kalırsa gerçekten çok özel bir iş.
Çok zahmetli ve zor.
Dikkat, beceri ve zevk sahibi olmayı ister.
Birçok sektörde olduğu gibi bu sektörde de yetişen alt nesil yok.
Bu yüzden hazır giyim sektörü, giyim pazarını yüzde doksan (ki bu iyi niyetimden kaynaklanan bir oran. Bana kalırsa yüzde 98 falan) itibariyle ele geçirmiş durumda.
Terzilik insanlara genellikle pahalı geliyor.
Çok özel geceler için ancak başvurabiliyorlar.