annem için devlet ba$kanı muamelesi görecek olan ki$i veya ki$iler. hiç kullandırmadığı bardak, tabak, çanak, yastık ne varsa sunulur. hatta sokturmadığı misafir odasının bile kapıları sonuna kadar açılır. ya resmen ev onun oluyo yani. günlük 50 papel olayı yok, istiyorsa bu misafir bzi evden kovsa gıgıkımız çıkmaz yani. o derece.
ajda'nın 70lerde seslendirdiği muazzam ötesi bir şarkıdır. yani duvarlarımdan bile bu şarkıyı dinlemek istiyorum. keşke hep böyle şarkılar seslendirseydi. global world onu da bozdu hulan ya.
One of us şarkısında geçer ya , tanrı insan suretinde görünebilir olarak da anlaşılabilir veya her insanın içinde tanrının ruhundan üflediği bir parça olmasına atıf da sayılabilir.
Yaradılanı yaratandan ötürü sevme durumu aslında. Günümüzde birinin kapısını çalıp açım bana yemek varsa yedirir misin deseniz acaba kaç kişi buyur gir kardeşim allah ne verdiyse beraber yeriz der.
Sokakta ac olduğu belli kucağında bebeği olan suriyelileri gördükçe onların antepten buraya gelmesine izin veren veya engel olmayan devletin içtiği ejder sumutiilere sövüyorum.
Bugüne kadar evime hiç gelmeyendir.
Yani misafir geldi ama öyle hiç tanımadığım biri kapıyı çalıp:
+ tanrı misafiriyim, geceyi evinizde geçirebilir miyim? Demedi.
Olsa kabul ederim her türlü. insanlık ölmedi bizde.
Hem yeni insanlar tanımak iyi oluyor.
Beklenmeden gelen, ihtiyacı olan misafirdir. ihtiyacı bazen yiyecek, bazen konaklama, bazen de sadece biraz soluklanmaktır. Her kim olursa olsun ve ne ihtiyacı olursa olsun kapıya gelen tanrı misafiri reddedilmez.
Abi bu şarkıda Ajda ablamız resmen ciğerimizi söküp masaya bırakmış. o "öyle dertliyim" deyişindeki nağme bile adamı olduğu yere mıhlamaya yeter. Fairuz’un bestesini alıp üzerine öyle bir ses rengi basmış ki şarkı resmen kimlik değiştirip "ben Ajda’yım" diye bağırıyor. hani o dönemdeki o duru ama bir o kadar da jilet gibi keskin vokal kalitesi bugün kimsede yok, yalan yok. Her dinlediğinde insanı alıp yetmişlerin o siyah beyaz ama samimi havasına fırlatıyor, o nostalji damarıyla kaliteyi öyle bir harmanlamış ki mekanın gerçek sahibi olduğunu daha o yıllardan tescillemiş, beton yetmez bu sese.