sivil toplumculuk anlayışının, türkiye'nin eski solundaki demokratizm hastalığının geleceği son noktadır. o noktada sermayenin tarafında ne sınıf kalır, ne emperyalizm, ne de sola ait başka bir şey.
bugünlerde yaptığı kitap promasyonu ile ilk defa dikkatimi ciddi anlamda çekmiş oluşum. abd'nin yayın organı değil de biraz gazete olabilseydi katılırdım da bu kampanyaya. ama giderim bir kitapçıdan on katı para vererek o kitapları alırım da bu maşalara zırnık koklatmam. batıyoruz, matıyoruz diyorlar birde şu günlerde. tayyip amcalarının öfkesi biraz geçsin, düzlüğe çıkarlar yine hiç merak etmesinler. marshall yardımı da yoldadır muhtemelen.
"paşasının başbakanı" manşetinden sonra birden kapanma tehdidiyle yüzyüze kalan gazete.
demek ki sadece ulusalcı muhafazakâr kesim değil, islâmî muhafazakârlar da bu gazeteyi hükümet yanlısı zannetmiş. iki taraf da taraf'a kendi politik pragmatistlikleri ekseninde ilgi, alâka göstermiş. iki kesimi de ters köşeye yatırdı taraf: iktidar partisi taraftarlarını da, tsk taraftarlarını da.
sos iletileri ilgili yerlerce dikkate alınmış olacak bugün ilginç bir şekilde sokakta birsürü sürünün okuduğunu gördüğüm kağıt parçası. hatta bir ara gizli reklam falan mı diye de düşünmedim değil.
halbuki bu tarafçılar halka açık yerlerde yeniçağ okuyor olsalardı faşist diye kovalanabilirlerdi. ama demokrasi aşığı olarak taraf okuduklarından el üstünde tutulmamaları için hiçbir neden yok.
sitesinde yayınladıgı ilanla gülerken aglatmıs, aglarken kızdırmıs, kızarken bu ne acemiliktir karrdesim dedirtmistir..
Tam metni aşagıdadır.. Okurken lütfen metin olun..
Zor Günlerden Geciyoruz
Her taraftan sıkıştırılıyoruz. Zaten ilanlarımız azdı, şimdi en küçük gazeteleri dahi kapsayan ilan kampanyalarında bile Tarafın adının üstünü çiziyorlar. Gelirlerimiz çok düşük. Hiçbir para kaynağımız yok. Arkadaşlarımızın maaşlarını ödemekte zorluk çekiyoruz.
Bu gazetede çalışan insanlar, bağımsız bir gazetede çalışmanın mesleki hazzını ve onurunu hissederek ama gerçekten büyük sıkıntılara katlanarak çalışıyorlar.
Sorunları tensikat yaparak aşmayı düşünmedik, düşünmeyiz. Biz bir aile gibi başladık, öyle de devam edeceğiz. Okurlarımızın çoğunluğunun durumunun da bizden daha iyi olmadığını tahmin ettiğimizden fiyatımızı artırmayı en son ana kadar geciktirmeye uğraşıyoruz.
Yapabileceğimiz tek bir şey var. O da her gün verdiğimiz kültür-sanat ekini kaldırmak ve maliyetlerimizi böylece azaltmak. Onun yerine bu haftadan itibaren her pazar 32 sayfalık bir kültür-sanat eki vereceğiz.
Bir de içinde bulunduğumuz sıkıntıyla çelişen iyi bir haber verelim. Bir gazete, Alkım yayınlarına ısmarladığı Yüz Temel Eseri almaktan vazgeçti. O kitaplar elimizde. Önümüzdeki haftadan itibaren her yedi kupona on kitap esasıyla kitapları okuyucularımıza dağıtacağız. Belki bu kampanyayla, bize ilan vermekten çekinen dostlarımız biraz cesaret bulur gibi bir ümit de besliyoruz. Belki okuyucularımız arasından küçük ilanlar verenler de çıkar.
Ayrıca kendimize ortak da arıyoruz. Anlayacağınız, kolay teslim olmayacağız. Aksaklıklarımız, eksikliklerimiz var ama bu iyi bir gazete. Gerçekleri söyleyen dürüst bir gazete. Böyle bir gazete lazım bu ülkeye. Daha ilk yılında, kırk binle doksan bin arasında değişen bir satış aralığına oturmayı başaran, haberleriyle Türkiye gündemini belirleyen bu gazeteyi yaşatmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Şu darboğazı aşabilirsek geleceğin çok umut verici olduğunu biliyoruz çünkü.
son bir haftada 40.000 civarındaki satışı 80.000'e fırlamıştır. kimse bana bunu okurlarına yaptıkları batıyoruz çağrısı ile açıklamaya kalkmasın. taraf'ın batmayacağına izin verilmeyeceği zaten belli idi. artık kapılara bir zaman bir de taraf mı bırakılacak acaba?
sivilleşme çağrısı yapan sermayenin taraf'ında yazan emrah uslu'nun terörle mücadelede bulunan bir komiser çıktığı gazete. konu hakkında sessiz kalan taraf, sürekli sivilleşme çağrısı yapıyordu. aynı zamanda gene aynı yazar 8 yıl boyunca kanunsuz bir biçimde abd'de kaldığı da iddia edildi.
tayyip erdoğan'dan umudu kesip, abd'nin ortadoğu politikalırına daha sadık bir şekilde hizmet edeceğini öngörerek abdullah gül'ü yağlamaya başlayan gazete.(mi acaba)
kesinlikle yaşaması gereken gazetedir. yıllarca gazzete diye okuduğumuz kağıt parçalarına mecbur kalmamalıyız tekrar. gazeteyi patronunun iş menfaatlerine göre çıkaranlara, din sömürüsü yapanlara, milliyetçi birkaç sloganla gazate çıkardıklarını sananlara mecbur kalmamalıyız. eleştirilemez kurumları eleştiren bir gazetemiz var artık. aagresifbayan'ın yazdığı gibi postal yalamayan gazetedir. yaşamalı taraf.