Cebelitarık Boğazı'nı geçen Tarık bin Ziyad ispanya'ya çıkar çıkmaz gemileri yaktırarak askerlerinin geri dönme umudunu kırdı. Askerlerine şu tarihi sözleri söyledi: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır. Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.”
ispanya'nın fethinden sonra Musa bin Nusayr burada bazı komutanlar ve askeri birlikler bıraktı ve Şam'a döndü. Yanında götürdüğü Tarık Bin Ziyad'ı Halife Hişam'a şikayet etti. Halife yaptığı araştırmada ispanya'nın gerçek fatihinin Tarık bin Ziyad olduğunu öğrendi. Onu cezalandırmadı ama ülkesine de geri göndermedi. Tarık Bin Ziyad ölümüne kadar Suriye'de yaşadı.
berberi asıllı köledir en başında. emevi komutanı musa bin nusayrın azatlısıdır. askeri, hitabet ve siyasi konulardaki cevherini farkeden musa, azatlısını önemli konumlara getirmiş, fetih emri verilen endülüse öncü birlik kumandanı olarak yollamıştır. cebeli tarığı geçtikten sonra yaptığı askeri hamleyi zaten çoğunuz biliyosunuz. askerlerin psikolojisinde bundan daha tesirli taktik var mıdır bilmiyorum. akıllıca.
bazen hayatta radikal kararlar almak gerekebilir. riski var mı dersek olduğu kesin, ama şartların zorlayıcılığı insanı provoke edebilecek bir şeydir diyebilirim. şu bir gerçek ki rahatlık tembellik bağımlılık yaratır. başarı da gelmez haliyle. tarık bin yıldan daha eski bir zamanda denenmemiş bir riski denedi, yüz güldürecek bir başarıyı da aldı. çünkü iki şeyi yapması gerektiğini biliyordu; doğru zamanda doğru kararları hızlı şekilde vermeyi ve verdiği kararlarda kararlılıkla mücadeleyi etmeyi.
tarık bin ziyad bana da iham kaynağı olmuştur. kendi hayatımda güncel olarak denediğim taktiktir aynı zamanda. işe yarar inşallah diyelim. bazen gemileri yakmak gerekebiliyor.
ispanya’nın Müslümanlar tarafından fethedilmesinden (93/711) sonra Hıristiyanlar tarafından başlatılan (ispanya’yı yeniden ele geçirme) hareketi, Tuleytula (478/1085), Kurtuba (634/1236) ve işbîliye (646/1248) gibi islâm şehirlerinin işgal edilmesiyle önemli başarılar kazanmıştır. Bir süre sonra da (905/1499) öz vatanlarında "parya” durumuna düşürülen Müslümanlar’ın (Moriskolar) Katolik dinini benimsemelerini sağlamak amacıyla ispanyol yönetimi, kilise, engizisyon mahkemesi harekete geçmiştir. Yayımlanan kraliyet fermanlarıyla islama ve Müslümanlar’a ait ne varsa yasaklanmış, kiliseler eğitim ve öğretim faaliyetlerine, engizisyon mahkemesi de “mürtedleri” (Endülüs Müslümanları için kullanılmaktadır) cezlandırmak için tahkikat ve takibatlarına devam etmiştir. iknâ, takip, tehcîr ve ce-
zalandırma süreçleri sonunda “takiyye” yapmak zorunda bırakılan Müslümanların yeterince asimile olmamaları, Hıristiyan toplumuyla entegrasyon konusunda
mesafeli durmaları ve ispanya’nın düşmanlarıyla (Osmanlı, Fransa ve Kuzey Af-
rika’daki hanedanlıklar) işbirliği yaptıklarına dair inanç, XVII. asrın en acımasız
ve gayrı ahlakî süreci olarak tanımlanan toplu sürgün olayını başlatmıştır
(1018/1609). Sürgün (expulsión), ispanya’yı malî, ictimâi ve iktisadî kaosa sürüklerken, yurtlarından zorla sürülen yaklaşık üçyüzkırkbin (340.000) Müslüman için tam bir trajedi olmuş, yolculuk esnasında ve yerleştikleri coğrafyalarda
onbinlercesinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır.
tarık bin ziyad (arapça: طارق بن زياد, ö. 720), endülüs' ü fetheden emevi komutanı.
Cebelitarık boğazı'na adı verilmiştir. arapça'da "cebel" dağ demektir. cebel-i târık, "tarık'ın dağı" anlamına gelmektedir.
ispanya'daki vizigot krallığı'nın son kalıntılarının arasındaki karışıklık ortamında ispanyol yahudileri ve bazı vizigot yöneticilerinin daveti üzerine ispanya'ya 711 yılında çıkarak önemli birçok şehri fetheden komutandır.
genel olarak kuzey afrika'da yaşayan bir berberi ailesinden olduğu, kuzey afrika'nın fethi döneminde islam orduları tarafından esir alındığı ve serbest bırakıldıktan sonra emevi valisi musa bin nusayr'ın hizmetine girdiği kabul edilmektedir. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2261009/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/2261010/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/2261011/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/2261012/+ https://galeri.uludagsozluk.com/r/2261013/+
Tarık bin Ziyad’ın bugünkü Cezayir topraklarında, 670 yılında dünyaya geldiği rivayet edilmektedir.
Berberi bir ailede doğan Tarık bin Ziyad aslen bir köle olmasına rağmen Müslüman olduktan sonra azat edildi. Emevilerin Kuzey Afrika valisi Musa bin Nusayr, yetenekli bir kişi olarak gördüğü Tarık bin Ziyad’ı maiyetine aldı. Zaman içerisinde önemli bir komutan haline geldi, Tanca ve Sebte gibi şehirlere yönelik harekatlarda komutanlık görevinde bulundu. 708 yılında Tanca valisi olarak görevlendirildi ve Endülüs’teki islam fetihlerinin başlangıcına kadar bu görevde kaldı.
Tarık bin Ziyad, Endülüs’e yönelik islam fetihlerinde öne çıkan en büyük komutanlardan biriydi. Bölgedeki ilk büyük ordunun kumandanı olarak, bugün Cebelitarık olarak anılan noktaya çıkarma yaptı. Zamanla çok sayıda şehir fethedildi, 3 senelik süre zarfında iber Yarımadası’nın tamamına yakını kontrol altına alındı. 714 yılında Endülüs’ten ayrılıp Şam’a dönen Tarık bin Ziyad, ömrünün son yıllarını burada geçirdi ve 720 yılında vefat etti. Allah ondan razı olsun.