- seni sevmiyorum artık bitsin bu ilişki.
- nasıl yani?
- sevmiyorum işte uzatma.
- sevdiğini söylemiştin hep.
- sevdiğimi sanmıştım, ama yanılmışım.
- ben sensiz yaşayamam.
- unutursun...
karıya iyi basan adamı kimse terk etmez. bekarken ümran diye bi karıyı düdüklemiştim evliydi ama olsun. evli karıların yüzde 70 i evliliğinde mutsuz kocası yorgun gelip iyi orgazım yapamıyo karısını.
çok afedersiniz de beceremiyorlar karıdan anlamıyorlar. ben mesela konuşurum .mla, resmen naber iyi misin der gibi konuşurum ellerimle. ve inanır mısınız o .m bana güler, resmen yanaklarını açıp güler. her neyse yemin olsun bastım buna acayip, bastıktan sonra kalktı sigara yaktı, derin bi nefes aldı. o orospu çocuğu benim 6 senemi yemiş dedi kocasından bahsederek.
hala daha eski işyerinde telefonlarımı falan aramış. düşünün karıda ne etki bıraktım a.ına basıyim çocukları çok tatlı ama ya feysbukta baktım maşallah kocaman olmuşlar.
yalnızım şimdi. hastaneye tek başıma gidiyorum. koluna gireceğim biri yok, korkuluklara yaslanıyorum. bu kez omzunda ağlayabileceğim sen yok, koltukta hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. değişmeyen tek şey var, her gün biraz daha ölüyorum..
evrenin merkezi yaptığınız insanın seni umursamıyorum deme şekli.
o sizin için tek önemli şeyken, sizin onun için aslında hayatından çıkarmak istediği, fırlatıp atmak istediği bir fazlalık olduğunuz gerçeğini yüzünüze vurur. çok acıtır. acıyarak ve yanarak aslında sevilmediğinizi öğrenirsiniz.
kimsenin ölmediği bir tür ölüm. kendini de karşındakini de suçlamak bir işe yaramaz direnmek ise daha çok can yakar..
her an her saniye yanında olmak istediğiniz insanın sizi bir daha görmek istememesi sonucu ortaya çıkan hadise.
daha kötüsü için (bkz: mesaj atarak sevgiliden ayrılmak)
çok seviyorsanız ve karşı taraf bitirmekte kararlıysa o son buluşmada hissedilenlerdir.
zaten sabaha kadar uyuyamamış bünyem günün ışımasıyla beraber daha fazla yatak hapsine dayanamayıp yataktan çıkmıştır.
kalkıp paketi yokladım şöyle 1- 2 dal sigara kalmıştı. ağzımda geceden kalan bira tadı gögüsümde büyük bir ağırlık, sanki günlerdir madenlerde çalışıyormuşcasına bir yorgunluk tüm bu hissedilenler eşliğinde çapaklı kirli dağınık saçlarla ilk sigaramı aç karına yaktım.perdeyi aralayıp şöyle bir gökyüzüne baktım idamı bekleyen orta çağ mahkemelerinde yargılanmış haklı ama ölü bir protestan gibiydim.
sigaranın sonunu beklemeden attım camdan önce şöyle bir kendimi kokladım aynaya baktım bir duş almak gerekti telaşlı ama bir o kadar ağır adımlarla küvete uzandım ve musluğun soğuk kısmını çevirdim.
içime gelen titreme acımı hafifletiyordu sanki daha bitmedi bir şeyler diyeceksin ve her şey düzelicek ama ne diyeceksin doğru cümleler ne düşün hadi ?
aslında içten içe biliyordum içinde olduğum küvet bana musalla taşı gibi geliyordu son bir hamleyle çıktım banyodan bilgisayarın başına oturdum kafam dağılsın istedim eski fotoğraflara bakma sakın bakma diye kendimi uyardım ama baktım.
allak bullak olmuştum ve buluşma saati geldi üzerime onun en sevdiği tişörtü bana aldığı pantalonu giyip evden çıktım.
hava bir hayli sıcaktı kafamda düşünceler silsilesi vardı biliyorum hala beni seviyor ayrılmayacak yapamayacak sende pozitif ol kızı germe dedim adımlarım eşliğinde.
sonra onu uzaktan gördüm biraz buruk gülümsedi öyle bir gülümsedi ki o an anladım''çok sevdim çok güzel şeyler yaşadık ama artık bitti seni hiç unutmayacağım'' gülümsemesiydi.
nasıl demeyin bir gülümseme anlatır bazen her şeyi.
yanıma geldi anlamıştım zaten konuyu değiştirmeye çalıştım, bilet aldım haddi sinemaua gidiyoruz dedim ismimi söyledi yumuşak ama kararlı bir tonda duymamazlıktan geldim tamam söz bu sefer senin istediğin filme gidicez dedim tekrar ismimi söyledi aynı tonda durdum ona baktım ''gitme'' dedim.
sen benim tek ailemsin dedim sen de giderken kimsem kalmaz dedim seni hala 3 yıl önceki kadar seviyorum sakın gitme dedim.
