kimse kimseyi ortada bir sebep yokken, geçerli bir gerekçe göstermeden terketmez; arkasında bırakmaz.terketmek sanıldığı gibi kolayı seçmek,kaçıp gitmek de değildir, ne bir zayıflıktır ne de bir bencilliktir,ne bir cezadır ne de bir bedel.ne bir keşkedir ne de bir belki.ilişkiyi yaşayan taraflardan birinin mutsuzluğunu farketmesiyle attığı en cesur adımdır, yolunda gitmiyorsa,bir uçuruma sürükleniyorsa o ilişki, o uçurumdan dönmenin, bitirmenin tam vaktidir.Onsuz yaşamayı göze almanız bakımından alınabilecek en büyük risktir hatta.
hayatım boyunca ne terkedecek kadar kendimi güçlü hissettim nede terkedilecek kadar değerli hissetmedim,ama şartlar bu iki şıkta birini gerektiriyorsa karşı tarafı kırmadan tekedilebilir yada terkedildiğinde olgunlukla karşılayıp biraz daha büyüyebiliriz...
terk etmek ne kadar kolay
sen kolay olanı seçtin
önce benden sonra senden
sonrada aşkımızdan geçtin aşkımızdan
yıkılası demem sana
yıkılmaki ölmeyesin
neler çeker,insan neler neler
bir düşki sende bilesin
her sevgide bin ah ettim
gençliğime eyvah ettim
bilmem ki ne günah ettim
bilemem bilemem gülemem ben yalan dünyada
tanrım sonsuz sevgi versin
kalbin tapar gibi sevsin
dilerim benden fazla sev
sev ki sende gülmeyesin,gülmeyesin
köşe bucak aramayı
bir ümide sarılmayı
öğren aşkla avutulmayı
öğrenki zormuş diyesin
her sevgide bin ah ettim
gençliğime eyvah ettim
bilmem ki ne günah ettim
bilemem bilemem gülemem ben
yalan dünyada......
youtubede bir adam, yavuzdu sanırım ismi ibrahim tatlısesten daha iyi söylüyor. acı çekenler için dinlenilesi arabesk şarkılardandır.
terk edilemenin hezimetini iliklerine kadar yaşamış, yazık insanlar için tü - kaka olabilen fakat değişik sebepler ve etkenlerden ötürü yeri geldiğinde kişinin bencil duygularının itici kuvvettiyle yapması zevk ve haz veren süper sonic eylem.
insan terk eder.. sadece eder.. yüreğinden atmaz.. bazen şarkılarda bazende tavanarasına saklanmış bir resimde doğuverir tekrar.. ama rahatlayacaksa terk eden; evet terk ettin. yoksun.yokum.yokuz.
kimi zaman terk etmek; uzaktaki sesin gizemine kapılmaktır. kendini başkalarından sakınmaktır. sadece terk etmek değildir bazen, Aynı zamanda terk edilmektir.
dere iken nehre dökülmek, nehir olunca denize kavuşmak ve oradan da okyanusa açılmak isteğidir. fani alemde baki kalmak için hoş bir seda bırakma telaşını gizliden gizliye yaşamaktır kimbilir... ve bazen hüküm giymektir, ayrılmaktır... Sevgiliden, yaşanılan kentten, ülkeden, dünyadan... ve bazen insan; ayrılarak gidişin tadını aldığında yaşamın gerçek anlam boyutunu kavramaya başlamış demektir.
Kusmak gibidir. Nasıl mı? Hani mideniz bulanmaya başlar, bir türlü çıkarıp rahatlayamazsınız. Çareler ararsınız, nane limon kaynatır anneniz. En sonunda mide asitleri yükselerek uygun bir kıvama gelir ve ağzınız sulanmaya başlar. işte o zaman leğene koşar kusarsınız. Aynen böyle bir şeydir terk etmek. Artık fena halde canınız yanıyordur, ama hiç bir şey fayda etmiyordur düzeltmek için. Hayır, kussanız rahatlayacaksınız ama olmuyor bir türlü. O bulantıdan, iç sıkıntısından kurtulmak, hayatınıza bir daha hiç bir insanı almamak istersiniz. Kusmak gibi, birden bire geliverir ağzınıza bitti demek. işte o an rahatlar, dönüp arkanızı çeker gidersiniz.
insanevladıysan, terk etmekte hatamı yaptım diye dönüp bir düşünürsün. ağır mı oldu, bir şansa daha versemiyim dersiniz. öyle sevecen, yapabilitesi zevkli bir hadise değildir.
yolun sonuna gelmektir. sevdiğin kişi için her şeyi yapmışsındır, kıymet bilinmemiştir. seni bir türlü anlayamamıştır yeterince değer verdiğini hissettirememiştir. sevdiğini bile hiç söylememiştir. öyle çok üzülmüş öyle çok ağlamışsınızdır ki göz yaşlarınınız içinizi yakmış kalbinizi kurutmuştur. ruhunuz artık bu bedende bile durmak istemiyordur. ölmek daha iyi düşünürsünüz, çok sevdiğinizi bile bile onsuz olmayacağını bile bile, hayatın anlamının kalmayacağını bile bile onu terkedersiniz. terk etmek bazen kendini unutmaktır binlerce kalabalığın içinde ruhunuzu orda onun yanında bırakıp sonsuza uzanmaktır. giden siz misiniz kalan o mudur hiç anlaymazsınız.