biliyorsun hem ailem seni istemiyor hem ben artık sevmiyorum üzgünüm.
o an öldüm ne kadar kolay söylemişti sevmiyorum kelimesini ne kadarda basitti 3 yıllık ilişki sonrası bir zamanlar ''seninle evlenicem deyip ikeada eşyalar seçen birisi ayrılırsa bu sen olursun ben senden asla ayrılamam diyen kız ne kolay demişti öyle sevmiyorum kelimesini.
hiç bir şey diyemedim sadece gözlerimden yaşlar süzüldü boynuna sarılıp ağladım hüngür hüngür hani erkekler ağlamaz derler ya çok kral ağlarmış hacı ben o gün öğrendim.
yapma dedi o da ağlamaya başladı olduğumuz kaldırıma çöktüm oturdum ne çevreden bana bakan insanlar ne erkeklik onurum hiç bir şeyin önemi yoktu o da yanıma oturdu ağlayan gözlerime baktı hiç bir şey demeden 2 dakika öyle bakıştık sadece.
anlamlı bir şey diyecek zannettim ''ağlayınca gözlerin yeşile çalıyor'' dedi gözlerimi sildim istemsizce güldüm ama içim acıdı aslında daha anlamlı diyecek bir şeyi olmalıydı böyle şaka gibi bir son cümle olmamalıydı.
+sonra yanımdan kalktı tamam dedi gitmeyceğim dedi
-nasıl dedim seviyor musun hala beni (bir an için en mutlusu oldum evrenin)
+hayır sevmiyorum ama sen düzelene kadar yanındayım ama sonra giderim dedi
-kendimi hiç bu kadar aşağılanmış hissetmemiştim sesim titredi hayır hayır istemiyorum git tamam dedim.
arkamı döndüm ismimi söyledi gözümden yaşları silip adımlarımı hızlandırıyordum
tekrar ismimi söyledi biraz daha bağırarak uzaklaşmıştım kaçar gibi yürüyerek.
hala ağlıyordum ve adımlarım artık koşar adımlara dönmüştü.
son bir kez mesafenin etkisiyle seni seviyorumu cılız bir şekilde duydum ve arkamı dönüp tekrar ona koştum.
son paragraf benim olmasını istediğim senaryoydu ama sondan bir önceki paragraf gerçek hikayemin sonuydu.
bütün terk edilenler, size seslenir gibi yapacağım..
siz hiç onun terkinden sonra kahroldunuz mu?
evet orospu çocukları demek isterim.
bu açık ve nettir.
ama diyemem malesef. küfür efendilere yakışmaz imiş çünkü...
sizi hiç en büyüğünüz tanrı terk etti mi ?
göktanrıya yalvarın ve yakarın.
belki size geri dönerdir.
efqarlandırır. isyanlara sürükler. mutlu musun diye sorunca aldığınız cevapla bir tokat daha yemiş olursunuz. ama bir şey öğrenirsiniz ki kimseye hak ettiğinden fazla değer vermemeyi.
Herkes sizi bırakabilir;anneniz,babanız ,sevgiliniz...ama Allah bırakmaz ,ne yaparsak yapalım ,ne kadar günah işlersek ,ne kadar yanlış yaparsak yapalım Allah bizimledir.
en kötüsü ise karşı tarafa karşı, kendinin teselli edememektir. mesela karşı taraf sizi aldatır ya da ne biliyim klasik bi bahane bulur da sizden ayrılırsa dersiniz ki "benim elimden bi şey gelmez. ayrılan o oldu."
yani terk edilmek bi nevi yükünüzü hafifletir. ama daha kötüsü varsa o da terk edilmenin nedenini bilmemektir. aklınıza o gelir dersiniz ki "evet, o terk etti. ama neden?"
işte bu soru sizi yer bitirir. artık aklınıza geldiğinde "o kaybetti" diyip geçemezsiniz. "neden" diye sorarsınız kendinize. daha çok düşünürsünüz. hatayı kendinizde ararsınız. tabi ki geçicektir, ama nasıl? bilen varsa bana da söylesin.
Ölümlü dünya olduğu için mutlaka gelecek olan sondur. insanın elinde sadece üzüntüsü ve kederi kalıyor. Yaşanmışlıkların çöpe atıldığı durum hemen hemen hepimizin başına gelmiştir. Önemli olan hayata devam edebilmek.
bir insanın tadabileceği en güzel his, boşlukta olmak. insana biraz: "her şeyi yapabilirim artık, özgürüm." düşüncesi verir fakat, iç kemirdiği için de kendinizi, kendi saçmalığınızın ortasında bulursunuz.
şu anda içinde bulunduğun durumdur.
insan uyuyunca unutacağını zannediyor ama unutulmuyor. Evrende yok oluyormuş gibi, bir sis bulutu gibi hissetmenize neden oluyor. donup kalıyorsunuz ne ağlaya biliyorsunuz ne de elden bir şey geliyor. çok kötü bir şey...